Yeni neslin yaşadığı boşluğa aparkat atmak-1*

Halk müziği konserinde öyle içlendim ki.. Herkes serilmiş yerlere, izliyorlardı konseri.. Mutluydular yada öyle görünüyorlardı.. Eve gidip dergiyle ilgili projeler üretmeliydim.. Ama orada kalmayı tercih ettim.. Sanırım dışarıdan gören birisi için mutlu izlenimi veriyordum.. Demek ki içimdekileri dışa vurmakta güçlük çekiyordum.. Ya da her insanın durumu böyleydi.. Yani genel insanların özelliği olma ihtimali vardı bu durumun..

Yorgundum.. Evi temizlemem gerekiyordu.. Yoksa bu ev beni çıldırtabilirdi.. Banyoyu temizledim.. Daha sonra mutfakta buzdolabını ilk defa bu kadar iyi temizledim.. Temiz görünüyordu.. Yorgundum.. Salonda belli bir saat uyumalıydım.. Uyudum da.. Hatta uyudum uyandım.. Sevmem gündüz uyumalarını ama bazen bünye yığılıp kalıyor.. Hayat yorucu ve yıllar yaşlandırıyor.. Hiç bir doktor tavsiyesine uymadım.. Uyamazdım.. Eğer ona uyabilmiş olsaydım, herşeye uyardım.. Sistemin en sivri dişlisi olurdum.. Kuralların adamı, paranın köpeği olabilirdim.. Kıçım açıkta kalmasın diye onlarca kıç yalardım.. Dedim ya mesele dik durabilmekte.. Eğildin mi gider..

Konser aslında açmıştı zihnimi.. Kendi kültürünü öğrenmeden başka kültürlerin oyuncağı oluyordu gençler.. Yani türküler komikti onlar için.. Umurlarında değildi, toplumun heyecanları.. Anne babalar utanç vesilesiydi.. Çoğu iletişime bile geçemiyordu.. Sanırım derginin temel kaygısı bu olacak.. Toplumsal sorunlara edebiyatla çözüm aramaya çalışmalıyız.. Farklı bir edebiyat anlayışıyla gençlerin ilgi alanı olabileceğimizi düşünmeden edemiyorum.. Bugün kitap okumaktan haz almayan genç bireyler, umarım yarın daha meraklı ve duyarlı olabilir..

Nitekim, gece oldu.. Ve ev hala kirli.. Banyo ve buzdolabı dışında tabi.. Ya banyoda küvete gireceğim ya da buzdolabına.. Şaka bir yana, zaman geçiyor.. Ve çoğu şeyi boşu boşuna yaşıyoruz.. Neyse.. Bu aralar Kafka’ya sardım.. 6.45 yayınlarına ve Kaan Çaydamlı’ya teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.. O hışırtılı gırtlağına sağlık..

KorsanKalem 18.07.12 00.42

*Bu girişti.. Gençliğe öbür yazıda çok pis dalacağım..

Benzer Yazılar

  • Boşluklarda süzülüyorum..

                   Gece her zaman ki gibi sinir bozucuydu ve sokaklar anlamını yitirmiş aydınlıklar taşıyordu.. Sokak lambalarında uçuşan sinekler misali gereksizdi soluk alıp verişimiz.. Bir yatakta, birkaç kitapla sevişmeye bırakırdı yalnızlar, gece uzar giderdi..                 Çok şeye sahip olup çok şeyden yoksun bırakıldık.. Bir anne sıcaklığına uzaktık artık.. Sevgilimiz gitmişti.. Çok…

  • Ve hüzün kokuyor yine şehir.. Bütün yalnız sokaklarda.. (İyi ki doğdun Abi..)

    Hayatım beklediğim gibi değildi.. Bu aralar da pek iyi sayılmaz.. Şansoyunlarında epey çuvalladım.. Bugün eksilerde süzülüyorum.. Çok umursadığımı söyleyemem, ama canımı sıkmıyor da değil hani! Bir kangal sucuk aldım, iki sıcak çikolata paketi ve bir paket çok tuzlu çekirdek(çiğdem,ay çiçeği,günebakan, ne haltsa!), geceyi bunlarla tüketeceğim.. Su ısıtıcısana su koyup  maçın seyrine daldım, epey sonra sıcak…

  • Veda..

    Zaman geçiyor.. Bulutlu, güneşli, yağmurlu ve yeryer karla karışık yağmurlu.. Ömür geçiyor, neşeli, kederli, hüzünlü, ilginç, komik.. Bazen uzun süre ellerin boş kalıyor, bazen doluyor.. Kalbin bazen bedenin için değil de başka bir beden için atıyor.. Bazen kırılıyor.. Bazen için parçalanıyor.. Hayat geçiyor.. Bulutlu bir gündü bugün ve sıkıcı, şiir telaşı içinde bulamadım kendimi.. Vedaya…

  • Mutluluğun Kıyısından Dönenler

      İhtiyar, aksak adımlarla kapıyı zorladı.. Basite indirgemişti hayatını.. Az yiyor, çokça içiyordu uzun yıllardır.. Al al olmuş yanakları müzmin bir ayyaş olduğunun göstergesiydi.. Masaya oturdu..  Sabahtan kalan şarabından bir bardak aldı ve yudumladı.. Her yudumda maziyi deşen zihni, yine onu çok eski yıllara götürmüştü.. Bir sahil kasabasında yedek subaydı.. Günler çok ilginç geçiyordu. Zira…

  • Büyüdükçe küçül oğul..

    Çok da önemli değildi aslında hayat.. Yaşanılası ve görülesi şeyler dışında.. Monotondu yani.. Basit bir hikaye.. Doğum ve ölüm arasındaki kısa soluklanış.. Buz gibi denizine gireceksin hayatın, zira gerçekliktir soğuğun sana hissettirdiği.. Titreyişin de basit bir tepkidir.. Ama korkunun aldığın nefesin bir zerresinde var olduğunu bilmelisin.. Misal aşk.. Yavaş yavaş öldürür insanı ve  hissetmezsin bile…..

  • Af Dilesem…

    Herkesin en iyi yaptığı şeyi, nedense ben yapamıyorum. Herkes suçu başkalarında arıyor. Bense tek suçlunun kendim olduğunu ilan ediyorum. Biliyorum, çevremdekilerin de gözleri benim üzerimde… Ama tüm suçu üstlenmişken, bir yandan da izliyorum sizi. Gizli gizli güzel günler diliyorum. Sessiz bir takip benimkisi. Hüzünlü de bir yandan. Çok özlüyorum o günleri. Eski günleri yani… Hayatımın…