İsimsiz

Bunca insan; omuzlarına basabasa çıkmak isterken yukarılara ve yine bunca insan kalbini kıra kıra tanımak isterken dünyayı; bir mide ağrısı ne kadar önemlidir ki hayat diliminin şu anında?

Yani akşam oluyor ve hiç engel olamıyorsun.. Yani canın yanıyor, için acıyor, bir yerlerin kemiriliyor ve senin sesin bile çıkmıyor! Işıkların birer ikişer yandığı yalancı bir sahnedir gece.. Kirli suratların olduğu ve gizli işlerin döndüğü pis kokulu karanlık.. Yalancı ve rengarenk ışıklarla süslenmiş acımsı şekerleme..

Bu satırları yazmak kolay değil.. Bu satırları yalnızken yazarsın.. Yalnızların harcıdır hafızalara kazımak.. Bunca yalan dolanı bir kenara bırakırsak, rüzgar içini titretir.. Ve dalga sesleri melankolik bir iç huzur aldatmacasıdır..

Mum yakmak direnişe başlamaktır.. Mumların dansını seyretmekse delilik.. Zira içine çeker ve bir yerlere hapseder.. Geceye, yalnızca mum ışıltısı gerçek manada karşı koyar.. Diğer herşey somut budalalıktır..
KorsanKalem 19.06.12 22.15

 

Benzer Yazılar

  • Kirli dünyaların soğuk mezesiydik nihayetinde..

    Cennetin ve cehennemin ayrımında, dünyanın sıradan hareketlerini gözlemliyorum.. Şeytanın aslında insan olduğunu anlıyorum.. Ölümler soluk, mat yağlı boya tablo misaliydi.. Sansasyonel haberler günden güne artmaktaydı ve gazeteler binbir çeşit yalan haberle doluydular.. Ölüme çok yaklaşmış olan insanının gözündeki o korku hali.. Ne gariptir değil mi? Arabanın çarptığı kadın; ıslak ve soğuk o pis asfaltın üzerinde…

  • Medeniyetin üstüne kusan bir ayyaş!

    Çok tuhaf.. Sistem içine aldıklarını ağır ağır öldürüyordü.. Hep bir saymacaydı hayat.. Şu yıl geçsin bir kıdem alayım, on yıl sonra emekliyim, iki gün sonra tatil.. Evet hergün milyonlarcası bunlarla avutuyordu kendini.. Ve epey mutlu görünüyorlardı.. Koşturdukları ve aslında kendilerinin bir gram dahi istemedikleri serüvenlerde hayatlarını dünyanın en gereksiz, dünyanın en saçma şeyleriyle mahvediyorlardı.. Yarınlara…

  • Benim dengemi bozmayın!

      *Sizin alınız al inandım Sizin morunuz mor inandım Tanrınız büyük amenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Bütün ağaçlarla uyuşmuşum Kalabalık ha olmuş ha olmamış Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum Ama sokaklar şöyleymiş Ağaçlar böyleymiş Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim diz…

  • Yalnız..

    Bir uğultu işitiyordum. Muhtemelen gecenin sesi olabilir. Aldırış etmeden yürüyordum. Kediler uyuşuk hareketleriyle çöpleri eşeliyordu. Soğuk diyorum kendi kendime… “Umarım karınlarını doyururlar.” Deniz kenarına vardığımda, dolunayın olanca ışığını denizin üzerine yansıttığını gördüm. Işıl ışıl ve hareketliydi deniz.. Yakamozun, hayatımda daima önemli bir yeri olmuştur. Nerede görsem durup bir süre izlemeye koyulurum. Hayatın huzur mekanlarından biridir…

  • Öncesi..

    Çok yazık.. Kıştan çalınma bir poyraz esti üzerimize ve toz kalktı. Nefes almak güç.. Bir annenin çocuğunu yıkaması kadar hoş ve sabunu kafasına vurması kadar nahoş.. Ağır kahvelerin hükmünde verildi cezam; böbreğim kesildi, ciğeri beş para etmeyen bir doktorun yanlış tedavilerine kurban edildi gençliğim, genç telaşım ve sevdalar.. Huzur eski bir apartman dairesinin çürümüş balkonlarında…

  • Geyiklerin boynuzu..

    “Söz-44:Hiç kimseye iyi dileklerde bulunmuyorum, bunca yıl bulundum da noldu? Hep daha beterini yaşadık, ne haliniz varsa göreceksiniz bu sene de hakettiğimiz gibi.. KorsanKalem” Saat 16.00 suları içmeye başladık. Daha öncesinde eve temizlik ayarı yaptık biraz. Öyle çok bişey değil, biraz süpür, biraz çöp at, bulaşık yıka falan.. Daha da öncesinde alışveriş yaptık, biraz nevale…