Boşladım..

Dün çok eğlendim, bir cafede deli gibi içilen biralar ve hep birlikte söylenen şarkılar.. Bazen hüzün bazen de sevinç dolu şeyler.. O gecenin anlatabilinecek tek güzel yeri oydu. Çok içtim.. Eve nasıl geldim nasıl yattım bilemedim,saat sabahın 4’ü olmuş.. İşe geciktim yine..
Sıkıldım..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Bardak dünden razı..

    Babamın zulasındaki 70lik Tekirdağ şişesini kaptığım gibi, mutfakta beyaz peynir, rakı kadehi ve suyumu hazırladım. Rakıyı sodayla beraber içmeyi severim. Ama evde soda kalmamıştı. Geleneksel yollarla içmenin gerekliliği doğdu ve sırf bu yüzden içmemezlik yapmadım tabi.. İçimi ısıtan bir yol alışla ilerledi bedenimde.. Ağzımdan, bedenimin her köşesine yayılan sıcaklık.. Nitekim mevzu bu değil; uzatmayı da…

  • KorsanKalem

    Hayatı fazla deşmeden yaşamak lazım. Fazla büyük beklentilere girmeden yani. Bazen olmayınca olmaz, zorlamamak lazım. Çok kolay kederlenip, hemen sırıtmamak da lazım. Umutların tükendiği de olur, gerçekleştiği de. Yaşanmaz bir hale de gelir hayat, hiç bitmesin de istersin. Bazen kendinden geçersin, bazen sevdiklerinde vazgeçersin. Herşey karşılığını görür, imasıyla hareket etmek önemlidir aslında. İnsanın kontrol mekanizması…

  • Viranelikteki Adam

    suskun ve yorgun bir adamdım , bir kaç notada hüznü koktum, soldum.. bittim ben.. bazılarının ev dediğine, viranelik diyerek başladım hayata, ve o günden sonra, o lanet günden sonra, o cehennemden ve o savaştan sonra, hiç birşey eskisi gibi olmadı, ki ben eski bir fotoğrafa gülümsemiştim bir kere.. eskiyi özlemek bu viranelikte, öpüşmek gibidir..  …

  • Bir nehir kana bulanır

    İçinden şiirler akan bir nehirim ben, Apansız ölüp giden bir mısrayım. Tutuşmuş evim, yanmışım. Amansız bir kavgaya kapılmışım. Oyuncağı kırılmış bir çocuğum ben, yitip gitmiş oyunlarım eski bir mahalle kahvesinde. Küçük bir kıza tutulmuş, ve kocaman bir adam olmuşum bir günde… Kırık dökük ne varsa midemde, gönlümde ve gözümde, bir başıma bu yalnız, bu karanlık…

  • Hüzün kokarken geceler..

    Geç gittim eve.. Yarının gerekliliklerini öteleyerek, sonbahara çalan mevsimin serininde kısa kol tişört ve şortumla direndim.. Geç gittim eve.. Beni bekleyen bir şey yoktu evde.. Odamı sevdim, yeni odamı.. Babamla özene bezene yaptığımız kitaplığa dizdiğim kitaplarıma baktım öylece.. Okuduklarım ve okuyacaklarım.. Karışıktı her birisi.. Bir istifleme yapmamıştım henüz.. Eve geç gittim.. Asık suratlı duvarlardan, kasvetli…

  • Bir Bok Olamayanların Hikayesi Bu!

      Dünden kalanı ısıttım. Yeni bir tencerede, yeni malzemelerle, yeni bir yemek hazırladım. Neden sonra, ocağı ve tencerelerin kapaklarını kapattım. Dolaptan içki şişesini çıkardım. Bir votka şişesiydi.. Her zamanki içtiğim bardak kirliydi. Ben de sıradan bir su bardağı aldım. Düşündüm de bardakların bile sınıfları var. Bu bir çeşitlilik mi yoksa bir ayrımcılık mı? Bunu düşünecek…

2 yorum

  1. Sabahın ilk vakitlerinde sadece hatırlanmayan anılar kaldı heralde ..

Yoruma kapalı.