Gece ve Kötü Adamlara Adanmış Bir Yazı Sadece!

Gece ve Kötü Adamlara Adanmış Bir Yazı Sadece!

Gece ve Kötü Adamlara Adanmış Bir Yazı Sadece!

Koskoca sokaklarda, yüzlerce insan yürüyor… Baktığında öylece, hani öküz tren olayı, harbiden kalabalıklar! Ama içinde yürürken onca kalabalığın, omzuna çarpan azmanları bir kenara bırakırsan; koskoca bir yalnızlıktır var olan! Hayatın nicelikleri ve nitelikleri üzerine düşündükçe işin içinden çıkılmaz bir hâl alıyor… Kutsal kuralları oluşturanlar toplumun nasıl hareket edeceğini belirlemiş, ezip geçmiştir ıslak bir solucan gibi…

Kötü adamlar isteyerek mi kötü oldu sanıyorsunuz? Hayır bu yanlış, derin bir yanılgı! Onlara verilen rol de buydu işte! Sen isteyerek mi memur oldun? Yoksa bilerek mi fahişeliği seçti bir kadın! Hayat bunu sunmuştu. Menüde bu vardı yani! Ve tabağı bitirmek zorunluydu… İşte kötü adamlara sunulan tabak olmadı hiç! Onlara ya yemeğin yanmışı sunuldu ya da zengin bir tüccarın tabağındaki artıklar! Kötü kötüleşerek yetişti. Günümüzde toplum karşıtı davranışlar sergileyenler hep aykırı adamlar olarak nitelendirilmiştir! Bu böyledir değişmez! Çünkü aydan aya o lanet olası bankamatikten para çekmeyi kabullenmiş, taksitle alışveriş yapmayı bir medeniyet göstergesi sayan tüketici azmanlar, hiç bir zaman basit hayatlarının boktan olduğunu söyleyeme cesareti bulamazlar!

Zamanı tüketiyoruz, yaptığımız ancak bu! Gündüzler bir şekilde geçiyor da; şu geceler yok mu şu geceler! Geçmiyor, tükenmiyor, aksine tüketiyor…

İnstagram hesabımı da takip edebilirsiniz.

Gece ve Kötü Adamlara Adanmış Bir Yazı Sadece!

l i ı u t l

Benzer Yazılar

  • Şimdi yeni şeyler söylemek lazım

    Boş bir sayfaya bakıyorum bir saattir. Solitare oynadım, ardından Freecel… Neden yapıyorum bunu bilmiyorum. Zamanımı bu iki oyunla baya harcadığımı düşünüyorum. Ya da zaman öyle ya da böyle geçiyor işte. Durduğunu gören oldu mu bilmiyorum. Gelip geçici yaşanmışlıklar üzerine kurulu bir sistem nihayetinde! Bir süredir tek bir cümle bile kurmadım hayata dair. Dergiyle uğraştım. Epey…

  • Gökçe tabi, başka ne olabilir ki?

    Bu şarkı eşliğinde okumanız dileğiyle : Beni Vur Oysa ben bu gece, tüm her şeyi bir kenara bırakıp sana seni anlatacaktım. Ama sen, benim gözümden hiç görmedin ki kendini… Uydurma davaların, uydurma hâkimlerinin yargılarına kandın. Oysa komplonun kralı, bana kurulmuştu bu puşt hikâyede. Oysa ben valizimi toplarken, senin tüm çürümüş sevgilerinden sevgi beğeniyordum ve bir…

  • |

    İşeme Hakkı

    Kısa Kısa Telaşla köşeyi döndü. Birileri peşindeydi ve bu durum hiç hoşuna gitmemişti! Koşturmaya başladı. Bilmediği bir semtti burası. O yüzden her girdiği sokaktan sonra nereye gideceğini çok iyi kestiremiyordu. Bir şekilde kurtulmalıydı. Artık çekilmez olmuştu bu koşuşturmaca. Peşindekiler polisti. Kaçarken birçok yerini yaralamıştı. Ama yakalanırsa, en az 20 sene yatacağı vardı… Bu ölmekti! Hatta…

  • Yemezler efenim, yemezler…

      “Burası bizim değil bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi…” Tezer ÖZLÜ Klavyelerimizde hashtaglerimiz hazır. Beylik birkaç laf da bulmalı. Sonra gül yüzlü Özgecan’ın bir fotoğrafını da eklemeli… Sonra öfkeyle; idam demeli, sallandırmalı demeli, kurşuna dizmeli, paramparça etmeli demeli.. Sonra herkes evinin sıcak bir odasında çayını demlemeli. Afiyetle içip, ertesi günün hashtaginin ne olacağı konusunda fikirler üretmeli….

  • Konuşan ben değildim ve dublörüm henüz daha bir çocuktu…

    Öyle kederli bir tutarlılıkla izlerken denizi; ki ben tutarlı bakarım genellikle, tutarsızlığım bizzat kendi küçük hikayemdedir. Denize ve gökyüzüne baktığımda gördüklerim; bulutların ve sert dalgaların dışında, insanlığın bu değerli şeyleri nasıl olup da paylaşamadığını sorgulamama neden olur. Hiç bir sorgunun ardından bir yargıya ulaşamam genellikle… Ve genel geçer fikir akımlarının çöplüğüne dönmüş bu gezegende edebiyattan…

  • Yolların kattıkları…

    Uzun yollar beni hep sahil kenarına çıkardı. Geceleri uzun uzun seyrettim denizi. Kokusunu içime çektim. Her şehrin sahilinde ayrı bir koku çalındı burnuma. Garip aslında. Ama çok da önemli değil. Işıltılı dünyaları bir kenara ittim bu yolculuğun sonunda. Kıyıda köşede yaşamanın hazzına eriştim. Sigaramın dumanını savurduğum her şehir bir şeyler kattı. Bir şeyler yüklendim sırtıma….