Karamsarlık çıkmazı!!

Öyle soğuk, öyle telaşsız bir ruh halindeyim ki! Zifiri karanlığa adeta gömülmüş bir adam misali.. Bazen yataktan kalkınca direk koymaya başlarsın, bu sık olur aslında.. Yine mi sabah, yine mi iş, yine mi telaş, yine mi koşuşturmaca.. Yine yine ve yenilenerek devam eden bir süreçtir bu.. Hayattır bu..

Klişeleşmiş bir hayatınız varsa ve bundan şikayetçi değilseniz, tebrikleri patronlarınızdan almayı bekleyin.. Takdir ve teşekkür için hoca peşinde koşturan öğrenci havası sezinliyorum sizlerde.. Ama o ergenlere kızmadım hiç.. Sistem o küçücük yüreklerine hep benci bir bakışı yerleştiriyor işte.. Ama bunun bir boka yaramadığını görüyoruz daha sonra.. Görüp de göt olduktan sonra hala aynıysan bir siktir git .. İşim olmaz benim seninle.. Sen önüne konanı yer, konmayanı görmezsin bile.. Sen hergün domalıp o patronun apış arasının kokusunu koklayacak kadar sistemin orospusu olmuşsundur bile..

Bu kadar yerleştirme ağır mı geldi acaba? Bugün biraz hard takılıyoruz.. Sert kelimesi karşılamıyor illa hard olacak yani.. Tırnaklarım uzamış, bir cumartesi uzanıp siktiriboktan koltukta, yazma telaşına giren bir karamsarın, bitmek bilmez haykırışını kaç kulak duyar bilinmez ama önemli olan duyulması değil yapılan eylemdir canlar..

Ebesinin ki gibi bir hava var.. Boktan bir gündem ve sidik torbam yeterince dolmadan, biraz daha çok,  daha fazla kelimeyi sürtüşmek istiyorum..  Siyasete çok girmek istiyorum.. Sokup sokup çıkaracağım ama elim varmıyor.. Bir kaç şeye değineyim sadece.. Özgürlükleri savunmazsak eğer, bu yazıları da yazamayız zira! Bunu bildiğimden dolayı, ufacık girip çıkayım işte..

Mayısların 19unu silelim, nisanın 23ünü de.. Ha 30u var ağustosun, 9 eylül misal unut gitsin! Yapılan değişim dönüşüm bittiğinde, biz ne yaptık diyeceklerin dikkatine.. O günler geldiğinde, bir tarih kalacak gibi görünüyor 10 kasım.. Yani öldü O diyecekler.. O öldü ve herşey bitti diyecekeler.. Ama sanıyorlar ki, biz 1881 unuturuz,1919u,30u,9u.. Biz şimdi suskunuz, kırgınız biraz da.. Zira teröristin özgürlük savaşçısı, askerin terörist ilan edildiği ülkemizde, bir Allah’ın kulu  sesini çıkarmıyorsa, biz de bekleriz ta ki canımıza tak edene kadar! Bizler emperyalizme hiç eğmedik boynumuzu, eğmeyeceğiz..

Bu arada kardeşimi de alıp karne hediyesi olarak umreye gideceğim! Teşekkürler Türkiye!

Girdin mi çıkamıyorsun ne tatlı lan! Uzatmayayım:) Öyle ya da böyle yolun sonu görünmüyor işte.. Ama sertabın dediği gibi “bir çaresi bulunur elbet canım ,bi uyuyup uyanalım ” uyanalım!!

Genel olarak, karamsarlık çoktan, hayat boktan, ülke boktan, iş hayatı boktan, insanlar hala yoktan yere ölüyorlar, ve ilahi komedya bir ilah göndermiyor, göndermesin ve tiyatrosunu izlesin ama işler iyiye gitmiyor! Mayaların  mayalı hamuru keşfetmiş olabileceklerini düşünürüm de takvimine pek bir inancım kalmadı!!

Bu arada Rauf DENKTAŞ, mücadele adamı, şerefli liderlerimiz arasında yerin her daim varolacaktır, rahat uyumayacaksın biliyorum, hatta kemiklerini sızlatacak şerefsizler var. Ama gün gelecek senin gibi Ulu önder Mustafa Kemal gibi biri çıkıp gelecek ve soracak hepsinin hesabını..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Hayalperest..

    Hayalperest olmak, Bazen iyi, Bazan kötü, Bazen de gerçeklerden kaçış yoludur.. Hayat insanı istemediği kadar yorar, İşte hayaller soluklandığımız yerler, Hayaller iskemlelerimiz …   KorsanKalem Görüntüleme: 309

  • Boşveriş…

    Boşvermişlikten öte, bişey düşünmüyorum şuan.. Boşverdim yani. Hani büyük idealler falan! Kim için? Ne için? Neden? Sokakta dilenen bir çocuğa neden dönüp bakayım ki! Neden üzüleyim Libya’ya, Irak’a, Filistin’e? Kılım neden kıpırdasın yani! Boşuna boşverdiğimi biliyorum. Yapamıyorum işte, acıyor içim! Herkez gibi değilim napayım.. Yoruldum ama artık, hani boşverdiklerim var, evet.. Gözgöze gelmiyorum artık.. Gözlerim…

  • Bu kalplerde direniş(diriliş) vardır!

    Parlak ayakkabılarıyla gelmişlerdi.. Tiril tiril takım elbiseler giymişlerdi.. Ve kolonya kokuyorlardı.. Parlak saçları ve yüzleri vardı.. Kısa heriflerdi.. Kalın cüzdanlar taşıyorlardı.. Konuştukları tek şey işti.. Paradan başka bir düşünceleri yoktu.. Öylece geliyorlar, yiyip içiyorlar, ceplerini doldurup başka yerleri zaptediyorlardı.. Yanlarında durmam bile benim için büyük bir mücadele gerektiriyordu.. Yüzlerine bakmak ve göstermelik sevecen tavırlar takınmak…

  • Sen

    Sen Nazım Hikmet Ran sen esirliğim ve hürriyetimsin, çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin, sen memleketimsin. Sen ela gözlerinde yeşil hareler, sen büyük, güzel ve muzaffer ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin… Nazım Hikmet RAN Görüntüleme: 277

  • Karlı bir gökyüzü..

    Karlı bir gökyüzünü izlemekten başka yolunuz yok ise, öylece izlemeyi seçmelisiniz bu doğa harikasını.. Yaşanan bunca hikayeyi bir kenara bırakıp kendi küçük hikayemizin peşinden koşturmayı öğretiyor hayat.. Ve bu soğuğa rağmen baharın ilk günlerini yaşıyoruz işte.. Yapaylık havuzunda yüzen kağıt gemilerin hüznünü taşıyorum.. Biliyorum ki o gemiler suyu içine çektikçe batacak.. Bu hüzünle hep gülümsedim…

  • Bir sevgiyi büyütmek, bu zamana dair değil!

    Dedem at arabasıyla bostana giderken, bilmediğim türküler söylerdi. Bir keresinde yolda karşımıza bir araba çıktı. Az daha kaza yapıyorduk. Bir küfür savurdu hemen. Ama öyle ağır bir küfür değildi. Sanırım “deyyus” gibisinden bir şey… Dedem, karpuz ekiyordu. Karpuzlar o zamanlar farklıydı. Büyük çekirdekleri vardı. Baya kabak çekirdeği kadar büyüktü çekirdekleri. Hatta onların da içi yenilirdi….