Küçüktük

Küçüktük,heyecanlarımız farklıydı..Kocaman yüreğimiz,küçücük ellerimiz vardı ve hayallerimiz..Dünya henüz karmaşık değildi,güzeldi..Hayal sahneleri kurgulayıp inanırdık,gözümüzün yaşı sadece diz kapaklarımızdaki kabuk tutmuş yaralara ve kırılan oyuncaklarımıza akardı.Zira henüz kalbimiz kırılmamıştı.. Küçüktük, toprağa rengarenk ve tatlı sakızlarımızı gömüp kocaman sakız ağaçlarının çıkacağına inanırdık..Güzel oyuncaklarımız vardı ve bizler güzel oyunculardık..Küçücük kalbimizde aşk da vardı,çocukluk şarkılarıydı hepsi ve oyun arkadaşları.. Küçüktük ve herşey güzeldi aslında,ama.. Ama BÜYÜDÜK..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Dağılmış nar taneleri… (Okumanız ve okutmanız dileğiyle…)

    Yine; uzunca bir süre ekrana bakıp, tek bir kelime bile yazamadığım bir durumun içinde bulunuyoruz. Korkarım bu bitmeyecek. Ama bitmeli… Geriye dönük bakarsanız eğer, buna benzer bolca yazıya rastlayacaksınız. Bakmayın… İçiniz sıkılır. Çünkü farklı adresler ve farklı isimlerin bir tekrarını yaşamaktayız… Sonuç yine gözyaşı ve hiçlik hali… Bu işler biter. Bitmeli de. Ama boşboğazların silah…

  • Şah-Mat!!!

    Şah çekip duruyorsun! Ve her şah çekişinde böbürleniyorsun, garip bir gururlanma.. Şaşkınlıkla izliyorum oyunu, yapmak istediğini biliyorum. Tüm gücünle bana saldırıp köşeye sıkıştırmak tek hayalin.. Gözümün, yenilmiş pislik bakışını almasını görmek istiyorsun işte.. Nasıl bir hırstır, ne gözü dönmüşlük. Hamle hamle yaklaşıyorsun ve köşeye sıkışmaktayım. Hakaretler ediyor, yanındakilerle eğleniyorsun.. Çok da önemsiz bir haldeyim,yanınızda.. Sıradan giyinen,standart bir adamım…

  • Kadın ERKEK eşitliği!! (Şuraya otur!)

    Erkek oturacağı yeri gösterir “Geç şuraya otur!” Kadın dolmuşun içindekilere sapıkmış gibi bakıp, adamın gösterdiği yere oturur! Bu bir gözlemdi. Bana ait bir gözlem. Gayet açık ve netti! Üzerine yazılacak da birşey yoktu aslında! Erkekler çok güçlüydü ve kadınlara itaat etmeleri söylendi! Yazıyordu ama yasada eşitsiniz siz! Eşit olsalardı, gösterir miydi erkek kadına oturacağı yeri?…

  • Dünyanın Son Kahramanları

    Bu keşmekeşlikte yabani otlar misali girdiler hayatlarımıza, Biz çay demlerdik, olmadı iki fincan kahve yapardık, Ve oturur karşılıklı içerdik.. Bu yolda yüreğimizi oyar gibi girdiler oyunlarımıza, Tavlada bir sen yenerdin bir ben, Beraberliğe yürürdük bu hayatta hep, Ve hırslarımız yokken mutluyduk .. Farklı farklı adamların farklı farklı sorunlarıyla yüz yüze kaldık, Bu darboğazda, bu yoksullukta…

  • Geyiklerin boynuzu..

    “Söz-44:Hiç kimseye iyi dileklerde bulunmuyorum, bunca yıl bulundum da noldu? Hep daha beterini yaşadık, ne haliniz varsa göreceksiniz bu sene de hakettiğimiz gibi.. KorsanKalem” Saat 16.00 suları içmeye başladık. Daha öncesinde eve temizlik ayarı yaptık biraz. Öyle çok bişey değil, biraz süpür, biraz çöp at, bulaşık yıka falan.. Daha da öncesinde alışveriş yaptık, biraz nevale…

  • BAZAN.. (Bazen..)

      Yolda yürürsün, sessiz varlığının hiçbir önemi yoktur aslında.. Birçok bedenin hiçlik üzerine yokolduğunu bilirsin.. Birşey yapamazsın bu durumda, sadece izlersin.. Bazan mevsim hüzün getirir, gözyaşı yağar, soğuk eser, yel alır.. Gülüşler kabahat gibidir bazan.. Gölgeler belirir etrafında.. Kahkahalar arasında gözyaşı doğar.. Bazan bağıra çağıra, haykırarak, salya sümük ağlarsın.. Neden diye soranlara, bir nedeni olmadığını…