İNSANLAR..

NOT: YAZIDA KÜFRE VARABİLECEK ARGO TERİMLER BULUNMAKTADIR, AHLAKINIZIN BOZULACAĞINI DÜŞÜNÜYORSANIZ OKUMAYIN! ANCAK O KADAR AHLAKLI İNSANLARIN OLDUĞU HAYALİ KURMAK BİLE GÜLÜNÇ!!
-CHARLES BUKOWSKİ ÜSTADIN YAZIM TARZINDAN HOŞLANDIĞIM İÇİN BU TABİRLERİ KULLANDIM-

İnsandı tüm suçlusu! Adi bir insandı.. Kendini nitelemeyi çok seven tek yaratık insandır biliyor musunuz? Düşünebilen tek hayvan, en süper yaratık.. Hayvanları aşağılayan insanoğlu, kendi icat ettiği şeye boyun eğdi, para! Yaşama dair ne varsa yok etti.. Kendinden aşağıda gördükleri canlıları yok etti..Oysa ekosistemin bir parçasıydı onlar.. Dünya’nın dengesini bozdu, beter etti iklimleri.. Yaşanabilecekken mutlu ve huzurlu bir şekilde, hırslarına yenildi.. Savaşlarda öldürdü, öldü.. Küçük büyük demedi bunları yaparken, yaşlı genç demedi.. Mayınlar döşedi topraklara.. Oysa o kırmızı topraklardan papatyalar çıkacaktı ve yağmur yağdığında, mis gibi kokacaktı toprak.. Şimdi nereye baksan kan.. Ve çorak kalmış toprak.. Bir sürü mezar..

Çağın getirileri, götürüleri ve dünyada değişen ve değişmeyen bakış açıları.. Günümüz dünyası daha bir acımasız sanki.. Küçük hayallere yer yok bu dünyada ve parasız insanlara.. Parasız olanları insan yerine konduğundan da şüphelerim var.. Neyi paylaşamadık ki? Neyimiz azdı yani? Medeniyeti yaşıyoruz öyle ya! Ki medeni dünya nereden anlaşılıyor bilir misiniz? Şehirlerin kanalizasyon sistemiyle, bir kentin medeni mi değil mi olduğuna karar veriyoruz.. Öyle ya kanalizasyonlar denize dökülüyor! Medeniyetimiz denizin içine sıçıyor! Sadece denizin içi olsa! Hayatların içine, sevdaların içine, ahlakın ve bakış açılarının içine sıçıyor, sıçıyoruz! Sonra diyoruz ki, denizlerimizi kirletmeyelim, aile içi şiddete bir çözüm bulalım, hırsızlara şu kadar ceza verelim, şuraları ağaçlandıralım! Ulan bir tarafın içine ederken diğer taraftan neyi düzelteceksiniz ki? Nedir yani? Sen bokunu denize döküyorsun!

Deliyim bu gece, kızgınım.. İnternet dediğimiz bu ağababalık sanalında, ne yiğitler, ne adiler neler neler çıkıyor.. Uzaktan küfür etmenin dayanılmaz küçüklüğünü göstermek isteyen o kadar küçük var ki.. Ve bunlar bu medeni dünyanın genci,büyüğü,orta yaşlısı.. Neyin döndüğünden bihaber, gerçek sevgiden, gerçek arkadaşlıktan ve de dostluktan bihaber şahıslar işte.. 2 kuruşluk değeri bile olamayan, anlat desen anlatacağı bişeyi olmayan insanlar.. Ve medeniyet dağıtıyorlar dünyaya! Çıkar uğruna yaşıyorlar, çıkar uğruna seviyorlar, çıkar için kapanıyorlar, çıkar için haç takıyorlar! Bir çıkarı var! Güç önünde yenildi insanlar! 21. yy medeniyetinde hala petrol için savaşan, para için boğaz kesen onlar değiller mi? Allah’ı kullanıp şeytanla yatanlar onlar değil mi? Camilere, kliselere, sinagoglara gidip; arka bahçelerinde hırsızlık yapan,adam satan,iftira atan onlar değiller mi? Sattılar, kendi icatlarına sattılar kendilerini, paraya.. Güce taptılar..

