Şah-Mat!!!

Şah çekip duruyorsun! Ve her şah çekişinde böbürleniyorsun, garip bir gururlanma.. Şaşkınlıkla izliyorum oyunu, yapmak istediğini biliyorum. Tüm gücünle bana saldırıp köşeye sıkıştırmak tek hayalin.. Gözümün, yenilmiş pislik bakışını almasını görmek istiyorsun işte.. Nasıl bir hırstır, ne gözü dönmüşlük. Hamle hamle yaklaşıyorsun ve köşeye sıkışmaktayım.

Hakaretler ediyor, yanındakilerle eğleniyorsun.. Çok da önemsiz bir haldeyim,yanınızda.. Sıradan giyinen,standart bir adamım işte. Ama burada olmam cesaret işi! Yürek işi.. Ve ben buradayım, bu masada! Yenildiğimde de aynı yürekle kalkıp gideceğim buradan. Ve hiçbişey kazanamayanların yanılgılarına ortak olmayacağım.. Burada durmaktansa  kokuşmuş bir meyhanede sızmayı yeğlerim.. Hep kazanacaksınız, hep sizi sevecek zaten kadınlar, hep zirvede olacaksınız. Kabul ediyorum.. 

Sinirlendim yine..!

Hadi bitsin oyun, fakir-gururlu-sıradan-ya-da-sıradışı-genç-adam-güç-timsali-ukala-sevgi-yoksunu-sırıtkan-zengin-züppeye-Şah çeker! Şah-Mat, oyun biter…

Ben içmeye gidiyorum, siz gülmeye devam edin!!

 

KorsanKalem 

Benzer Yazılar

  • Boşluklarda süzülüyorum..

                   Gece her zaman ki gibi sinir bozucuydu ve sokaklar anlamını yitirmiş aydınlıklar taşıyordu.. Sokak lambalarında uçuşan sinekler misali gereksizdi soluk alıp verişimiz.. Bir yatakta, birkaç kitapla sevişmeye bırakırdı yalnızlar, gece uzar giderdi..                 Çok şeye sahip olup çok şeyden yoksun bırakıldık.. Bir anne sıcaklığına uzaktık artık.. Sevgilimiz gitmişti.. Çok…

  • Ve hüzün kokuyor yine şehir.. Bütün yalnız sokaklarda.. (İyi ki doğdun Abi..)

    Hayatım beklediğim gibi değildi.. Bu aralar da pek iyi sayılmaz.. Şansoyunlarında epey çuvalladım.. Bugün eksilerde süzülüyorum.. Çok umursadığımı söyleyemem, ama canımı sıkmıyor da değil hani! Bir kangal sucuk aldım, iki sıcak çikolata paketi ve bir paket çok tuzlu çekirdek(çiğdem,ay çiçeği,günebakan, ne haltsa!), geceyi bunlarla tüketeceğim.. Su ısıtıcısana su koyup  maçın seyrine daldım, epey sonra sıcak…

  • Kötü bir gece

    Karanlık odalarımıza sığındık. Binlerce sayfalık kitaplarımıza sarıldık Seni aradık, Gökyüzünde değildin Gökyüzünde olsan olmazdı yeryüzündeki kötülük Yerin binlerce kilometre altında değildin, Yerin altında ecelsiz öldürülen bedenlerden başka bir şey yoktu çünkü Toprağına çıplak ayaklarımızla bastık, suyunla yüzümüzü yıkadık Ne hikmet vardı, ne rahmet, ne huzur, ne sevgi… Tükenen kaynaklar arasındaydı insanlık Sana yüzümü sürmek isterdim…

  • Karlı bir gökyüzü..

    Karlı bir gökyüzünü izlemekten başka yolunuz yok ise, öylece izlemeyi seçmelisiniz bu doğa harikasını.. Yaşanan bunca hikayeyi bir kenara bırakıp kendi küçük hikayemizin peşinden koşturmayı öğretiyor hayat.. Ve bu soğuğa rağmen baharın ilk günlerini yaşıyoruz işte.. Yapaylık havuzunda yüzen kağıt gemilerin hüznünü taşıyorum.. Biliyorum ki o gemiler suyu içine çektikçe batacak.. Bu hüzünle hep gülümsedim…

  • Boş Masallar..

                      Dikine dikine giderken hayatın küçük oyunlarında, Buğulanmış camlara çizdiğimiz evlerin bahçelerinde düşlerdik aşklarımızı.. Bir vapurun oynaklığında durmaya çalıştığımız günden beridir, kaypaktı her zemin.. Terlerken tutuğumuz eller, Hiç bitmesin diyeceğimiz o uzun sokak yürümeleri ve ardından ilk öpüşler, Silmek istemediğimiz temiz sayfalarındandı koca hayatın.. Düşerken, koşarken, batıp…