şemsiye

  • Şemsiyelere de lanet olsun şu hayatta!

    Aynı şemsiyenin altında, ıslanmıyorduk. Ama ben ıslanmak istiyordum. Güneşin bulutlar ardına gizlendiği her gün ıslanma taraftarıydım. Şemsiyelere o yüzden karşıydım. Islanmaktan korkuyordu. Sanki eriyecekti hanımefendi. Sonra ben durduğumuz yerden uzaklaştım. Yağmurun içine doğru… Sokağın birinde ıslanıyordum. Mesaj attı. “Nereye gittin be adam?” yazmış. Cevap yazamadım. Dokunmatik ekranların en büyük gazabından biri bu… Islanınca yazamıyorsun.  Yazamayınca…

  • Yağmurlu bir gündü…

    Geceden beri yağıyordu yağmur, durmadı pek. Birkaç kere dışarıya çıkıp usulca ıslandım. Islanmayı severim, yağmur kokusunu ve yağmurun getirdiği hüznü de… Hüzün, hayatın her anında vardır aslında ama bulutun taşıdığı hüzün yüklü damlaların toprakla buluşması farklı gelir bana. Para babası için basit bir doğa olayıdır. Bakış farklılığı işte! Böyle bir zamanda toprakla bedenin buluşması insanı…