Yorum yok! Yorum çok yada Bok!

Bunca bok çukuru varken dünyada,hergün fena haberler izlerken, yazasım gelmedi.. Gelmiyor.. Mutlu tablolar çizemiyorum ne bileyim.. Komik geliyor renkli cümleler.. Manasız..

Umudunu kaybetmiş,huzursuz bir ruh hali içindeyim.. Ve yağmur yağmakta, hava soğuk.. Kahreden telaşımı bir kenara bırakmışım.. Beş kitap birden okuyarak zihnimi dinlendiriyorum. Boşluğun o tarifsiz duygusalında süzülüyorum.. Gelen günlerin karamsarlığı sarıyor..

Bu arada aptal kutularındaki apıksapık haberlerin hayretleri içindeyim.. Millet çıldırmış. Bi bok olmaz yani.. Pompalılar, dayak, yumruk, silah, bomba, kalpkrizi,hastalık,şüpheli ölüm, aldatma, töre, yağcılar, hırsızlar, soğuklar,yıkıntılar.. Daha uzatılabilecek çok bok var.. Uzun süredir yumruğumu kullanmadım.. Baya oldu.. Haberleri izleyip gidip bir siyasetçiyi pataklayasım var! Ne lan bu diyesim var..Bir boku beceremiyorsunuz. Mecliste kavga edersen iş bitmiştir zaten.. Haberlerdeki şiddeti yadırgamamalı yani!

Kaçımız biliyordu kaçak elektrikleri de bizlerin ödediğini? Ödüyormuşuz.. Birileri çaladursun, öderiz biz.. Sikik.. Bu tabir bu durumu tam karşılamakta bence.. Düzen hastaları, ah o düzen bozmaları yok mu?.. Sistemin açıklarını bulup kaçacaksın.. Para aga para.. Bir söz vardı tam aklımda değil(yazıyı yazarken net yoktu!) “Lidyalı çocuk bulmasaydı parayı, belki ağlamazdı libyalı çocuk” gibi bişeydi*.. Güzel sözdü.. Öyle.. Kirli çark, bu dünyaya layıktı.. Herşeyi kabul ettik ve sömürülüp durduk nihayetinde.. Böyle de gider.. Hak deriz, hukuk deriz, demokrasi deriz, deriz deriz dururuz.. Ölüp gideriz..

Bir baba oğlunu sol grubun eyleminden koparmaya çalışışını izledim.. Sol görüşe eleştirim değil, bunlar solcu falan değil zira! Bir orospu babanın oğlunu isteyişine, sana ne gelmek istemiyor diyor! Orada olup, uzun süredir kullanmadığım yumruğu kafasına indirmek istedim! Bunlar çok tehlikeli gruplar, bunların amacı falan yok.. Solu bölen, sulandıran, yapısızlaştıran gruplar bunlar.. Bu konu hakkında ayrıca bir yazı yazacağım, gece yada yarın.. Ama o babaya gönülden destek veriyorum..

Bedelli için sidik yarışı başladı.. Zengin agalara gün doğdu.. Götünü yiyim ayağı.. Sistem bunu gerektiriyor kanımca.. Ciks giyinen patron çocuklarına postal kokusu, sert ranza, silah soğuğu yakışmaz herhalde! Adanalı mehmet, sivaslı ali, şırnaklı agit asker olmalı.. Neyse üstad özetlemişti mevzuyu.. Biliyorum çok kullandım ama “.. bu düzen beyler düzeni, bu düzeni benden bilmeyin, ben diyorum ki bu düzen beyler düzeni..”

Araplar da Esad’ı uyardı ya vay anasını sayın dinleyiciler! Tarih yazılıyor, dünya hep aynı rotada dönüyor.. Emperyal dünya.. Ah yalan dünyaa yalann dünyaa, yalandan yüzümee gülenn dünyaa.. iyi şarkı.. Selda Bağcan, candır can!! Yabancı basın türkiye için, suriyede de liderliğe oynadığımızı blirtti.. Lideriz.. Sporda,ekonomide,depremde,habercilikte,iletişimde..

