Hepsi bu!

                Yan masadaki kız bir hışımla kalktı ve “Bitti, bitti işte..” diyerek gitti.. Adam o an sustu.. Gidişini izledi ve boynundaki mendili çıkarıp masaya fırlattı.. Çorba kasesinin içindeydi mendil.. Daha ana mönü gelmemişti bile.. Çorba içilirken, henüz bir iki kaşık alınmışken terk edilmişti.. Yediremiyordu.. Geçen günler, yiten günler miydi? Ve artık yalnız mıydı?

                Yanımdan geçerken üzülmüştüm haline.. Çocuksu bir tavrı vardı.. Kadınsa kibirliydi.. Çoktan bulduğu adamı yolmaya gidiyordu.. Gözleri renkli değildi, hatta mattı.. Kalbini görebiliyordum.. Kirli kan pompalıyordu.. Kılcal damarlarına kadar işlemişti kötülük.. Pis bir çöplükteki en değersiz bok gibiydi benim için.. Suratına bile tüküremezdin bu tiplerin.. Aşık olduğun vakit cehennem kazanlarındaki kaynar suların hazır demekti..

                Takım elbisesinin soğukluğuna kabanını ekledi..
Defolup gitti lokantadan.. Çorbamı yudumluyordum ben hala.. Hayat süregelmekteydi.. Ki çoğunlukla yaşananların dışındaydım.. Kendimi kederlendirecek bir şeyler bulmakta üstüme yoktu.. Ama ağlamak, yani üzülmek payıma düştüğünden beri tüm insanlıktan tiksiniyordum.. Gördüğüm her sırıtık tipe bir gün öleceğini, hatta bir hastane köşesinde soluk alma üniteleri eşliğinde can çekişerek gebereceğini söylemek istiyordum..

                Rengarenklikten nefret ettim, neşeyi ve hüznün olmadığı hiçbir şarkıyı sevemedim.. Vardı benim gibiler.. Yüzleri aynıydı bakışları ve uğraşıları aynıydı.. Kirli kalplere düşmandılar.. Kibirli kadınlara ve aşık erkeklere.. Aşık erkekler yenilmişlerdi, kaybetmişlerdi hayatta.. Genelde alkoliktik ve genelde sarhoştuk.. Ve başımıza gelen her şeyin, bir sebebini araştırmayacak kadar keyfe keder yaşıyorduk.. Olmuyordu, bir düzen kuramadığımız gibi; herhangi bir düzene dahil de olamıyorduk.. Kendi sidik torbamızda yaşıyorduk.. Ağzımızı her açışımız kusma nedeniydi.. Düz yollarda yalpalayarak yürüyenler bizdendi.. Biz onlardandık..

                Soğuklar sevişme nedenimizdi.. İyi bir porno, sinema anlayışımızda çığır açacak nitelikteydi.. Ve bazı geceler takım elbiseli yavşakların seviştiği kadınları düşlerdik.. Derebeylerinin o elit ilişkilerinin 21.yy versiyonudur olsa olsa..! Kibirsellikten ve yaşam gayeleriyle ilgili milyonlarca dünya barışı cümlesi kurabileceklerden uzak duruyordum.. Hep sonunda savaşımdaydılar, bir savaş çıkarma arzusu içinde bulmadım kendimi hiç.. İstediklerimiz, standart erkek istekleriydi.. Tatmin sınırımız da çok üstlerde olmadı hiç! Sınırsız mutluluğa inanmadık.. Kısa süreli sevişmelerde, inilti boşluğu kadarı yeterdi bize..  Ya da bir birayla ölebilirdik.. Hepsi bu!

KorsanKalem 26.10.12 21.20

Benzer Yazılar

  • Yenilikler…

    Hayat bizleri farklı yerlere sürüklüyor. Farklı hikayelerin içinde dolanıp yeni yollara, yeni umutlara yöneliyoruz. Hayalini kurduğumuz her şeyin artan ümidi ya da ümitsizliğiyle yaşamaya çaba gösteriyoruz. Ben de bu süreçlerin içinde, her anlamda yeni bir dönem olarak niteleyebileceğim bir döneme giriyorum. Boşladığım ve bir türlü sıralayamadığım her şeyi usul usul gerçekleştirme derdindeyim. Bu süreçte şahsi…

  • Sahi biz kimdik?

    Sahi biz kimdik? Önümüzde çarşaf gibi bir deniz vardı. Tam yol ileri giden bu teknede bir avuç insan, bir avuç kalabalık, bir avuç yalnızlık ufuk çizgisine doğru ömrümüzün en bilinmez yolculuğuna çıkıyorduk. Yaşam gibi bir yolculuk… Bilinmezlerin, merakın, korkunun ve umudun yolculuğu; yaşam yolculuğu… Herkesin birbirinden gizlediği sırları, çantalarına doldurduğu taşıyabileceği en değerli eşyaları ve…

  • Bir Süre…

    “İnsanların yüzde doksanı yaşamazlar, sadece vardırlar.” Oscar Wilde Bir süre boşlukta yaşarcasına, kendimi saçma sapan işlere adadım… Öyle ki beynim sadece mesai saatleri içinde ve sadece yapacağım işe odaklıydı… Ne kadar çok iş yaparsam yapayım, bitmiyordu hep biraz daha çıkıyordu… Bir süre ses çıkarmadım… Söylenen her şeyi kabul ediyor, herkese saygı duyuyor, her söyleneni benimsiyordum……

  • İsimsiz bir yazı…

    İşin üzücü yanı ne biliyor musun? Günler, biz olsak da olmasak da geçiyor. Ve bunu bildiğimiz halde, mutluluk palavralarına sarılıyoruz inatla. Boş sevda vaazları verip hüngür hüngür ağlıyoruz. Ölümlerin çok basit nedenlerden olduğunu bildiğimiz halde, her gün medyanın uzun yaşam sırlarını keşfetmeye çabalıyoruz. Yüzümüzdeki kırışıklıkları, saçımızdaki akları saklama yollarımızı bulmuşuz ve çevremize genç imajı verdiğimizi…

  • Hayata Dair Yazılar: Değişim…

    Hayata Dair Yazılar: Değişim… Eksikleri tamamladıkça, hayatın doğal akışına bırakıyorsun kendini. Üstesinden geldiğin tüm zorlukların bir üst mertebeye ulaştırdığı oyunun farkına varıyorsun. Ama her süreç tereyağından kıl çeker gibi atlatılmıyor. Boğuştuğun hayat süreçleri, kafanda büyüdükçe büyüyor. Öyle koy veremiyorsan hayatı, mesela bu yüzden gece yastıkla boğuşuyorsun. Sanki bütün dertleri akıttığın bir su gideri gibi. Ama…

  • Ben Asım…

    -Günebakan- Sanki her şeyi yazmış, her şeyi anlatmış gibiyim. Tüm koşturmacaların yorgunu, tüm dostlukların küskünüyüm. Gecelere doymuş, gündüzlerde yorulmuş gibiyim. Gözlerim görmekten kör, kulaklarım işitmekten sağır olmuş. Kaçsam, kaçacak bir delik yok! Aklımı meşgul ediyorum. Coşkulu bir hayatın dilsiz bir zanlısıyım… Buraya çok uzak bir yerden geldim. Ben gelmek istemedim, yol beni getirdi. Buraya attı….