Oradan 15-16 anahtarı uzat..

                Mat renkler hakimdi her yere.. Sağda solda kırık dökük arabalar vardı.. Ve kaynak sesleri, çekiç sesleri, araba sesleri işitiliyordu.. Barut vari bir kokuya, boyanın o iç geçirten kokusu eşlik ediyordu.. Ve pek tabi, kıyıda köşede kalmış bir köfteci ızgaraya attığı köfteleri çevirmekle meşguldü.. Köftenin de o çekici kokusu burunlara sokuluyordu..

                Küçük garajlarda, her biri-belki- işinin ehli bir sürü adam, işleyen demirin bir süre sonra bir halta yaramadığını gösterircesine çalışıyorlardı..  Bir takım kazaların o korkunç soğukluğunu gidermek ve eski mükemmeliyetine geri döndürmek için ne emekler sarf ediyorlardı..

                Her şey kirli görünüyordu ilk bakışta.. Ama işin aslı öyle değildi..  en pahalısından en hurdasına tüm otomobiller ; en zengininden en fakirine tüm tabakalar! buradaydı. O lanet araçlarının bir an önce düzelmesi için oradan oraya koşturuyorlardı.. Ama; aynı demlikten çıkan çayı, yine birbirinin aynı cam bardaklarda midelerine indiriyorlardı..

                Ve izlerken o mübarek elleri, hayranlığımla büyüleniyordum. O eller hiçbir siyasetin yapamadığını yapıyordu işte, yan yanaydılar.. Usta için değişmeyen bir hayattı.. Arabaların biri gidip öteki geliyor ve aynı hassasiyetle eğiliyordu, aracın altına.. Sonunda bir şeyi-kötü giden bir şeyi- olumlu yönde çevirmeyi başarıyordu.. Eve hak ettiği parayı götürecek olmasının haklı gururuyla tüttürüyordu sigarasını, çayın yanında.. Gülen gözlerle seyre daldığı bu araba dünyasının gerçek efendisi ilan ediyordu kendini..

                Günün ilk ışıklarında başlardı hikayeleri.. Ve akşam kararırken evlerinin yolunu tutardı tertemiz ellerle oto sanayideki hayatlar.. Ki ben hiç tereddüt etmedim bir ustanın elini sıkarken.. Aksine o yağlı elleri sıkarken, benim elime de bulaşsın istedim kara emek lekelerinin..  O eller hijyenin en gösterişli merkezleridir; sıkın onları.. O eller barışın, emeğin, insanlık onurunun elleridir; öpün onları..

KorsanKalem 25.02.2013 00.04

Benzer Yazılar

  • BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZ

    Dünya olanca pisliğiyle dönmeye devam ediyor.. Sistemler karmaşık, planlar adi.. İnsanlığa dair yakışmayan ne varsa bugün sokaklarda, dünyanın dört yanında kaydedicilerin gözleri önlerinde yapılmakta.. Ve aptal kutuları dünyayı sarmış, ağababalık sanalı hastalık haline gelmiş.. Süreçler çok daha hızlı işler hale gelmiş.. Bizim çocukluğumuz böyle değildi.. Bizler saf ve tertemiz duygularla büyüdük.. Bizim en büyük hayalimiz…

  • Yarınlar benim…

    Ellerimi koyacak yer bulamıyorum. Cebime soksam anlamsız, masanın üzerine koysam fazla kalabalık oluyorum gibi geliyor. Bir sigara yaksam, ama henüz yeni söndürdüm onu da. Ellerimi kesip atsam, cinnet geçiren adamın eylemi olarak geçecek haber bültenlerinde… Ellerim, bu kalabalığın içinde bedenime fazla geliyor! Bu hep böyledir. Sana ait olmayan bir yerde, sana ait hissedemediğin insanların yanında,…

  • Yorma beni..

    Yorma beni.. Henüz yeni duruldum, daha yeni nefes alabiliyorum doğru dürüst.. Yorma beni güzel kız, çık git odadan, kalbime telaş sarma, nafile bu heyecanlar, insanlar mutlu olamayacaklar! Daha yeni terim kurudu, git.. Mecalim yok artık koşturmaya, Yorma beni güzel kız.. Ben şimdi bacaklarımı uzatıp, Cem Baba dinleyeceğim, işim var, yemek yemeyeceğim! Günlerce odamdan çıkmaya niyetim yok! Takatim…

  • 07.10.2011 01.40

    07.10.2011 01.40 Yarının türlü koşuşturmacalarına, bilerek ve isteyerek adapte olacağız.. Sabahın 8 inde uyanıp,evde yarım saatlik kısa koşuşturmaca ve servise yetişme telaşı..Ardından mesainin o bitmek tükenmek bilmez stresi.. Öğle arasının dingilliğinde yiyeceğim bir yemek.. Ve günün ikinci yarısında gitgide düşen performans ve ters orantılı olan sinirlilik hali.. Saat 6ya gelirken sabırsızlanmalar ve heran fazladan bir iş…

  • (Charles Bukowski’nin Kayıp isimli şiirine cevaben yazılmıştır..)

    (Charles Bukowski’nin Kayıp isimli şiirine cevaben yazılmıştır..) hayır kazanacağız bu mümkün sana kazanamayacağımızı inandırmışlar bir an için doğru sanmıştın ama sonrasında yanıldın şimdi yanılıyorsun ve yanlış biliyorsun hareketsiz dursak kazanamayız koşalım.. doğru davranmak ne, hata yapmak ne bilmiyorum başka biri kazandığını sanabilir biz kazanacağız.. o yüzden o orada durabilir biz koşalım… KorsanKalem 13.01.13 14.02 Görüntüleme:…

  • Bu heplik beni öldürecek..

    Bu heplik beni öldürecek.. Hep birşeyler için adım attığımda bişeyler olur, rüzgar tersten eser, fırtına çıkar, ters köşe olurum.. Hep iyi giderken işler, kötüye dönüverir.. İyi bir yazı yazacakken, elektrik kesilir, su basar.. Hastalanırım birden, uyuyakalırım.. Hep sabah olur ve ardından gece.. Bu heplik içinde parlayan yıldızlar da olur, kayanlar da.. Ama gökten eksilmez yıldızlar…..