Bardak dünden razı..

kokokooBabamın zulasındaki 70lik Tekirdağ şişesini kaptığım gibi, mutfakta beyaz peynir, rakı kadehi ve suyumu hazırladım. Rakıyı sodayla beraber içmeyi severim. Ama evde soda kalmamıştı. Geleneksel yollarla içmenin gerekliliği doğdu ve sırf bu yüzden içmemezlik yapmadım tabi.. İçimi ısıtan bir yol alışla ilerledi bedenimde.. Ağzımdan, bedenimin her köşesine yayılan sıcaklık..

Nitekim mevzu bu değil; uzatmayı da istemem bu gece.. Ben iyi bir adam değilim. Ben karanlık gecelerin hüzünlü bir aptalıyım.. Ben sarhoş masalarının en ucuz mezesiyim. Beni sen sevme.. Beni sevmesin O. Onlar sevmesinler beni.. Garip zamanların, garip yaşamlarında takılı kaldım. Ne hayrım dokunur kendime, ne başkasına huzur veririm. Sen beni kırdın. Bu ilk olmadı. Ben kendi kendimi kırarken; sen beni kırmışsın çok mu? Değil. Değil elbet.. Ki ben seni üzerim. Ben kendimi üzerken seni bin defa üzerim. Bir kadeh biter o vakit. Doldururum yarı yerine kadar bardağı rakıyla.. Bardak da dünden razı.. Üstüne de dökerim kaynak suyu.. Devam..

Ben iyi adam değilim. Ben gün ışığının utangaç aşığıyım. Günün göstermelik beyefendilerinden olamadım hiç. İçimden geldiğince yaşadım. Platonik aşkların buğusunda silindim. Hiçbir şey vaat etmeden çıktım yola, binlerce suçla itham edildi yüreğim. Yüreğim yangın yeri, yüreğim cehennem.. Herkes gibi oynasaydım rolümü ve yumsaydım gözlerimi, kim bilir mutlu bile olabilirdim. İnce düşüncelerin arasında yitirdim mutluluğu, birilerinin özgürlük tutkusunda.. Ruhları kahpeleşmiş, iki kuruşluk insanların elinde param parça olacağım biliyorum. Adi gülüşlerin sarhoşluğunda kirleneceğim. Bir gün sokağınıza gelip de bağıracağım elbette. Çok sevdim ulan! Beter ettiniz beni! Çok sevdim diyeceğim! İş işten geçmiş olacak. İş işten geçti çoktan. Siz şöminelerinizin sıcaklığını kocalarınızdan bulamıyor olacaksınız o vakit. Üç kuruşluk hesaplarınızın tutmadığını anladığınızda içiniz acıyacak.. Acısın. Yüreğim yangın yeri. Adi kahramanlıklar peşinde koşan, sözde vatansever-bayrak sever-insan sever tüm köçeklerinizin ipliğini pazara çıkaran da ben olacağım! Adi yalanlarınızın yatsısı da ben olacağım! Gülüşlerinizin sinsiliğinde, katlettiğiniz tüm duygularımın hesabını soracağım.. Ama kahpelik yapmayacağım! Ben ne yaparsam yüzünüze bakıp yapacağım, arkanızdan vuramam. Mizacıma uygun düşmez.. Ben iyi bir adam değilim. Kaypak olsaydım, yavşak olsaydım ha bir de sevgimi peşkeş çekseydim belki bir nebze iyi bir adam olurdum.. İkinci kadeh biter. Yavaş içmişim.. Doldur.. Annem yan odadan seslenir “Abarttın!” Abarttım..

Ben yıllar verirken, siz ay hesabı yaparsınız bu böyledir. Ben at gözlüğü takarken siz sözde arkadaş düşkünü olursunuz bu böyledir. Bu böyledir, ben susarım. Öyle bir susarım ki, kulaklarınız duymak için kepçe olur. Ama dilim lal olur.. Bedenim görünmez, kokum bilinmez olur. Ama kolaydır, yıl 2014 dür, mecnun çoktur ve her şey unutulur.. Eksik kalınır oysa.. Eksik bırakılır.. Kırıktır kol kanat. Sürüne sürüne de olsa yaşanılır.. Muhtaç olsak da sevgiye, sevgisiz sofralara oturup, sevgiye aç kalkılır.. Yarım kalınır. Yarım bırakılır.. Eyvallah!

