Şah-Mat!!!

Şah çekip duruyorsun! Ve her şah çekişinde böbürleniyorsun, garip bir gururlanma.. Şaşkınlıkla izliyorum oyunu, yapmak istediğini biliyorum. Tüm gücünle bana saldırıp köşeye sıkıştırmak tek hayalin.. Gözümün, yenilmiş pislik bakışını almasını görmek istiyorsun işte.. Nasıl bir hırstır, ne gözü dönmüşlük. Hamle hamle yaklaşıyorsun ve köşeye sıkışmaktayım.

Hakaretler ediyor, yanındakilerle eğleniyorsun.. Çok da önemsiz bir haldeyim,yanınızda.. Sıradan giyinen,standart bir adamım işte. Ama burada olmam cesaret işi! Yürek işi.. Ve ben buradayım, bu masada! Yenildiğimde de aynı yürekle kalkıp gideceğim buradan. Ve hiçbişey kazanamayanların yanılgılarına ortak olmayacağım.. Burada durmaktansa  kokuşmuş bir meyhanede sızmayı yeğlerim.. Hep kazanacaksınız, hep sizi sevecek zaten kadınlar, hep zirvede olacaksınız. Kabul ediyorum.. 

Sinirlendim yine..!

Hadi bitsin oyun, fakir-gururlu-sıradan-ya-da-sıradışı-genç-adam-güç-timsali-ukala-sevgi-yoksunu-sırıtkan-zengin-züppeye-Şah çeker! Şah-Mat, oyun biter…

Ben içmeye gidiyorum, siz gülmeye devam edin!!

 

KorsanKalem 

Benzer Yazılar

  • Kadın ERKEK eşitliği!! (Şuraya otur!)

    Erkek oturacağı yeri gösterir “Geç şuraya otur!” Kadın dolmuşun içindekilere sapıkmış gibi bakıp, adamın gösterdiği yere oturur! Bu bir gözlemdi. Bana ait bir gözlem. Gayet açık ve netti! Üzerine yazılacak da birşey yoktu aslında! Erkekler çok güçlüydü ve kadınlara itaat etmeleri söylendi! Yazıyordu ama yasada eşitsiniz siz! Eşit olsalardı, gösterir miydi erkek kadına oturacağı yeri?…

  • Öptüm Onu..

    Öptüm onu ılık,tatlı ve kırmızıydı, Sıcacıktı dudakları, içime işledi.. Bir andı, bir saat,bir dakika,saniye,sanise.. Konuşmuyorduk, yaşıyorduk ama; Dünyanın hiçbir sıkıntısı kalmamıştı belki de.. Yaşamaya başladık,nefes aldık birbirimizden, Ya da birlikte ölüyorduk,nefessiz kalarak! Her ne ise o, güzeldi,yaşanılası… Öpüşmekti tanrının bize lutfettiği ve kolay bişey değildi, Ki güzel şeyler hiç kolay olmadı, enbaşından beri.. Ama gözlerine…

  • Neylersin?

    “KARARTMA Kapılar tutulmuş neylersin Neylersin içerde kalmışız Yollar kesilmiş Şehir yenilmiş neylersin Açlıktır başlamış Elde silah kalmamış neylersin Neylersin karanlık da bastırmış Sevişmezsin de neylersin Paul Eluard” Neylersin sevdiğim? Ben böyleyim neylersin? Gülümserken bile ağlarım, ağlarken bir köşede, deli gibi gülerim.. Islanmayı ve üşümeyi severim ama hep umudumdur güneşli birgün, neylersin.. Tutarsızım, anlamsızım belki; korkağın…

  • Gece Kahvesi

      Aktarların önünden geçerken mis gibi kokusunu duyumsarız.. Adeta sokağı kaplamıştır, kavruk kahve kokusu.. Bu koku insanı çeker, farklı duygular salar içine.. Ya da sadece bana bu etkiyi yapmıştır kimbilir? Ülkemizde hemen hemen her evde önemli bir yeri vardır kahvenin.. Kahve kültürü ailenin en temeline inmiştir.. Düşünsenize aile kuruluş aşamasında(kız isteme) kahveler içilir.. Hatta büyük…

  • Yarım Kalmışlık, Kin, Delilik Üzerine, Vs.

    Ne yaşarsak yaşayalım, hep bir yarım kalmışlık var farkettiniz mi bilmiyorum. Zaman geçiyor, ama birşeyler eksik.. Bulmacanın hep bir karesi boş.. Yap-bozun bir parçası eksik.. Gülüşlerin bile kahkalarında farklı bir ton.. Sıkılıyorum, monoton geliyor bazen hayat ki öyle.. Bir amacımız olmalı, yani bir şeyler katmalıyız hayata! Herkez öyle yada böyle aynı hayatı yaşıyor, tabi standartları…

  • Bir takım isteklerim var Ağbiler!

    Büyüdüğü evin yıkılışını izleyen çocuklar gibi izliyoruz şimdilerde… Bir ülkenin ve dünyanın neye dönüşeceği korkusu içimizdeki… Oysa biz eskiden sokaklarda; yırtık kazaklarımızı, yamalı pantolonlarımızı umursamadan oynardık hep birlikte… Yıllar geçti, büyüdük. Aynı oyunları oynadığımız mahallemizin çocuklarıyla, şimdi aynı sokakta bile yürüyemiyoruz. Bırakın selamlaşmayı, rastlaşmamak için yolumuzu değiştiriyoruz. Her şeyin biraz eskidiği bir çağdayız sanırım. Ya…