Borsa..

Az biraz paran oldu mu düşünürsün hemen, ne yapmalı? Kimi har vurup harman savurur. Kimi yastık altıcıdır, kimi yabancı paraya çeviriverir hemen kimi altına.. Kimisi de hisselere,lotlara.. BORSA!!

Her gün binlerce kişi alır-satar, zengin olur-batar.. Borsa bir gece de imkansızı yaratırken, bir gece de yokoluşun simgesidir. Hisslere düşer-çıkar.. Lot lot alınır, lotun bir fiyatı vardır.. İnce bir terazidir borsa.. Ve en ufak rüzgarda dengeleri değişir. İki gün iyiye giden tablolar, üçüncü günün sonundaki pişmanlıklara döner birden..

Hayat da borsayı andırır aslında.. Hisse senetlerinin adı değişiktir ama.. İnsan, sevgi,para,arkadaşlık,gelecek,…
En çok kaybettirenler: sevgi,aşk,dostluk,saflık
En çok kazandıranlar: para,para,para…

Benzer Yazılar

  • Tepe takla

    Tırmanıyorsun. Attığın her adımda ha gayret diyorsun. Ha gayret az kaldı. Kimi zaman attığın adımın hemen ardından toprağın titrediğini hissediyorsun. Biliyorsun, zemin sağlam değil. Sırtındaki yükün ağırlığı bir süre sonra adeta katlanıyor, katlanıyor, katlanıyor ve taşıyamayacağın bir hale geliyor. Omuzların yırtılıyor. Bir yandan sıcak,  diğer yandan terinin tuzu; hiç durmadan yarana saldırıyor. Ve attığın her…

  • Kötü bir gece

    Karanlık odalarımıza sığındık. Binlerce sayfalık kitaplarımıza sarıldık Seni aradık, Gökyüzünde değildin Gökyüzünde olsan olmazdı yeryüzündeki kötülük Yerin binlerce kilometre altında değildin, Yerin altında ecelsiz öldürülen bedenlerden başka bir şey yoktu çünkü Toprağına çıplak ayaklarımızla bastık, suyunla yüzümüzü yıkadık Ne hikmet vardı, ne rahmet, ne huzur, ne sevgi… Tükenen kaynaklar arasındaydı insanlık Sana yüzümü sürmek isterdim…

  • Gece Vakti

                Ve günü geldiğinde ölmelerin, önce aşkları gömmeye başladılar.. Bir şarapçının şişesinde içmediysen aşkı boşuna yitmişsindir zaten.. Ve çocuksan sevmelerde, daha anlamamışsan yani seni ne kadar sevdiğimi, ölmeme bile ağlamayacak olman ne acı.. Dünya dönecek, yeni şişelerde yeni şaraplar içilecek.. Ve yeni kadınlar, yeni ve bir o kadar eski adamlara aşık…

  • İlaçlarımı saati saatine alıyorum; ama yine de mutlu değilim doktor bey..

                    Ne yaptığımı bilmiyordum.. Anlamıyordum, anlatamıyordum.. Kendimden uzaklaşırken, kırık dökük bir  tekneyle ilerlediğimin farkındaydım.. Akıntıya kapılmıştım, batıyordum.. Kalbim kirli kanı damarlarıma pompaladıkça, çatıyordum kaşlarımı.. Ölüyordum.. Ağzıma kan kokusu geliyordu, kan kokusunu tadıyordum.. Başım dönüyordu.. Bir şeyler kopuyordu hissediyordum.. Bir hücre olabilirdi bu.. Bir hücrem yok oluyor olabilirdi o anda…..

  • Falan Filan..

    Boş bir evdi.. Kültablasında 3 bükük izmarit ve bir plastik ağızlık.. Küller sağa sola saçılmış.. Bilgisayarın iki yanında boş su şişeleri..  Sehbanın üzerinde 3 bardak biri yarım kola dolu, geçenlerde ben bırakmıştım.. 2,5 lt kola şişesi.. Dibinde siyah muhtemelen asitsiz kola.. Mutluluktan milyonlarca uzakta bir ev.. Ve mutluluktan bi haber milyonlarca insan.. Arayışların sonu gelmeyecek…

  • Bir ev, bir bira, bir havuç ve eski bir kaşar.. Tutarsız bir hikaye..

      Boş bir evde en derbeder şey su sesleridir.. Malum İncir Reçeli isimli filmin de vurguladığı bir temaydı.. Mutfağın musluğu damlatıyor.. Ve ben bunu salondan işitiyorum.. Bu çok sinir bozucu ve gücüme gidiyor.. Havuç sevdiğim meyvelerdendir(sebzelerdendir*).. İki katmanlıdır havuç.. Bilenler bilir bilmeyenler ise hayatın çoğu rengini kaçırmıştır çoktan.. Ben önce dış katmanını sonra iç kısmını…