Son yudum, bir göz yaşı akıtır adamın gözünden.. Rakı şişesi yarıya inmiştir o vakit. Züppelerin övündüğü kadar içmez adam. İçmesi gereken kadar içer. Hüzünle yatar yatağa. Yalnız..

KorsanKalem 02.30 05.06.2014

Benzer Yazılar

  • Karadeniz..

    Güneş batardı, ülkemin bir denizci kasabasında.. Ve hüzün kokardı limanı.. Aşk kokardı,yalnızlık,hasret,, Balık kokardı elbet,hem de en hasından! Rakı kokardı.. Deniz dalgalandı mı korkardın. Zira karaydı denizi, gözü kara, Karadeniz’di! Bahtının karalığı bir yana, güzeldi karadeniz.. Az tuzlu,ılık,hırçın dalgalı.. Bir kere deydiyse ayağın, Öyle çekip gidemezdin, kolayca! Kederliydi de Karadeniz.. KOYUNCU’nun hüznünü taşırdı, Çernobil’in.. Kanserdi,…

  • Sararmıştı yapraklar, benim hüznümden midir?

    İğreniyorum insanların yaptıklarından.. Kendimden iğreniyorum, çevremde olan her şeyden nefret ediyorum.. Gün ışığından, gecenin karanlığından..  İçtiğim biradan, içmediğim sigaradan nefret ediyorum.. Anlamıyordu hiç biri beni.. Ben her şeyi anlamaya çalışırken, hiçbiri beni anlamıyordu.. İyi bir çocukluk geçirmiştim.. Zorlu yıllarım olmuştu.. Hapis yatmıştım suçsuz yere.. Sarhoş olmuştum kumsalın birinde.. Bir mitingde coplanmıştım.. Aşağılanmıştım, dövüşmüştüm, ağlamıştım, aşık…

  • Ölüm yazıları-1

    Onca yılın biriktirdiği kirin yanında, ilk doğduğum günden baya bir eksik olmalıyım..  Ömür tüketiciler hayatın her köşesini işgal etmiş vaziyette olduğundan, çok da mücadele etme şansına sahip değiliz.. Gecenin dinginliğini kavramakta güçlük çeken çiftler geçiyor yanımdan.. Ve önümdeki çeşmeden su damlıyor belli aralıklarla.. Bir köpek kaldırıma sıçıyor ve bir iniltiyi andıran uğuldama işitiyor kulaklarım.. Her…

  • İlaçlarımı saati saatine alıyorum; ama yine de mutlu değilim doktor bey..

                    Ne yaptığımı bilmiyordum.. Anlamıyordum, anlatamıyordum.. Kendimden uzaklaşırken, kırık dökük bir  tekneyle ilerlediğimin farkındaydım.. Akıntıya kapılmıştım, batıyordum.. Kalbim kirli kanı damarlarıma pompaladıkça, çatıyordum kaşlarımı.. Ölüyordum.. Ağzıma kan kokusu geliyordu, kan kokusunu tadıyordum.. Başım dönüyordu.. Bir şeyler kopuyordu hissediyordum.. Bir hücre olabilirdi bu.. Bir hücrem yok oluyor olabilirdi o anda…..

  • Şimdi bana “A guzum” demeyecek misin?

    Uzun bir yolculuktu. Severdim aslında yolculukları. Ama bu kedere yolculuktu, ölümün hüznüne ortak oluş yolculuğuydu. O yüzdendir ki, anılar aklıma gelip durdu.. O eski güzel günleri düşündüm.. Her yaz giderdik köye, anneannelerin evine. Ben hep köy derim ama beldedir, Pelitköy.. Güzel,şirin bir belde. Dedem Mehmet, anneannem Mesiha. Ömürlerini mücadele etmekle geçirmiş, haramdan uzak, zeytinin nimetlerini…

  • Sustunuz! Hepiniz Suçlusunuz!

    Havayla paralel ilerleyen sağlığım, gece yazmama engel oldu.. Birikmiş bir yorgunluğun hastalığını yaşıyorum.. Baya bir abandım kendime.. Epey yordum, yüreğimi.. E tabi bir de ev durumu var yani annekucağında olmanın rahatlığıyla salıverdim kendimi.. Öyle gecelerdi, ateşler içinde.. Ateşim çıktığında gördüğüm bir kabus var.. Koca koca yorganlar üzerime düşüyor ve içlerinde boğuluyorum.. Hep böyle olmuştur, çocukluğumdan…