Mahkumiyet..

korskj

Kendimi bile göremiyorum çoğu kez aynada..
Aynalar da tanımıyor zaten..
Acayip bir adam oldum çıktım..
Ne bu keder bitecek,
Ne de koşulsuz şartsız yaşayabileceğim.
Ay ışığı dolduracak gecemizi,
Bunu biliyorum..
Gün ışığı gözlerimizi kamaştıracak,
Hüzünleniyorum..
Ve bir sahil kasabasında öğle vakti uykuya dalacağız hep birlikte..
Usulca esen rüzgara inat, belki de horlayacağız ağız dolusu..
Olsun işte napalım;
Bunca şeye az ya da çok her insanın eli mahkum..

KorsanKalem 03.20 03.09.2014

 

Benzer Yazılar

  • And olsun biz kazanacağız!

    Bir önceki gece sabaha karşı yatmasaydım, sabah yola çıkacaktım. Gideceğim yer başkent Ankara’ydı. Ama diyorum ya, gece uzun sürdü. Sisin içinde, huzurlu bir gece. Unutulmaya yüz tutmuş şeylerin, serin bir bahar gecesi yan yana gelmesiydi gecenin özeti. Meyveli bir şaraptı gece… Hayatın yaşanılası anlarından biriydi. Çok güzeldi, çok sade ve tertemizdi; insana dair… Hayatın içindeki…

  • Yine Aynı Bir Sabah İşte!

    Yine uyandım. Akşam fena şekilde içmiştim, kafam çatlıyor.. Yatakta bir süre öylece oturdum ve etrafımı izledim. Yatıp akşama kadar uyumak geçiyordu içimden.. Telefonu kapatmak, zili yerinden sökmek, kulaklarımı tıkamak.. Ortalığı bok götürüyordu.. Pislik içinde yüzüyordum adeta! Her zamanki gibi kalkıp yatağımdan yerdeki eşyalara, çöplere tekmeler savurarak dolanmaya başladım, ne sıkıcıydı.. Giyinip mesai denen şeyde koşturup…

  • Oradan 15-16 anahtarı uzat..

                    Mat renkler hakimdi her yere.. Sağda solda kırık dökük arabalar vardı.. Ve kaynak sesleri, çekiç sesleri, araba sesleri işitiliyordu.. Barut vari bir kokuya, boyanın o iç geçirten kokusu eşlik ediyordu.. Ve pek tabi, kıyıda köşede kalmış bir köfteci ızgaraya attığı köfteleri çevirmekle meşguldü.. Köftenin de o çekici kokusu…

  • Ölüm yazıları-1

    Onca yılın biriktirdiği kirin yanında, ilk doğduğum günden baya bir eksik olmalıyım..  Ömür tüketiciler hayatın her köşesini işgal etmiş vaziyette olduğundan, çok da mücadele etme şansına sahip değiliz.. Gecenin dinginliğini kavramakta güçlük çeken çiftler geçiyor yanımdan.. Ve önümdeki çeşmeden su damlıyor belli aralıklarla.. Bir köpek kaldırıma sıçıyor ve bir iniltiyi andıran uğuldama işitiyor kulaklarım.. Her…

  • Boş Masallar..

                      Dikine dikine giderken hayatın küçük oyunlarında, Buğulanmış camlara çizdiğimiz evlerin bahçelerinde düşlerdik aşklarımızı.. Bir vapurun oynaklığında durmaya çalıştığımız günden beridir, kaypaktı her zemin.. Terlerken tutuğumuz eller, Hiç bitmesin diyeceğimiz o uzun sokak yürümeleri ve ardından ilk öpüşler, Silmek istemediğimiz temiz sayfalarındandı koca hayatın.. Düşerken, koşarken, batıp…

  • Bir ev, bir bira, bir havuç ve eski bir kaşar.. Tutarsız bir hikaye..

      Boş bir evde en derbeder şey su sesleridir.. Malum İncir Reçeli isimli filmin de vurguladığı bir temaydı.. Mutfağın musluğu damlatıyor.. Ve ben bunu salondan işitiyorum.. Bu çok sinir bozucu ve gücüme gidiyor.. Havuç sevdiğim meyvelerdendir(sebzelerdendir*).. İki katmanlıdır havuç.. Bilenler bilir bilmeyenler ise hayatın çoğu rengini kaçırmıştır çoktan.. Ben önce dış katmanını sonra iç kısmını…