Uçan balon..

Yıllar önceydi. Çocuktuk yani.. Hani ufak tefek, çelimsiz, şirin.. Çocukluk güzeldi, ilginçliklerimize kimse şaşırmıyordu. Çocuk işte denirdi bir absürtlük yapsak da..

Havalar güzel olduğunda, aileyle birlikte gezintilere çıkılırdı.. Çay bahçeleri,parklar falan.. Güzeldi yani çocukluk.. Sorun değildi hiçbirşey..

Değişik gelirdi uçan balonlar.. Bir düzüne uçan balonla gelirdi baloncu ve hayranlıkla bakardık.. Pırılpırıldı balonlar.. Ve uçuyorlardı.. Yani çocukluğumuzun algılayamayacağı derecede gizemliydi.. Genelde kaçırırdık  elimizden ve öylece arkasından bakakalırdık. Hüzün dolu ve kederli..

Eğer başarır da elimizden kaçırmazsak, yani eve götürebilirsek; odamızın  içinde bırakırdık.. Tavanda öylece havada dururdu. Ve dalardık uykuya, sabah şişkinliğini kaybetmiş, o parıltısından bir haber, öylece yerde bulurduk.. Hiç de ilgimizi çekmezdi o an, bir tekme vururduk..

Diyorum ya çocuktuk ve ilgimizi çeken çok şey vardı.. Uçan balonlar da bunlardan biriydi.. Ama şimdi düşünüyorum da bence herkez o balonu elinden kaçırmalı ve gökyüzüne bakarken o hüznü tatmalı.. Vazgeçilmez bir etkinlik olacaktır..

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Pisliğin İçinden Bildiriyorum..

    İnsanlar hep aldanıyorlar aslında.. Aldatıyorlar kendi kendilerini.. Kandırıyorlar türlü yalanlarla.. Değersizleşiyorlar ve değerli olan ne varsa, değersizleştiriyorlar.. Bulaşıcı bir hastalık gibi yayılıyor toplumun içinde.. Kirli telaşlarla, bembeyaz rüyalara saldırıyorlar.. Yani güneş doğduğu gibi batmıyor; insan uyandığı gibi yatmıyor yatağa.. Çoğu kez canın sıkılıyor.. Saçma ve gereksiz olaylardan.. Çoğu kez tökezlemeni bekliyorlar.. Tökezleyip yere kapaklanmanı.. Kapaklandığında…

  • Sokak Aralarında Yağmura Yakalandık

    Ve evet yağmurlar yağıyordu Bir düş kuruyordu adam Kadın uyuyordu En gerekliyken yıldızlar kayboluyordu Bir köpek ulumasıydı beni buraya getiren Bir kuşa özlemdi belki de Umutsuzluğa düşüyordu insan Yağmura kanıyordu Mutluluk şimdi, Karanlık odalarda Koca bir rüya görüyordu..                                  …

  • Herşeyde Biraz Hüzün Var!

      Yüzüne bakıyordum.. Aslında öylesine baktığında, adeta bir insan gibiydi.. Yani ayakları, elleri, kolları, gözleri, burnu, kafası.. Herşeyi yerli yerindeydi.. Ama birşey eksikti.. Beynin içindeki insanlık maddesi.. Bomboş gözlerle bombok bakıyordu.. Suratına tükürmemek için zor zapteddim kendimi.. Yapacak çok bir şey yoktu onun için.. Biraz konuşmayı denedim, kapalıydı.. Bir moron balığı gibiydi.. Ölü bir moron!…

  • Aşk Üzerine..

    En büyük beceriksizliğim, aşktı benim.. Beceremedim, herkes gibi sevmeyi.. Çok sevdim, çok sevildim, belki de haddinden fazla.. Şanssızlığımdı galiba, ya da denildiği gibi bir şanssızlık.. Ya da doğarken yalnızlığı seçmiştim..Bu durumu tarif edecek pek kelime bulamıyorum.. Ama üzgünüm, herşey için! Yaşadıklarım ve yaşayamadıklarım için.. Yaşatamadıklarım da buna dahil.. En çok da yaşatamadıklarım.. Eğer varsa, Allah…

  • Uzak dur..

    uzak dur, benim talihsizliğim bulaşıcıdır, uzak dur güzel kız, sevdirme kendini bana.. yalansız, dolansız dolandım durdum, yalan çok, yalancılar çokmuş, aldandım, çok safım.. gelirsen benimle, öyle büyük şeyler bekleme,isteme.. hayal kur, olmayacak olsa bile.. umut var, umut yok, bir öyle, bir böyle, hayat bu, gözyaşları olacak işte.. hesapsız kitapsız olur sevgiler bu kentte.. Elbet sevecektir…

  • Bu kalplerde direniş(diriliş) vardır!

    Parlak ayakkabılarıyla gelmişlerdi.. Tiril tiril takım elbiseler giymişlerdi.. Ve kolonya kokuyorlardı.. Parlak saçları ve yüzleri vardı.. Kısa heriflerdi.. Kalın cüzdanlar taşıyorlardı.. Konuştukları tek şey işti.. Paradan başka bir düşünceleri yoktu.. Öylece geliyorlar, yiyip içiyorlar, ceplerini doldurup başka yerleri zaptediyorlardı.. Yanlarında durmam bile benim için büyük bir mücadele gerektiriyordu.. Yüzlerine bakmak ve göstermelik sevecen tavırlar takınmak…