Annem..

Sana; 13 saat, 760 kilometre,7 şehir, bilmem kaç trafik lambası uzağım.. Uzaklık genellikle insanın değerini ortaya çıkarıyor.. Evet bu doğru, seninle kavgalarımız çocukluğumuza dayanır.. Garip bir rekabet içindeydik hep..
Her kavgamızın ardından, kısa küslüklerimiz olurdu. Ama hemen gönlümüzü alırdık işte.. Günler geçti ve büyüdüm..Dinlemediğim uyarılarının haklılığını geçen günlerle anlamaktayım.. Kendime senin baktığın gibi bakamıyorum. Ne güzel ütü yapıyordun, ben beceremiyorum..
Şimdi sen kısık sesinle ılık bir hüzün yaşıyorsun.. Zira ANNEni yeni yitirmiş küçük bir kız çoçuğu büyük bir annesin.. Yasında tutulduğun bronşitinle de mücadele ediyorsun. Hergün beni mutlu edebilmek için takındığın tavır bile beni çok mutlu bir çocuk yapıyor.. Zaman geçiyor be anam, günler gidiyor. Ve benim sevgim sana her geçen gün artıyor.. Özlemim de öyle! Anneler gününde annene çok uzaksın, ben de öyle..Bana doğruluğu öğreten güzel öğretmenim, şimdi yanında olup o kıvırcık saçlarını okşamak istedim..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Yorum yok! Yorum çok yada Bok!

    Bunca bok çukuru varken dünyada,hergün fena haberler izlerken, yazasım gelmedi.. Gelmiyor.. Mutlu tablolar çizemiyorum ne bileyim.. Komik geliyor renkli cümleler.. Manasız.. Umudunu kaybetmiş,huzursuz bir ruh hali içindeyim.. Ve yağmur yağmakta, hava soğuk.. Kahreden telaşımı bir kenara bırakmışım.. Beş kitap birden okuyarak zihnimi dinlendiriyorum. Boşluğun o tarifsiz duygusalında süzülüyorum.. Gelen günlerin karamsarlığı sarıyor.. Bu arada aptal…

  • Bu heplik beni öldürecek..

    Bu heplik beni öldürecek.. Hep birşeyler için adım attığımda bişeyler olur, rüzgar tersten eser, fırtına çıkar, ters köşe olurum.. Hep iyi giderken işler, kötüye dönüverir.. İyi bir yazı yazacakken, elektrik kesilir, su basar.. Hastalanırım birden, uyuyakalırım.. Hep sabah olur ve ardından gece.. Bu heplik içinde parlayan yıldızlar da olur, kayanlar da.. Ama gökten eksilmez yıldızlar…..

  • Dostlar biriktirdim; ince, zarif, tertemiz yürekli…

    Günler saman alevi gibi geçmekte. Geriye bakınca ne çok hikaye yitmiş ya da içimizde bir yerlerde kalmış, biriktirmişiz eski hikayeleri… Dünya dönüyor, yazma ve yaşama telaşlarımız içinde bir sürü dost ediniyoruz. Eski dostlukların o tatlı nüanslarını yakalamak belki güç. Belki çok uzağız birbirimizden. Ama insan attığı adımların sorumluluğunu bildiği takdirde; yani insan olmanın bir sorumluluk…

  • Ben Hayatta En Çok Kendime Yalan Söyledim..

    Konuşacak kimse kalmayınca odada, yalnızsındır.. Aslında oda doluyken de yalnızsındır, ama bir farkındalık katar odanın boşalması.. Oda boştur ve sen bu kadar saattir boşuna konuşuyorsundur.. Aslında kendin olabilmeyi başardığın kadar varolursun.. Başkalarının hayatlarını kopyalarsan, içindeki seni tüketeceksin.. Koca bir tutarsızlık olacaktır bu.. Akıntı yorar insanı.. Kulaçların gitgide güçsüzleşir.. Denizin içinde akıntı yorar insanı.. Kulaçların yiter…

  • Şah-Mat!!!

    Şah çekip duruyorsun! Ve her şah çekişinde böbürleniyorsun, garip bir gururlanma.. Şaşkınlıkla izliyorum oyunu, yapmak istediğini biliyorum. Tüm gücünle bana saldırıp köşeye sıkıştırmak tek hayalin.. Gözümün, yenilmiş pislik bakışını almasını görmek istiyorsun işte.. Nasıl bir hırstır, ne gözü dönmüşlük. Hamle hamle yaklaşıyorsun ve köşeye sıkışmaktayım. Hakaretler ediyor, yanındakilerle eğleniyorsun.. Çok da önemsiz bir haldeyim,yanınızda.. Sıradan giyinen,standart bir adamım…

  • Babişko..

    Küçüktüm.. Elindeki sıçak çay bardağını tuttururdun bilerek, elim yanardı.. Ve gülerdin, hoşuna giderdi verdiğim tepki.. Ben sen gülüyorsun diye belki de defalarca tutardım elimle o sıcak çay bardağını.. Rakı sofralarına, su içmek için geldiğimde sek rakıyı uzatırdın, su diye.. İçim yanardı, aynı hoşluğu yaşardın.. 🙂 Büyürdüm yavaş yavaş ve sen giderdin hep.. Görevlere.. Hep özlem duydum…