İsyanım

Şimdi İzmir’in sokaklarına yalnızlık hakim,
bir sürü insan var, yürüyorlar
ama yalnızlık da orada, hüzünüyle duruyor
Şimdi bu kente hüzün çökmüş, ağladı ağlayacak bulut..
Çiçekçiden gül alıyor bir genç,
kırmızı, kan kırmızı bir demet gül..
Kim bilir hangi güzele verecektir,
Sıkıcıydı ve bulutluydu gün,
Toplu taşıma araçlarındaki hüzne katıldım,
herkez de çatılmış kaşlar, hüzünlü bir hal..
Kederime keder oluşun hikayesi gibi..
İNSANLAR MUTSUZLAR…

Bir papatyanın sarısında yaşamak isterdim..
Herkezin bihaber olduğu bir hayat sürmek..
Aşktan nasip olmamasına lanet okumayı bir yana bırakıp..
Esk sevdaları tatmak isterdim..
Hani çıkarsız olduğunu düşündüğüm,
Eski insanların yaşadıkları,
eski ve büyük aşklardan bahsediyorum!
Kederli ve bir o kadar da acınası bir hal,
Zira bu hal, Küba’nın sonsuza dek var olacağı hayali gibi, komik..

Kirlenen ve hızla yozlaşan,
garip,kirli,hayin,adi bir dünya bu!
Ve maskeler, ve hayvansı yaşamlar, ve herşeyin çözülmesi..
Kopası bir kıyameti bekliyorsak eğer,
Kopma vaktidir..
Kederin daha ne kadar fazlasını görebiliriz ki?
Ne kadar daha rezilleştiririz aşkları?
Ve daha ne kadar vedalara yüreklerimiz dayanır?
Yazılası şiirlerim var biliyorum..
Görülesi kederlerim, yıkılası hayallerim var,
Hepsini biliyorum,
ikiyüzlülüğünüzü de, aldatışlarınızı da, gerçek yüzünüzü de biliyorum..
Biliyorum ve söylerim artık..
Zira korkulası cezalarım, uyulası kurallarım, susulası durumlarım yok artık..
Sesimi işitmeniz için elimden ne geliyorsa yapacağım!
Ne kadar büyük cezalar verebilecekseniz, cezamı çekeceğim!
Hangi kuralınız varsa çiğneyeceğim..
Yaşanası dünyalarım yok artık benim!!!
İsyandayım, bu benim İSYANIM..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Şimdi bana “A guzum” demeyecek misin?

    Uzun bir yolculuktu. Severdim aslında yolculukları. Ama bu kedere yolculuktu, ölümün hüznüne ortak oluş yolculuğuydu. O yüzdendir ki, anılar aklıma gelip durdu.. O eski güzel günleri düşündüm.. Her yaz giderdik köye, anneannelerin evine. Ben hep köy derim ama beldedir, Pelitköy.. Güzel,şirin bir belde. Dedem Mehmet, anneannem Mesiha. Ömürlerini mücadele etmekle geçirmiş, haramdan uzak, zeytinin nimetlerini…

  • 1 Eylül-Dünya Barış Günü

    Olmayan her şeyin bayramı var ne garip.. Bugün barış günüymüş dünyanın.. Barışalım o vakit.. Bir adam selfie çetkiyor köprüde, Hemen ardında, birazdan intihar edecek adamla birlikte Barış diyorduk değil mi? Barışalım.. Manşetler iç açıcı olmayabilir.. Misal bir adam eşini bilmem kaç yerinden bıçaklasa da bugün 1 Eylül? Barışacağız! Türlü dolaplar dönüyor, döndürülüyor; Türlü aldatmacalarla kandırılıyor…

  • Sev de; seviyorum zaten..

    Kayboluyordum soğuk loşluğunda gecenin.. Anlaşılmaz ve anlatılmaz ızdıraplar içindeydim.. Hiç bu kadar yenilmemiştim, hiç bu kadar darılmamıştım ben.. Koskoca bedenim büzüşüp küçücük kaldı. Ve kaybederken bilincimi, acının dayanılmaz eşiğinde dans ediyorum.. Beni herkes gibi anlamıyorsun, beni herkes gibi yargılıyorsun.. Oysa sen kıymetlisin, oysa sen beni annem kadar tanıyan tek kadınsın.. Şimdi yağmurlara eşlik mi edeyim…

  • Ağababalık Sanalı, İnsanoğlu, Şiir ve Cumartesi…

    Sıkıcı bir cumartesiydi.. Aptal kutularında iki film ve laptopta da bir film izledim.. Büyük bir cipsle birlikte fantayı da yuvarladım.. Düzensiz besleniyorum. Aslında düzensiz yaşıyorum. Çok da umursadığımı söyleyemem.. Ama ne bileyim işte, düşünüyorum bazen bu konuları. Hayat nihayetinde güzel nitelemelerini hakedecek anları da barındırıyor içinde. Ağababalık sanalında, site adı ve kullanıcı adımın icatcısı çıktı…

  • Balık ağlarına takılan bir ceset..

    Bir şey vardır, hani lunaparkta ki tren en tepeye çıktığında her şey senin olmuş gibi gelir.. Ama birden iniverirsin aşağıya, döner tren, ne olduğunu bile anlamadan biter gezintin.. Sonra bacakların titreyerek inersin, yerde yürümek bile güçtür. Oturursun bir sandalyeye.. Oturuyorum.. Sonra düşünürsün, düşünür herkes.. Ne yazılır bunun üzerine diye.. Hiç bir şey yazılamaz aslında.. Kelimeler tükenir,…

  • BAZAN.. (Bazen..)

      Yolda yürürsün, sessiz varlığının hiçbir önemi yoktur aslında.. Birçok bedenin hiçlik üzerine yokolduğunu bilirsin.. Birşey yapamazsın bu durumda, sadece izlersin.. Bazan mevsim hüzün getirir, gözyaşı yağar, soğuk eser, yel alır.. Gülüşler kabahat gibidir bazan.. Gölgeler belirir etrafında.. Kahkahalar arasında gözyaşı doğar.. Bazan bağıra çağıra, haykırarak, salya sümük ağlarsın.. Neden diye soranlara, bir nedeni olmadığını…

One Comment

Comments are closed.