Yorum yok! Yorum çok yada Bok!

(*şimdi sen ölüyorsun libyalı çocuk keşke ama keşke parayı hiç bulmasaydı lidyalı çocuk.. ) Teşekkürler Uludağ Sözlük..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • İnsanlar…

    Kibir ve burnu havadalık insanları ne meymenetsiz bir hale getiriyor! Oysa dünyalar bizim olsa nolacak! Bir abim iş hayatına başlamadan önce bir konuşma yapmıştı o konuşmadan aklımda kalan en önemli şeyi paylaşmak istedim bugün.. “Şimdi mesleğinizi elinize alıyorsunuz,paranızı cebinize koyuyorsunuz. Büyüyeceksiniz ancak şunu unutmayın, büyüdükçe küçülün! Bu tabiri “büyüdükçe küçülün” büyüdükçe düşünüyorum ve anlıyorum ne…

  • Yaşama hakkımı kullanmak istiyorum beyler!

    Heybetli durursun. Çevrendekiler makamına, mevkiine, rütbene ve boşlukta doldurduğun kütlene bakarlar. Ağzından salyalar saçarak anlatırsın ne kadar, ne olduğunu.. Aslında hiçbir şeysindir.. Çevrendekileri aşağıladıkça düşersin. Yitirirsin insanlığını.. Ve bunu anlamaktan bile çok uzaksındır. Yılların öğrettiği baskı deyimlerinden her biri ağzına sakız olmuştur. Çiğnedikçe çekilmez bir korkak olursun.. Hayatta güce sarılanlardır en büyük korkaklar.. Ve aslında…

  • Babişko..

    Küçüktüm.. Elindeki sıçak çay bardağını tuttururdun bilerek, elim yanardı.. Ve gülerdin, hoşuna giderdi verdiğim tepki.. Ben sen gülüyorsun diye belki de defalarca tutardım elimle o sıcak çay bardağını.. Rakı sofralarına, su içmek için geldiğimde sek rakıyı uzatırdın, su diye.. İçim yanardı, aynı hoşluğu yaşardın.. 🙂 Büyürdüm yavaş yavaş ve sen giderdin hep.. Görevlere.. Hep özlem duydum…

  • Boş Sayfa..

    Uzaklaşmalıyım bir süre kendimden ve izole etmeliyim kendimi dünyaya karşı.. Bugün resim yaptım huzurluydum, telefonlara bakmadım.. Ne bileyim, güneşliydi ve kuşlar ötüşüyordu.. Şuan güzel bir yazı yazamayacağımı anladım, neden bahsedeceğimi bilemedim, gecenin ilerleyen saatleri işte.. Gidip bi duş alacağım. Birilerinin kalbini kırdıysam bugün özür dilerim. Bazen kırıcı ve düşüncesizce davranabiliyorum. Ne biliyim böyleyim elimde değil…..

  • Kadınlarımız..

    Bir kadını sevmek; uzun bir yola çıkmak gibidir, ya da bir ameliyat masasına uzanmak gibi gelir, gider,döner, koşar, batar, çıkar, doğar yeniden..   Bir kadına sarılmak; güneşin o yaz sıcağıdır, bir özlemdir çocukluğumuzun sevinçlerine..   Bir kadına vurulmak; dokuz milimetrelik bir iştir, ızdırap, kan, korku, göz yaşı ne halt varsa içindedir, karmaşıktır işte..   Bir…

  • Uçan balon..

    Yıllar önceydi. Çocuktuk yani.. Hani ufak tefek, çelimsiz, şirin.. Çocukluk güzeldi, ilginçliklerimize kimse şaşırmıyordu. Çocuk işte denirdi bir absürtlük yapsak da.. Havalar güzel olduğunda, aileyle birlikte gezintilere çıkılırdı.. Çay bahçeleri,parklar falan.. Güzeldi yani çocukluk.. Sorun değildi hiçbirşey.. Değişik gelirdi uçan balonlar.. Bir düzüne uçan balonla gelirdi baloncu ve hayranlıkla bakardık.. Pırılpırıldı balonlar.. Ve uçuyorlardı.. Yani…