Güzel Bir Gün

Yine geç kalktım yatağımdan, dünün kırgınlığı içinde, yüzümdeki gecenin kattığı anlamsızlığı değiştirmek üzre duşa girdim.Ilık ve iç gıdıklayıcıydı.. Karnımın ağrısı ayyuka çıktığından dolayı bir de o işi hallettim,tuvalete girdim. Tuvaletteki uzun bekleyişlerimde artık kitap okumaktayım. Bugün Sait Faik’in güzel bir hikayesini tattım.
Aslında güne yeterince manasızlıkla başladım. Hergün ki monotonlukla tabii..
Biraz sanal dünyaya göz attıktan sonradır, dışarıya çıkışım. Ilık bir Amasra karşıladı beni. Bartın’a gidecektim. Para çektim ve bindim dolmuşa..Bartın’a vardım, yapılacak pek bişey yoktu Bartın’da. Monotonluğa karşı bişey yaptım sadece. Canım sıkıldı nihayetinde ve döndüm Amasra’ya..
Güzel bir gündü..

Benzer Yazılar

  • Ağlamalı kusmalı horlamalı bir yolculuğa denk geldim..

    Malum filmde bir sahne var ya, eleman sigara için bir eve giriyor.. Gençler de ruh çağırma modunda, eleman nedendir hatırlamıyorum ama bembeyaz, haliyle içeri girince bizim gençler altlarına kaçırıyorlar korkudan.. Eleman arkadaşlarının yanına dönünce ” Abi bir tarikata denk geldim, işemeli sıçmalı bir ayin yapıyorlardı” deyip beni öldürmüştü:)  Bizim uzun yolculuğa da o filmdeki sahneden ilham…

  • Kısa-Zira sildiğini çabuk unutur insan..

    Hayat bu kadar basit mi yani? Yada insanlar çok mu tutarsızlar? Hiç mi düşünmeyiz atılan adımları ve hiç mi bilmeyiz herkezin bir kalbi olduğunu? Dün çok mu farklıdır bugünden yada bugün ne değişmiştir düne göre? Tutarlı olmalıdır insan, bunca gözyaşıyla birlikte tutarlı olmalıdır.. Yazarken imla hataları yaparım hep, genelde üstüne bir çizik atarım ki yaptığım…

  • Herşeyde Biraz Hüzün Var!

      Yüzüne bakıyordum.. Aslında öylesine baktığında, adeta bir insan gibiydi.. Yani ayakları, elleri, kolları, gözleri, burnu, kafası.. Herşeyi yerli yerindeydi.. Ama birşey eksikti.. Beynin içindeki insanlık maddesi.. Bomboş gözlerle bombok bakıyordu.. Suratına tükürmemek için zor zapteddim kendimi.. Yapacak çok bir şey yoktu onun için.. Biraz konuşmayı denedim, kapalıydı.. Bir moron balığı gibiydi.. Ölü bir moron!…

  • Yarım Kalmışlık, Kin, Delilik Üzerine, Vs.

    Ne yaşarsak yaşayalım, hep bir yarım kalmışlık var farkettiniz mi bilmiyorum. Zaman geçiyor, ama birşeyler eksik.. Bulmacanın hep bir karesi boş.. Yap-bozun bir parçası eksik.. Gülüşlerin bile kahkalarında farklı bir ton.. Sıkılıyorum, monoton geliyor bazen hayat ki öyle.. Bir amacımız olmalı, yani bir şeyler katmalıyız hayata! Herkez öyle yada böyle aynı hayatı yaşıyor, tabi standartları…

  • Bu düzen beyler düzeni imiş…

    Bunlar Bunlar tatlı-tatsız yorgunluklar, tatlı-tatsız koşuşturmacalar; bunlar yarının telaşı, sevdanın aceleciliği bunlar; göz yaşının gülümsemeyle mücadelesi! Bunlar safsata, bunlar bir savaş bir mücadele! Yolllara, yolculuklara çıkma davası! Direnip, boyun eğmeme davası bunlar! Bunlar yalan dolan, bunlar yanlış doğru kavgası, ve ünlem nokta münasebeti… Yitirelen sadece dünya değildi.. İnsanlar insanlıklarını , sevdalar sevdalıklarını yitirmişti.. Dolmuştu ciğerlerimiz…

  • Sonra taşlar yerine oturur..

    “Sonrası iyilik güzellik.” Cemal SÜREYA Sonra aklına gelen her şeyden soyutluyorsun kendini. Sonra vakit çok erken oluyor ve senin için saatin kaç olduğunun bir önemi kalmıyor. Herkesin yaşadığı bir hayatın dik alası yaşadıkların. Herkesin düştüğü bok çukuruna severek ve isteyerek atlamışsın. Ve sonra yakınıyorsun; sabah uyanmaktan, gece yatmaktan, sıcaktan, soğuktan, parasızlıktan.. Aklının almadığı tüm bu…