Sen
Sen
Nazım Hikmet Ran
sen esirliğim ve hürriyetimsin,
çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
sen memleketimsin.
Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
sen büyük, güzel ve muzaffer
ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin…
Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet Ran
sen esirliğim ve hürriyetimsin,
çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
sen memleketimsin.
Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
sen büyük, güzel ve muzaffer
ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin…
Nazım Hikmet RAN
Denize girdim çıktım, duş aldım.. Şuan bir bira yudumlamaktayım. Derin boşluklardayım. Sanırım bir depresyon.. Sevmem psikolojik buhranları ama oluyor işte! İnsanız nihayetinde. Küfürlü bir metin yazma isteğim var. Gelmişine geçmişine.. Yapmayacağım.. O kadar derine daldım bir sinüsleri boşaltamadım ya! Var mı bundan ötesi? Neyse.. Ensemble Galatia adlı gurubun nazikliğiyle ruhumu dinlendirmeyi deniyorum. Anlamadığım dillerde söyleseler…
Kaldırımda basit bir yürüyüşü bile sürdüremeyenlerin kafasından bir tane sipariş etmeliyim. Ve hatta yedek olsun diye iki tane. İki değişik kafayla hayatımı meşgul etmekte çekinmeyeceğim. Bulutların terk ettiği bir gecede, yıldızlarla sevişir gibi yapıp, ne kadar daha delirebileceğim hakkında yorumlarda bulunacağım. Basit bir denklem değil yaşadıklarım. Karmaşık bilmem kaç dereceli bir şey! Rakı içiyorum. Günaha…
Beynimden bir sıcaklık akıyordu.. Yer çekiminin etkisiyle burnuma kadar gelen kan, burun deliğimden aşağıya damlamaya başladı.. İlk o an ölüm gerçeğinin farkına vardım.. Bedenim iflasın eşiğindeydi.. Çok gülemiyordum ve somut bir şey yoktu gülecek… Doktorum hayalperestti.. Ve beni de motive etmek istiyordu.. Ben ise ranzaların soğuk demirlerine…
Yine her şey karma karışıktı. Yazdıklarım, çektiklerim, romanların, bulaşıklarım, yalanlarım, dolanlarım, falanlarım, filanlarım.. Uzatabilirdim.. Pek uzatmadım oysa.. Ömrüm boyunca kısa kesip attım cümlelerimi.. Hayatımı işgal eden her şeyin karma karışık olması benim suçum. Ve bu durum hiç iç açıcı değil. Aksine iç karartıcı.. 10 sene önce dünyayı kurtaran ben, şimdi bana göre büyük bir evin…
Yollar, yoğun keder yüklüdür ve aslında her kilometre başına ızdırap çoğalır.. Kavuşmaların bile içinde hüzün var iken, vedalar cenaze törenlerinin provaları gibidir.. Bunca telaşın bunca karmaşık kuralların varolduğu bir düzlemde basit yaşama telaşlarının boşa kürek çekmekten başka birşey olmadığını kim bilir ne zaman farkedeceğiz.. Bize sunulan ve bizim istediğimiz yaşam arasında dağlar kadar fark varken,…
Fotoğraf Hesabı Bir fotoğraf karesinin anlattığı çok şey vardır hayata dair. Geçmişin tüm yükünü sırtlar fotoğraflar. Unuttuğumuzu sandığımız her an, eski kayıtlarda gizlenir. Açıp baktığımızda ise, acının bir tonuyla gülümseriz. Büyük kahkahalar atılmaz fotoğrafların arkasından… Sessizce gülümsenir. Çünkü kaybedilen her şey oradadır. Geri gelmeyecek günlerin tanığıdır fotoğraflar… Bazen, geçiştirdiğimi hissediyorum hayatı. Geçen günleri umursamıyorum. Gelecekten…