DELİLİK…..(!)

Bu yazıyı Ezginin Günlüğü’nün Aşk iki kişiliktir şarkısnı dinleyerek okumanızı yazarı olarak tavsiye ediyorum, lütfeen:)

http://www.dailymotion.com/video/xdklpv_ezginin-gunluu-ak-ki-kiiliktir_creation

Yabancılaşmak ve insana yakışmayan kötülükte yaşamak… Aslında bu tabir neye göre doğru? Yani insana ne yakışıyor , hangi değer yargıları ve görenekler ? Kötüye gidiyor herşey, kötümser de değilim inanın.. Ama söylediğim doğru.. Baksanıza her geçen gün yaşlanıyorsunuz. Ve savaşlar ülkelerden ülkelere sıçrıyor.. Artık daha kolay sarhoş olabiliyoruz. Petrolün varil fiyatı dudak uçuklatıyor. VE kan akıyor.. VE can yanıyor.. Oysa ben Ünye’de ki, Amasra’da ki deli gibi yaşamak istiyorum hayatı. Küçücük şeylere anlam yükleyerek ve toplumun değer yargılarını hiçe sayarak yaşamak! Kimseye boyun eğmeden ve çevreme korku salarak yaşamak.. Zarar vereceğimden değil bu korku salınımı, sadece insanların önyargılarının bir doğurumu olsa gerek. Delilerden neden korkarız?

Deliliğin bir dozajı var mıdır? Bir psikologla görüşmek lazım.. ancak her insanda çok az da olsa delilik vardır yargısına sahip birisi olarak, dozaj olayına kafam yatmakta. Peki ama bu delilik dozajı nasıl ve neden artar? Ya da biz farklı olanlara deli damgasını yapıştırmayı adet mi edinmişiz? Bilinmez.. Bilinir… AMA bilinmez…

Misal SAAT 0430 iken benim delilik üzerine bir yazı yazmam, bir delilik değil mi? ANNEme göre bir delilik.. Zira uykusundan uyanıp benim pörtlemiş gözlerimin hala şu kutuya bakıyor olmasını, başka bir şeye yoracağını ummuyorum.. HAA, bir de aşk meselesi var tabi.. YA aşıksındır YA DA deli..

Düşününce… Aslında yakın dozajda olan iki kavram.. Aşıksındır, deliler gibi.. Ama deliler aşık mıdır ki? AŞIKSA, kime?

Ama şunu biliyorum ki;(ya da bildiğimi düşünüyorum) AŞK, 21.YY da olabilecek en büyük DELİLİKTİR…

DELİRMEYE hazır olan o kadar çok beden görüyorum ki.. Korkunç İLGİNÇ değişik bir durum bu.. DELiCe bir yazı yazdım sanırım. . BUKOWSKİ amca sağolsun o halde:) YAzınSAL hayatın,DELisİYİM.. AşkTAN korkaN deli(dir)…

KORSANkalem 04.38 01.03.2011

Benzer Yazılar

  • Boşveriş…

    Boşvermişlikten öte, bişey düşünmüyorum şuan.. Boşverdim yani. Hani büyük idealler falan! Kim için? Ne için? Neden? Sokakta dilenen bir çocuğa neden dönüp bakayım ki! Neden üzüleyim Libya’ya, Irak’a, Filistin’e? Kılım neden kıpırdasın yani! Boşuna boşverdiğimi biliyorum. Yapamıyorum işte, acıyor içim! Herkez gibi değilim napayım.. Yoruldum ama artık, hani boşverdiklerim var, evet.. Gözgöze gelmiyorum artık.. Gözlerim…

  • Uçan balon..

    Yıllar önceydi. Çocuktuk yani.. Hani ufak tefek, çelimsiz, şirin.. Çocukluk güzeldi, ilginçliklerimize kimse şaşırmıyordu. Çocuk işte denirdi bir absürtlük yapsak da.. Havalar güzel olduğunda, aileyle birlikte gezintilere çıkılırdı.. Çay bahçeleri,parklar falan.. Güzeldi yani çocukluk.. Sorun değildi hiçbirşey.. Değişik gelirdi uçan balonlar.. Bir düzüne uçan balonla gelirdi baloncu ve hayranlıkla bakardık.. Pırılpırıldı balonlar.. Ve uçuyorlardı.. Yani…

  • Saçmalayan yazılardan biri..

    Eskiden yazı araçları azdı, kağıt bulunmazdı ve yazacak ne çok şey vardı.. Şimdilerde kalemler,kağıtlar falanlar filanlar, yalanlar arttı, yazacak şey kalmadı.. Diyoruz da, dolu kitabevi var.. Habire osuruktan kitaplar basıyorlar.. Büyük bir mağazanın bir köşesine yığılıp bayatlamış besinlerden daha ucuza satılmak için basılan kitaplar.. Ben böyle durumlarda marketten tuvalet kağıdı alırım.. Kıçımı silmek için.. Vasat…

  • Kurtarıcı

    Bekliyoruz herbirimiz.. Farklı şehirlerde, farklı evlerde, işyerlerinde.. Hep bir kurtarıcıya ihtiyaç duyduk, hep bekledik durduk.. Kimine geldi beklenen, kimine hüzün keder.. Yalnızdık ve yalnızlığımıza şehrin ışıkları karışmıştı..  Soğuktu sokaklar, kaldırımlar ıslak.. Sarhoşlar zigzaglar çiziyordu, komik bir haldi yada değil.. Bilinmez ve değişken bir durum… Evet anlamlandıramadığımız şeyler oluyor çevremizde.. Ama hava soğuk ve herşeyden önemlisi…

  • 1 Eylül-Dünya Barış Günü

    Olmayan her şeyin bayramı var ne garip.. Bugün barış günüymüş dünyanın.. Barışalım o vakit.. Bir adam selfie çetkiyor köprüde, Hemen ardında, birazdan intihar edecek adamla birlikte Barış diyorduk değil mi? Barışalım.. Manşetler iç açıcı olmayabilir.. Misal bir adam eşini bilmem kaç yerinden bıçaklasa da bugün 1 Eylül? Barışacağız! Türlü dolaplar dönüyor, döndürülüyor; Türlü aldatmacalarla kandırılıyor…

  • Yorma kendini boşver.. Muhim değil..

    Koca bir sinek, karanlığın içinde ışıldayan ekrana yapışıverdi.. Günümüz aşklarının temel prensibi de bu basit ışıldama olayının örnek alındığı bir sisteme dayandığı kanısındayım.. Yani Leylalar Leyla değil, Mecnunlar ise mecnun.. Kimse kalıbının adamı olamadığı gibi, aşkın da içini dolduramıyor artık.. Sahte gülüşlere indirdiğimiz hayatların kısa kesitlerinin fragmanlarını seyretmekten öteye gidemiyoruz.. Oysa izlediğimiz şeylerde bile adımız…