Karadeniz..

Güneş batardı, ülkemin bir denizci kasabasında..
Ve hüzün kokardı limanı..
Aşk kokardı,yalnızlık,hasret,,
Balık kokardı elbet,hem de en hasından!
Rakı kokardı..
Deniz dalgalandı mı korkardın.
Zira karaydı denizi, gözü kara,
Karadeniz’di!
Bahtının karalığı bir yana,
güzeldi karadeniz..
Az tuzlu,ılık,hırçın dalgalı..
Bir kere deydiyse ayağın,
Öyle çekip gidemezdin, kolayca!
Kederliydi de Karadeniz..
KOYUNCU’nun hüznünü taşırdı,
Çernobil’in..
Kanserdi, hastaydı karadeniz!
Belkiler doluydu en derininde,
Umutlar vardı batık gemilerin kamaralarında!
Yitip giden bir güneşin ardından,
ava çıkmaya hazırlanan balıkçılar vardı!

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Nihayetinde hassas bir mizaca sahibim..

    Odaların içindeki insanların, sokak köşelerinde kriz geçiren sarhoşların derdini anlamalarını beklememek lazım.. Benim seni nasıl sevdiğimi de, ciğeri beş para etmeyen kerizlerin algılamaları güç.. Kimsenin kimseyi, bizim insanları anladığımız tavırla anlamalarını da beklemiyorum. Toplumumuzun çoğu manken, çoğu üst düzey bürokrat zaten! Biz birkaç orta sınıf babanın çocuğu, aşk diye piçlik peşindeyiz. Oysa bilmiyorlar ki; piçler…

  • Sakız gibi uzayıp gider..

    O kadar gereksizdi ki yaşamları.. O kadar boştular ki! Bir sivri sineğin emdiği kan kadar iğrençtiler.. Ve daha bu başlangıçtı.. Baktıkça gözlerinin içine ve konuştukça her biriyle midem kalkıyordu.. O suratlara kusmalıydım.. Ama hiç cezalandırıcı olamadım.. Hiç kötüyü oynamadım ben.. Karanlık bir odada öylece yazdım sadece.. Şimdi yeni telaşlara girdiysem de bunlar yine yazma telaşının…

  • Bir mızıkam olsun isterdim..

    Bir mızıka ezgisinde bitirebilirdik tüm savaşları… Küçük adamlar değildik! Bedenimiz büyüdükçe küçülen dünyalarımız vardı.. Küçüldükçe şiddetlenen bir topluluğun, azınlık haklarıydık.. Kararırken gökyüzü sevgilerin düzüşlerinde, Kirli yataklarda son bulurdu hayatlar.. Ve kan her zaman ki gibi kırmızı olmazdı, Farklı bir renk alırdı, Farklı ve iğrenç.. İnsan gibi..   KorsanKalem 08.12.12 17.35 Görüntüleme: 281

  • Bazen; dökülmüyor gözden yaşlar…

    Dökülmeyen yaşlar gözlerde Dudaklar ve yorgun yüzler suskun. Çaresiz bir bekleyiştir hayat… Düşen yaprakların kederi Ve yazın, hiç yaz olmadığı günler… Unutulacak, Unutulmak zorunda, Yaşanan, yaşandığıyla kalacak… Gidip gelen, gelip duran, Gelmeyen ve beklenenlerin kederi bu! Bir şeyleri yarım bırakmanın arifesi, Yarım bırakılmanın kırıklığı, Ya da kısaca soğuk algınlığı… Anlamak, anlatmaktan güç Anlatmak bir o…

  • KorsanKalem

    Hayatı fazla deşmeden yaşamak lazım. Fazla büyük beklentilere girmeden yani. Bazen olmayınca olmaz, zorlamamak lazım. Çok kolay kederlenip, hemen sırıtmamak da lazım. Umutların tükendiği de olur, gerçekleştiği de. Yaşanmaz bir hale de gelir hayat, hiç bitmesin de istersin. Bazen kendinden geçersin, bazen sevdiklerinde vazgeçersin. Herşey karşılığını görür, imasıyla hareket etmek önemlidir aslında. İnsanın kontrol mekanizması…

  • Gece karambolleri (İçimizdeki kaosun patlak verdiği günlerden geçiyoruz sayın seyirciler!)

    Birden bastıran yağmur, toprağın kokusunu dalga dalga yaydı. Bu koku özgürlüğün kokusuydu kanımca. Bu koku temizliğin kokusuydu. Yağmur dinince ıslak sokaklarda yürüdük bir süre. Bana kalsa yağmur başladığı andan itibaren çıkmalıydık, içerisinde oturduğumuz kafeden. . Ama yanımda buna cesaret edebilecek kimse yoktu. Cesur olmak budalalıktı bu yüzyılda. Herkes her şeyden korkar olmuştu ve belki de…