Bu iktidar kavgaları boşa değil! Kim halkı düşünür? Kim üşüyen çocukları düşünür! Bir davadır bu ! Kahbece bir savaş.. Tekdüzelik ve yaşam kaygısı değil bu davanın konusu.. Bu dava oyunu çözmek isteyenlerin ayağının kaydırıldığı, susmayanların susturulduğu ve iftirayla ve yalanlarla yürütülen bir davadır.. Kancık bir savaştır.. Bir kısırdöngü.. Bu kavgada canları yananların gözyaşları bir deredir.. Bu dereyi yavaşlatabilirsiniz.. Hızlandırabilirsiniz.. Ama yetmeyecektir gücünüz durdurmaya.. Zira çok güçlü ve çoklar…

KorsanKalem 03.06 07.03.11

Benzer Yazılar

  • Gelmişimi geçmişimi..

    Ben böyle gecelerde gökyüzünü izlerim.. Yıldızlara bakarım.. Yanıp yanıp sönen, pırıl pırıl parlayan ve kimisi bulutların ardına saklanmış binlerce, milyonlarca yıldız.. Ben böyle gecelerde yıldızların üstünde gökyüzünün bilinmez bir boşluğuna doğru hızla yol almayı düşlerim.. Giderken yıllar, gençliğin telaşını bir kenara bırakıp, anlamsız ve bir o kadar anlamlı telaşa kapılmak.. Şarkıda dediği gibi “Manası yoktur,…

  • Benim yazabildiklerim.. (Aslında hiçbir önemi yok!)

    Aptallık bu, bu delilik, bu ölüm.. Güzel sözler söylemeyi amaç etmedim hiç.. Hiç iyi bir adam olmak niyetinde değildim.. Önümüzdeki bunca örneği görmüş olmama rağmen bile bile beyaz olamazdım.. Uslu çocukluk bana göre değildi.. Yumruğun hep sağlamını yemeyi düşlerdim hep.. Gözüme sağlam vurmuştu bir çocuk adı; Hasan yada Ferit olacak.. Hakkını vererek vurmuştu gözüme.. Acıyı…

  • Ki zaten..

    İşte biz bu günlerde -kalbimizi nefes almanın bile lime lime ettiği şanssız günlerden bahsediyorum- biz böyle günlerde türlü duygu çeşitlenmeleri yaşarız. Üşürüz misal, terleriz sonra, baktık olmuyor kahkaha atarız, ağlarız. Böyle günler diş ağrılarının ayyuka çıktığı günlerdir. Hani gök gürültülerinden hemen önce parlamaların olduğu.. Kederlidir bu günler ama; gözyaşı dökemeyiz. Sigaranın külü dökülür en fazla;…

  • Yazılara Dönmek..

    Gönlünce yaşa hayatı,Bir gün gelecekÖlümlerden ölüm beğeneceksinBu karmaşık dünyanın,koşuşturmacalarından yorulup,tökezleyeceksin..Anlamsız gelir bazen herşey,ya da yitirir anlamını,Umursamayacaksın!Kötü çocuk olma hayatta,ya da nedir kötülük? Sorgulayıcı olmak.. Toplumun bakış açısını sorgulamak? Kalıplaşmış ve tabulaşmış kavramları kurcalamak.. Evet gerçekten yürek ister.. Neye göre kötü? Ya da iyi? Neye göre deli? Gücün egemen olduğu bir dünyada ahlakın varlığından bahsetme budalalığına…

  • Bir ev, bir bira, bir havuç ve eski bir kaşar.. Tutarsız bir hikaye..

      Boş bir evde en derbeder şey su sesleridir.. Malum İncir Reçeli isimli filmin de vurguladığı bir temaydı.. Mutfağın musluğu damlatıyor.. Ve ben bunu salondan işitiyorum.. Bu çok sinir bozucu ve gücüme gidiyor.. Havuç sevdiğim meyvelerdendir(sebzelerdendir*).. İki katmanlıdır havuç.. Bilenler bilir bilmeyenler ise hayatın çoğu rengini kaçırmıştır çoktan.. Ben önce dış katmanını sonra iç kısmını…

  • Dünyanın Son Kahramanları

    Bu keşmekeşlikte yabani otlar misali girdiler hayatlarımıza, Biz çay demlerdik, olmadı iki fincan kahve yapardık, Ve oturur karşılıklı içerdik.. Bu yolda yüreğimizi oyar gibi girdiler oyunlarımıza, Tavlada bir sen yenerdin bir ben, Beraberliğe yürürdük bu hayatta hep, Ve hırslarımız yokken mutluyduk .. Farklı farklı adamların farklı farklı sorunlarıyla yüz yüze kaldık, Bu darboğazda, bu yoksullukta…