Veda..

Zaman geçiyor.. Bulutlu, güneşli, yağmurlu ve yeryer karla karışık yağmurlu.. Ömür geçiyor, neşeli, kederli, hüzünlü, ilginç, komik.. Bazen uzun süre ellerin boş kalıyor, bazen doluyor.. Kalbin bazen bedenin için değil de başka bir beden için atıyor.. Bazen kırılıyor.. Bazen için parçalanıyor.. Hayat geçiyor..

Bulutlu bir gündü bugün ve sıkıcı, şiir telaşı içinde bulamadım kendimi.. Vedaya hazırlanmalıyım.. Oysa yeni merhaba demiştim.. Bazen oluyor böyle.. Çabuk gelen vedalar..

Sevdaların telaşını unuttum.. Oysa ki çok severdim.. Kalpler kırılıyor yılların yıkılmasıyla birlikte, her geçen gün.. Hani aşklar yıpratılıyor yani.. Beklentiler ve de bekleyişler.. Sorsan herkez tertemiz bir sevgi istiyor.. Kirli bir dünyada tertemiz bişey istemek.. Kadir İnanır’ın Türkan Şoray’la evlenmesi gibi birşey, düş.. Oysa güzel olurdu:)

Büyük şehirleri unutmuşum ve insanlarını.. Koşuşturmayı, telaşı.. Evet büyük şehirde böyle oluyordu.. Geceleri ışıl ışıldı ve renkliydi.. Yollarında yüzlerce araba ve iş çıkışları kitlenen trafiği, gerilen sinirleri, sarhoşları, tinercileri, fahişeleri.. Sistemli bir yapı taşı yani.. En altı da var en üstü de.. Ve medeniyet.. Ve antimedeniyet.. Herşeyi barındıran bir yapı..

O yapıya ait olup da uzaklaşmak zor ne yazık ki.. Zira küçük şehirlerde izlenirsin.. Büyük şehirlerde şariler ve yazarlar izler insan hallerini sadece.. Ve artniyetsizdirler.. Ama küçülünce şehir, herşey küçülür gider.. Zihniyetler de öyle.. Yaptıkların dillenir, kınanır ve hatta birileri tarafından uyarılır.. Konuşmak istediklerini konuşamazsın..

Nitekim vedaya hazırlanıyorum, İZMİRime! Giderken arkama baka baka gideceğim.. Zira bir şehir ve içindeki insanları çok özleyeceğim..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Gerçekten mi?

    Şehirden bir otobüs kalktı ve her şey o zaman başladı. Kimi zaman, alakasız şeylerin arasında bir bağ olduğunu hissediyorum. Mesela bir çocuk koşarken düşer. Bir bebek, o an bir evde hiç olmadık bir nedenden dolayı ağlamaya başlar. Çocuğun acısını, o bebek duymuştur. Kimse bunun farkında olmaz. Bebek neden ağlar bilmez kimse. İşte o yüzden şehirden…

  • Hüzün kokarken geceler..

    Geç gittim eve.. Yarının gerekliliklerini öteleyerek, sonbahara çalan mevsimin serininde kısa kol tişört ve şortumla direndim.. Geç gittim eve.. Beni bekleyen bir şey yoktu evde.. Odamı sevdim, yeni odamı.. Babamla özene bezene yaptığımız kitaplığa dizdiğim kitaplarıma baktım öylece.. Okuduklarım ve okuyacaklarım.. Karışıktı her birisi.. Bir istifleme yapmamıştım henüz.. Eve geç gittim.. Asık suratlı duvarlardan, kasvetli…

  • Mutfakta..

    Sabah yine küfürün bini bir para uyandım.. Uykusuzluk beni öldürecek.. Keşke hiç uyumak diye bir derdimiz olmasa. Bence boşa geçiyor zaman.. Güzel rüyalar görmek farklı ama.. Neyse konu dağılmasın, ama uzun süredir rüya göremiyorum, çok mutsuzum.. 0730’da kalktım, erken yani! Normalde 0805 idealimdir, eğer bir iki dakika geçerse,geç kalıyorum mesai aracına ve aracın peşinden koşturaraktan…

  • Benim yazabildiklerim.. (Aslında hiçbir önemi yok!)

    Aptallık bu, bu delilik, bu ölüm.. Güzel sözler söylemeyi amaç etmedim hiç.. Hiç iyi bir adam olmak niyetinde değildim.. Önümüzdeki bunca örneği görmüş olmama rağmen bile bile beyaz olamazdım.. Uslu çocukluk bana göre değildi.. Yumruğun hep sağlamını yemeyi düşlerdim hep.. Gözüme sağlam vurmuştu bir çocuk adı; Hasan yada Ferit olacak.. Hakkını vererek vurmuştu gözüme.. Acıyı…

  • Şehir Azabı..

    Büyük şehirlere yüklenilen anlamların; küçük kasabalarda yitirdiklerimizin bir yanılsaması olduğunu hissediyorum. Koca bir denizin koca bir vapuru yuttuğu, insanların sokaklarında uyuduğu ve büyüklük kavramanın köşe başlarındaki pis çöp kutularının içindeki zamanından önce atılmış eşyalarla ölçüldüğü küçük bir ayrıntıdır büyük şehir zırvalıkları.. İçecek çok yer vardır, kaçacak-kaçtığımızı sanacak- çok yer vardır. Kırmızı ışıklar vardır, trafik ve…

  • Gökçe tabi, başka ne olabilir ki?

    Bu şarkı eşliğinde okumanız dileğiyle : Beni Vur Oysa ben bu gece, tüm her şeyi bir kenara bırakıp sana seni anlatacaktım. Ama sen, benim gözümden hiç görmedin ki kendini… Uydurma davaların, uydurma hâkimlerinin yargılarına kandın. Oysa komplonun kralı, bana kurulmuştu bu puşt hikâyede. Oysa ben valizimi toplarken, senin tüm çürümüş sevgilerinden sevgi beğeniyordum ve bir…