Geceye Düşülen Notlar-10

Çok sıkıcıydı.. Sistemin çorak arazisinde, birbirlerini öldürüyorlardı insanlar.. Ve herşey boştu o anda, çiçekler, güzel kokular, aşk falan..

Dün gece deliliğe övgüler düzdüm yine, hakan sabaha karşı karşıma çıktı. Sohbet ettik öyle ayaküstü.. Değişik bir bot vardı ayağında, top sakalı baya bir uzamıştı, saçları hafif Bob Marley tarzı.. İçinde içlik ve üzerinde lacoste ceket. Elinde yaklaşık 1 metrelik bir çıta. Diğer elindeki küçük zımparayla eğriliğini gidermeye çalışıyor.. Arada sağa sola heyecanla sallanıyor..

Çıtayı napacağını sordum(genelde ilginç şeyler üretiyor), çıta mı tespih mi bu diye cevapladı. Tabi zaman geçirmek için hangisi daha iyidir çıta mı tespih mi dedi.. İsimlere çok önem veriyor, soyadımla ilgili yaptığı yorumlar ve bilgisi beni onun hakkında daha çok bilgi sahibi olma isteğimi tetikledi. Daha sonra yıldızların sayılıp sayılamayacağını sorguladık, çöldeki kumların.. Mustafa Kemal’in dine bakışını da.. Dinin günümüz dünyasına nasıl adapte olacağını da sorguladık. Bunlara verdiği cevapları burada anlatacak değilim..

Kış erken geldi dedim benimle aynı düşüncede değildi, daha donma tehlikesi geçirmedim dedi.. İlginç biri, almanca ve ingilizce bildiğini biliyorum, hergün onlarca kilometre yürüyor, herkesle konuşuyor.. Umarım onunla daha çok vakit geçirebileceğim anlarla karşılaşırım..

Deliliğe övgüler düzecek kadar deliyim işte..  Akıllarınızı başınıza alın, deliliği bize bırakın..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Geceye Düşülen Notlar-3

    Aptal kutularının hayal sahnelerinde sezon finalleri birer ikişer yapılmaya başlandı. Ve kutular insanlara sıkıcı gelmeye başladı.. Biranda hayır işlerine merak sardılar.. Boşluk doldurmaca oynuyorlar.. Hep sıkıcı gelmişti oysa bana! Yaza çevirildi sonunda yüzümüz.. Fena şekilde yaktım bile sırtımı.. Deniz vazgeçilmezdi hayatımda, farklı bir bağ vardır aramızda.. Ama denize girip de sahilde uyumamalıyım:) sonrası iyi olmuyor…..

  • Geceye Düşülen Notlar-31

    Akdeniz’in sıcak ikliminde, soğutulmuş bir odada, terli eller, üstte tişört, altta boxer, türlü bunalımlarla savrulan bir ruh hali ve Yavuz Çetin’in “Dünya”sı eşliğinde bir seremoni olarak tuşlamaktayım okuduğunuz metni. Bir yazarın bağımlısı olduğu en önemli şeyin yazmak olduğunu bildiğim halde, gündelik parçalanışlarımı bir araya getirememenin bir cezası olarak da tutukluk yapmış durumdayım. Hani o savaş…

  • Geceye Düşülen Notlar-32

    Yazmaya kaç zamandır elim gitmiyor. Günler trenler gibi geçip giderken, ben de çoğunun unuttuğu bir kasaba gibi duruyorum Anadolu’nun bir köşesinde. Anlamaya çalışmıyorum. Tek bir satır okumuyorum. Günler vagonlara doluşup geçerken, istasyonumda tek bir yolcu bile yok. İşte bu yüzden hiç durmuyor o trenler buralarda. Ben ise her geçen trenin ardından bir sigara tüttürüyorum. Her…

  • Geceye Düşülen Notlar-1

    Yolların bitmek tükenmek bilmeyişi aslında birçok insanı korkutmuştur. Tabi engebelidir yollar, keskin virajlı… Kuralları vardır, levhaları, ışıkları… Uymaz genelde insanoğlu hiçbirine ve ağır gelir yolun yükü. Bir yerlere toslar gidersin… Evet, yorucudur da, hele uzun yolculuklar… Değişen şartlar, koşullar… Ama tek bilindik şey, belirsizlik… Dünya çok belirsiz aslında… Ki bu belirsizlik, bazen çıldırtıyor insanı… Gerçekten!…

  • Geceye Düşülen Notlar-12

    Yorgundum.. Herkesin yaşadığı yorgunluklara, dertlere tasalara sahiptim.. Büyük şehirlerin yaşamından uzak yaşıyordum.. Ama nihayetinde bir şekilde ilişkim oluyordu büyükşehirlerle.. Ankara.. Bulutlarla kaplıydı, soluk ve ıslaktı.. Renksizliği şaşırtmadı.. Artık renkli olamazdı olmamalıydı.. Siyasetin pisliği tüm doğasına işlemiş ve sevimsizleşmişti.. Hava da tam uygundu şehrin bu haline.. Artık Ankara ölmüş bir kentti benim için.. Kaybedilmiş bir parça,…

  • Geceye Düşülen Notlar-23

    Gitmenin telaşını taşıyan bedenim, gitme fikrini kabullenmiş olsa da içime yer eden burukluk canımı sıkıyor.. Eski şehirlerin yeni insanlara fazla geldiğini düşünüyorum.. Eski benliğimizin yeni bilincimize fazla geldiği gibi.. Bir gazete kadar saçma fikirler türeten öyle budalalar var ki.. Ve sahip olduklarının büyüklüğünü göremeyip küçük oyunlar peşinde koşturan öyle zavallılar var ki.. Hiçbir şeyi hiç…