Bu düzen beyler düzeni imiş…

Bunlar

Bunlar tatlı-tatsız yorgunluklar,
tatlı-tatsız koşuşturmacalar;
bunlar yarının telaşı,
sevdanın aceleciliği bunlar;
göz yaşının gülümsemeyle mücadelesi!
Bunlar safsata,
bunlar bir savaş
bir mücadele!
Yolllara,
yolculuklara çıkma davası!
Direnip,
boyun eğmeme davası bunlar!
Bunlar yalan dolan,
bunlar yanlış doğru kavgası,
ve ünlem nokta münasebeti…

Yitirelen sadece dünya değildi..
İnsanlar insanlıklarını ,
sevdalar sevdalıklarını yitirmişti..
Dolmuştu ciğerlerimiz radyoaktif zehirlerle..
Kan kusmuştu çocuk..
Sarmıştı bedenimizi kanser.
Tehlikeli olan kanser olsa idi keşke!
Zira;
kin,
nefret,
hayınlık
ve hırs da sarmıştı bedenlerimizi..

KorsanKalem
(bir şiirler girdik)

Bu düzen beyler düzeni imiş…

Foça’daydım bugün. Denizi izledim öylece.. Dalgalanılıyordu, tekneler sallanıyordu.. Ne güzeldi doğa.. İçine edişimizin çok çok öncesiydi sanırım bugün.. Ya da etmeden önceki son merasim.. Mart tüm soğukluğuyla giderken, Nisanım geliyordu.. Benim ayımdı Nisan.. Son günü doğmuştum oysa.. Hatta 23.30 dolaylarında.. 1 mayıs yazdırılmamıştı.. Yazılsaydı hah tam olmuşsun derlerdi sanırım.. Ama severim 30 Nisan’ı.. Nisan’ı severim insanı sevdiğim gibi..

Oysa dünya ayrımcıydı! Dinler,ırklar,lisanlar,renkler,gözler.. Ayrılmıştık işte.. Kopmuştu bağlar.. VE kimse düğüm atmaya çalışmadı! Peki soruyorum daha kaç kere o sökük bağlara basıp dizlerimizi kanatacağız? Yaralarımıza yara katacağız? Sormaktan inanın usandım, inanın utandım!

Anladım ki Hasan Hüseyin Korkamazgil’in dediği gibi, ” Bu düzen beyler düzeni” ymiş.. “Bu düzeni ben yapmadım, Ben diyorum ki Bu düzen beyler düzeni!”

Evet aynen böyleymiş.. Yazık çok yazık!!

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Hep Böyle Oluyor..

      Çevremde sinekler uçuşuyordu..  Arada,  suratıma konduklarında kovalıyordum..  Fırsatım olsa, öldürürdüm. Henüz öldürmedim. İyi gidiyordu gece.. Sonbahar içten içe hissettirdi bugün.. Delice yağmur yağdı.. Az biraz da ıslandım.. Seviyorum yukarıdan yağan damlacıkları.. Başım ağrıyordu.. Bugünlerde nedenini bilmediğim bir şekilde başım ağrıyor.. Çok umursamıyorum.. Beynimi yoruyorum..  Dergi epey canımı sıkıyor.. Aslına bakarsanız sabah iyi bir haber…

  • Sinema salonlarında ağlayan adamlardandık, çok aldandık..

    Sonra bir kadın tüm umutlarını, tüm hüzünlerini, tüm kadınlığını sana veriyor. Ve sen tüm bunların altında eziliyorsun. Gecenin tüm biriktirdiği, günün tüm kırıklığı, bütün kırışıklıkların ve boğazındaki o düğüm koca bir yük oluyor. Yaptığın hamallık da, yanına kar kalıyor. Biriken bir yığın, yuvarlanan bir kar topağı ve nihayetinde büyük bir çığın altında kalıyorsun. Toprağın kabul…

  • Borsa..

    Az biraz paran oldu mu düşünürsün hemen, ne yapmalı? Kimi har vurup harman savurur. Kimi yastık altıcıdır, kimi yabancı paraya çeviriverir hemen kimi altına.. Kimisi de hisselere,lotlara.. BORSA!! Her gün binlerce kişi alır-satar, zengin olur-batar.. Borsa bir gece de imkansızı yaratırken, bir gece de yokoluşun simgesidir. Hisslere düşer-çıkar.. Lot lot alınır, lotun bir fiyatı vardır…..

  • “Gecenin tam üçünde..”

    “Düz değil düzen değil az değil ezen değilBoz değil bozan değilBir gül biter içimde içimde içimdeTam bildiğim biçimde biçimde biçimdeOy gecenin tam üçünde gecenin tam üçündeSevda gibi kanımda can verirken elimdePençe gibi düşümde uy değil uyku değilUy değil uyku değilBir gül biter içimdeGecenin tam üçünde Can değil canan değil er değil eren değilGeç değil erken…

  • Acayip bunalımlı bir dünyanın izlenimsel yansımaları…

    Ve kederin yalınındayken henüz, yapayalnızlığıma dönüş hazırlıklarımı tamamlıyorum. Alışkanlıklardan vazgeçmenin verdiği eziklikle evime dönüyorum. Vedalaşmaya erken başlamıştım oysa.. Terminallerdeki hüznü iyi bilirdim.. Beni üzen, beni ürküten şeyin ne olduğunu bilemiyorum.. Kafamdaki aşkla yaşanılan arasındaki koca farkı gördükçe uzaklaşıyorum sevmelerden. Çıldırılası bir durum inanın bu! Düşünsenize buraya yazıyorum ama kaç kişinin okuduğunu bile bilmiyorum! Delilik bu!…