Saçma..

Yine uykulu Amasra, izliyorum ve hava soğuk.. Işıkları,ışıkların denize yansımasını izliyorum. Hava çok güzeldi bugün; ama şu sıralar bozmuş. Zira yıldızları göremiyorum,gökyüzünde. Ay da gizleniyor ufaktan..

Üşüyene kadar girmeyeceğim dedim içeriye. Ve girmedim de. Nihayetinde üşüdüm, Ciğerlerim ağrıyor. Ve de boğazlarım. Galiba hastalanıyorum. Ve televizyonlarda tartışıyorlar, nereye gidiyoruz diye. Sormaktan duymaktan yaşamaktan bıktım artık. Bi boku beceremiyoruz işte! Adam akıllı yaşayamıyoruz. Ulan sevemiyoruz insanları parayı sevdiğimiz kadar!

Kederli havam hiç bitmeyecek görülüyor. Şu sırasalar tekilim. Bir hastalığın arifesindeyim. Ve bir yol görülüyor falımda.. Evime,anamın babamın kardeşimin yanına yani. Yollara gitmesi iyi de ya dönmesi nasıl olacak acaba! Ama değişiklik iyi olacak eminim. Bu sarhoş, bu berduş bu yapranmış bedenim biraz olsun huzura erişecektir. Büyük planlar yapmamak lazım iç bir şey için. Kadere inanmam, bu yüzden ne olacağını kestiremez insan. Ve yaşar hayatı, en acısını ve tatlsını.. Yanılgılar içinde yanlış yollara da sapar, virajlı yollara girmeden de yaşar. Ben, zorunu seçtim aslında.. Yeni bir yol inşaasına başladım. Ağır yol işçiliği yani benimkisi.

Ya ne güzel bir adammışsın sen be Kazım Abi! Sultan Makamı dizisinde çaldığın yalnız acı şarkısını dinliyerek yazıyorum bu yazıyı. Ne güzel diziydi Sultan Makamı.. Sultan(Şevket Çoruh), Asiye’ye hoş sözler söylediğinde çalardı bu müzik.. Ne temiz bir sevdaydı ve bir hayat.. Ama oda sömürü düzenin kirli çarklarında yitip giden bir diziydi işte! Temiz şeylerden, saf duygulardan bahseden bir dizi neden tutsun ki! Adam öldürmek daha güzel değil mi? Yada türlü sapkınlıklar,kavgalar dedikodular, patırtılar..

Yine çok saçmaladım.. Napayım yaşamak,böyle bir dünyada yaşamak başlı başına saçma değil mi zaten..

KorsanKalem 18.02.11 02.40

Benzer Yazılar

  • Sımsıkı Sarıldığım

    Ekmek kırıntılarını taşıyordu karıncalar Ve kırık döküktü sevdalar Aşklar da yarım yamalaktı işte Sokağın hüznüne mi dalmalıydı? Yoksa, yine aynı evlerin karanlığında mı son bulmalıydı gece? Oysa ağzımızda heceleyemediğimiz sözcükler barınmaktaydı, Dokunamadığımız ellere inat hem de! Sevda güzel bir kadın adıydı bu mertebede… İnsanlar bir gün daha mutsuz kılınıyordu semtin her köşesinde! Kaldırım hüznüydü bu,…

  • Hadi şimdi gömün mezarınıza, ruhumu asacağım!

      “Boynum bükük Gözlerim yaşlı Yüreğim yangın yeri Ellerim kırık…” Oysa ben; her günahı günahım, her suçu suçum, her acıyı acım bildim. İnsan Hasan ŞAŞ’ın haksız yere gördüğü kırmızı karta oturup ağlar mı? Ben ağladım… Ben içten içe başkaları için hep ağladım. Ağlarken, annemin gözyaşları gelirdi aklıma. Bir de Esen’in olmadık bir zamanda yapılan bir…

  • Bardak dünden razı..

    Babamın zulasındaki 70lik Tekirdağ şişesini kaptığım gibi, mutfakta beyaz peynir, rakı kadehi ve suyumu hazırladım. Rakıyı sodayla beraber içmeyi severim. Ama evde soda kalmamıştı. Geleneksel yollarla içmenin gerekliliği doğdu ve sırf bu yüzden içmemezlik yapmadım tabi.. İçimi ısıtan bir yol alışla ilerledi bedenimde.. Ağzımdan, bedenimin her köşesine yayılan sıcaklık.. Nitekim mevzu bu değil; uzatmayı da…

  • Bilinsin isterim ki; ben Turgut Uyar’ın kederli bakışıyım!

      Süslü masalar, sandalyeler.. Çimlerin üzerine kurulu bir düzen.. Bir kısmı betonla kaplı.. Şık, cüretkar ve parlak elbiseler giyinmiş kadınlar.. Gömleğimin bağrı açık.. Lacivert pantolonum üzerime tam oturmuş.. Parmağımda hep taktığım yüzük ve bileğimde saatim.. Mutluluğu ölümsüzleştirecek fotoğraf makinem de omzumda asılı.. Defter, kitap; kalem kağıt yok üzerimde. Yazacak bir şey bulamazsın ki düğünlerde.. Zira…

  • Mutsuzluğu en başından seçmek..

    Doğarken mutlu değildik.. Yaşarken de öyle.. Mutlu da ölemeyeceğimizin farkındayız.. Yaşıyoruz.. Bir geminin sallantısında, bir trenin gürültüsünde.. Yaşıyoruz; sıcağında,soğuğunda.. Yaşında, gülüşünde yaşıyoruz.. Öylece izlerken gökyüzünü, tuhaf şeyler oluyor çevremizde.. Bir çocuk gülümsüyor misal ve bir ümit doğuyor içimizde.. Ektiğimiz çiçek açıyor bir an.. Bulutların arasından güneşi görüyoruz.. Yeşil yanıyor.. Bir ıslık çalınıyor kulaklara.. Bize seslenilmediğini…

  • Çıkmaz…

    Ben bir çocuktum. Sonra büyüdüm. İşte ne olduysa, o sonradan sonra oldu. Hayatım sonraların karmaşasında geçiyor. Bir şey oluyor, “sonra” diyor birisi. “Sonra ne oldu?” Sonrası olmayan hikâyelerde başıboş dolanamadım bir türlü! Sonrası olmayan hikâyeler, çıkmaz sokaklar gibidir aslında. Bir sokak neden çıkmaz onu da bilmem ya! Ama var. Sonrası olmayan hikâyeler de, çıkmaz sokaklar…