Neylersin?

“KARARTMA

Kapılar tutulmuş neylersin
Neylersin içerde kalmışız
Yollar kesilmiş
Şehir yenilmiş neylersin
Açlıktır başlamış
Elde silah kalmamış neylersin
Neylersin karanlık da bastırmış
Sevişmezsin de neylersin
Paul Eluard”

Neylersin sevdiğim? Ben böyleyim neylersin? Gülümserken bile ağlarım, ağlarken bir köşede, deli gibi gülerim.. Islanmayı ve üşümeyi severim ama hep umudumdur güneşli birgün, neylersin.. Tutarsızım, anlamsızım belki; korkağın tekiyim belli.. Çekinirken insanlıktan, kalbim çırpınır, göğsüm de bir acı, adı aşk adı sevda neylersin.. Yorgun bedenim ve soluk tenim üzecektir seni, ama neylersin; yaşanacaklar vardır.. Bir hüznü deniz kenarında seninle paylaşmak da güzeldir, acının en beteri ölümü tatmak da.. Ben biraz şair biraz yazar biraz deli biraz askerim işte, neylersin herşey istenilen gibi olmuyor.. Ve ben bir şarkıyla milyonlarca uzakta, biryerlerde gözyaşına ortak oluyorum.. Dedim ya biraz deliyim.. Akıllı gösterebilirsen eğer.. Sen bana aldırma, neylersin ki ben böyleyim, biraz yazar, biraz şair, biraz asker, biraz deli, ha biraz da sevdalı..
KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Saçmalayan yazılardan biri..

    Eskiden yazı araçları azdı, kağıt bulunmazdı ve yazacak ne çok şey vardı.. Şimdilerde kalemler,kağıtlar falanlar filanlar, yalanlar arttı, yazacak şey kalmadı.. Diyoruz da, dolu kitabevi var.. Habire osuruktan kitaplar basıyorlar.. Büyük bir mağazanın bir köşesine yığılıp bayatlamış besinlerden daha ucuza satılmak için basılan kitaplar.. Ben böyle durumlarda marketten tuvalet kağıdı alırım.. Kıçımı silmek için.. Vasat…

  • Yaşıyoruz Herşeye Rağmen..

    Alkolin bedenime verdiği uyuşukluktan ötürü,mantıklı düşünme yetimi bir süre önce yitirdim. Yarın bir otobüs yolculuğuna çıkacağım. Yol uzun.. Ne yazayım işte, bilemedim.. Hiç havam yok bugün! Her zamanki monotonluk.. Yaralayıcı bir yalnızlık. Mal mal telefona bakmanın hüznünü yaşamak fena be. Yalnız olduğunu hissettiriyor çalmayan telefonlar.. Tek telefonlar da değil.. Aman salla gitsin, iyiyiz işte. Ölmedik…

  • Herkes içer ve herkes..

    Hava ilerleyen saatlerde soğumakta.. Ve benim ilerleyen yıllarla kaşlarım çatılmakta.. yalnızlığa övgülerle sövgüler arasında, koca bir gökyüzünü izlerken, bir yıldızın kayabilme oranlarına da kafa yoraraken, ömrün yitip gidişini selamlıyorum.. Öyle katıksız öyle aç ve muhtacım ki sevgiye! öyle böyle değil! gece ışık saçan herşeye lanet okurken sokakalarda, dönüp dolanıp girdiğim o rutubetli odada, kırmızı ışıklı…

  • İlaçlarımı saati saatine alıyorum; ama yine de mutlu değilim doktor bey..

                    Ne yaptığımı bilmiyordum.. Anlamıyordum, anlatamıyordum.. Kendimden uzaklaşırken, kırık dökük bir  tekneyle ilerlediğimin farkındaydım.. Akıntıya kapılmıştım, batıyordum.. Kalbim kirli kanı damarlarıma pompaladıkça, çatıyordum kaşlarımı.. Ölüyordum.. Ağzıma kan kokusu geliyordu, kan kokusunu tadıyordum.. Başım dönüyordu.. Bir şeyler kopuyordu hissediyordum.. Bir hücre olabilirdi bu.. Bir hücrem yok oluyor olabilirdi o anda…..

  • Kısa..

    Ya çok erkendi, ya da çok geç. Evet gelmiştik dünyaya ve bu kokuşmuşlukta tıkanıp kalmıştık..  Bozuktu herşey, ve gramafonda eski bir plak çalıyordu.. Gereksiz bi ayrıntıydı hayatın karmaşasındaki, aşk.. Ve uzmanlar tahminlerini sunuyorlardı TV kanallarına. Ki ben olasılıklardan nefret ederim! Yalnızlıktan da! KorsanKalem Görüntüleme: 782

  • And olsun biz kazanacağız!

    Bir önceki gece sabaha karşı yatmasaydım, sabah yola çıkacaktım. Gideceğim yer başkent Ankara’ydı. Ama diyorum ya, gece uzun sürdü. Sisin içinde, huzurlu bir gece. Unutulmaya yüz tutmuş şeylerin, serin bir bahar gecesi yan yana gelmesiydi gecenin özeti. Meyveli bir şaraptı gece… Hayatın yaşanılası anlarından biriydi. Çok güzeldi, çok sade ve tertemizdi; insana dair… Hayatın içindeki…