İnsan..

Şu yada bu sebeplerden dolayı bir süre yazı yazanadım, öncelikle bu yüzden affınıza sığınıyorum..  Ve hemen yazmalara koyuluyorum.

İnsan..

Bu dünyaya insan olarak geldik.. Kendimize insan diyene kadar hep hayvanları taklit ettik. Sonra bir sıfatla üstünleştirdik kendimizi: Düşünen hayvandık hepimiz! Evet düşünüyorduk ve o halde vardık! Felsefe yaptık.. Ama etik anlayışımız biraz düşündürücüydü! Yargılar yetiştirdik. Manalar türettik. Sayısız diller ürettik ve şimdi birbirimizi kendi dilimizle konuşurken bile anlamakta güçlük çekiyoruz..

Evet düşünüyoruz ve düşüncesizce katlediyoruz dünyayı.. Savaşlar çıkarıyoruz, mızıkçı çocuklar gibiyiz. Ama oynadığımız oyunlarda kan akıyor, insanlık yerle bir oluyor!  Zor gerçekten insan olmak zor! 

Doğa çok açık ve netti oysa! Yani bir hayvan bir ekosistem içerisinde varlığını sürdürmek için yiyor, çoğalıyor, yani yaşıyor.. Bizler ise karnımızın tokluğundan daha fazlasını istiyoruz. Kendimizin yaptığı tahtlara ulaşma sevdasına tutuluruz çoğu zaman! Yan makam mevki, para pul, rütbe kıdem, saygın olma arzusu!  Bu arzu öyle birşey ki, yıllarını belki de bir ömrü bunun için verebiliyoruz! Ne kötü! Ne hüzünlü bir yaşam tarzı..

Benim vazgeçilmezliklerim yoktur. Dümdüz de yaşarım hayatı, virajlı da.. Tepetaklakta olabilirim, herşeyin yolunda olduğuna da inanabilirim.. Romantik aşık değilim.. Çok vedalar ettim.. Terkedildim.. Bir süreçtir yaşam ve bu süreci güzel geçirmek gerektiğine inanırım hep, anlamlı ve unutulmaz.. Arkanda bişeyler de bırakabilirsin evet, kıymetlidir gerçekten bu. Ama bırakamayabilrisin de.. Önemli olan belki de, ikili ilişkilerinde başarılı olabilmeyi becermek, yani iyi dostlar, iyi aşklar, iyi zamanlar yaşamalı.. Kırabilirsin insanları, ama kırılmayı bence en son yap. Hani kırılma kimseye, ben bunu deniyorum. Denemeye değer..

Çok kötü şeyler yaşayabilirsin evet, bu ihtimal dahilinde. Ama unutma ki; yaşadığın 1 güzel şey 3 kötü şeyi götürecek.. Bu böyle olmasa da, bence böyle olduğuna inanmak gerek..  Bazen herşey üst üste gelecektir. Ki gelir, hep böyle de olmuştur. Kötü olduğunu düşündüğümüz şeyler bir anda saldırıverir.. Bu yaşınıza kadar bu kötü şeyleri atlattığınıza göre çok da kötü değilmiş öyle değil mi? Bence kötülüğün(kötü şeyin) ne kadar kötü olduğunu sorgulamayı birkenara bırakıp, hemen onu defetme yoluna gitmek daha mantıklık bir hareket olacaktır..

Küçük yada büyük şeyleri, kafanıza takmayı bir kenara bırakın. Zaman çok kısa ve çok güzel değerlendirmek gerekir.. Diye düşünüyorum..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Bar geceleri..

    Bunca kelime nasıl çıkıyordu ağızlardan? Ve bu sesler ne karmaşık! Her masada ayrı düzen, her masada ayrı dünya vardı.. Güzel kadınlar, çirkin erkekler, keller, basurlular ve bel fıtığından muzdarip enayiler.. Sol kolu kangren olmuş bir ihtiyar bile vardı.. Kimse öbür şişede ne olacağını bilmiyordu.. Bir kız henüz çıkmıştı tuvaletten ve kusmaktan gücü kalmamıştı neredeyse.. Ama…

  • Bizlere reva görülen zamansız ölmektir!

    Kamplaşırken dünya, uçurumlara giderken insanlık kolaydı unutmak herşeyi.. Ölümlere üzülünürdü eskiden, şimdiyse içten içe gülüyorlar.. Cahillik, geri kalmışlık.. Demokrasi denilen kurmaca herkese demokrasi olmuyor bazen.. Şimdi sinir bozcudur soğuk.. Taş toprak, ölüm kokusu.. Beton blokların ezdiği vücutlardaki ağrılar, sızılar.. Kayıpların o çekilmez acısı.. Eski mahallenin yeni yüzü.. Küçük kıyamet.. Doğanın yıkıcı gücü, insanın acizliği… Ölümlerin…

  • Beklerken

                      Bekliyorduk.. Öyle inandırmıştın.. Yemeği bekler gibiydi bekleyişimiz, güneşin doğuşunu bekler gibiydik.. Hani dik bir yokuş vardır, onu geçmek için ofuldaya ofuldaya yürürsün ya ki aslında bu da o yokuşu geçmeyi bekleme durumudur.  Yani hareketlisindir; ama hareketin bir amacı beklediğin içindir.. Bekliyorduk.. Çünkü öyle inanmıştık.. Öyle inandırmıştın..                 Sonra yağmur yağdı.. Gökyüzünün maviliğini lanet…

  • Uzak dur..

    uzak dur, benim talihsizliğim bulaşıcıdır, uzak dur güzel kız, sevdirme kendini bana.. yalansız, dolansız dolandım durdum, yalan çok, yalancılar çokmuş, aldandım, çok safım.. gelirsen benimle, öyle büyük şeyler bekleme,isteme.. hayal kur, olmayacak olsa bile.. umut var, umut yok, bir öyle, bir böyle, hayat bu, gözyaşları olacak işte.. hesapsız kitapsız olur sevgiler bu kentte.. Elbet sevecektir…

  • Mutsuzluğu en başından seçmek..

    Doğarken mutlu değildik.. Yaşarken de öyle.. Mutlu da ölemeyeceğimizin farkındayız.. Yaşıyoruz.. Bir geminin sallantısında, bir trenin gürültüsünde.. Yaşıyoruz; sıcağında,soğuğunda.. Yaşında, gülüşünde yaşıyoruz.. Öylece izlerken gökyüzünü, tuhaf şeyler oluyor çevremizde.. Bir çocuk gülümsüyor misal ve bir ümit doğuyor içimizde.. Ektiğimiz çiçek açıyor bir an.. Bulutların arasından güneşi görüyoruz.. Yeşil yanıyor.. Bir ıslık çalınıyor kulaklara.. Bize seslenilmediğini…

  • Karamsarlık çıkmazı!!

    Öyle soğuk, öyle telaşsız bir ruh halindeyim ki! Zifiri karanlığa adeta gömülmüş bir adam misali.. Bazen yataktan kalkınca direk koymaya başlarsın, bu sık olur aslında.. Yine mi sabah, yine mi iş, yine mi telaş, yine mi koşuşturmaca.. Yine yine ve yenilenerek devam eden bir süreçtir bu.. Hayattır bu.. Klişeleşmiş bir hayatınız varsa ve bundan şikayetçi…