Kadınlarımız..

Bir kadını sevmek;

uzun bir yola çıkmak gibidir,

ya da bir ameliyat masasına uzanmak gibi gelir,

gider,döner, koşar, batar, çıkar, doğar yeniden..

 

Bir kadına sarılmak;

güneşin o yaz sıcağıdır,

bir özlemdir çocukluğumuzun sevinçlerine..

 

Bir kadına vurulmak;

dokuz milimetrelik bir iştir,

ızdırap, kan, korku, göz yaşı ne halt varsa içindedir, karmaşıktır işte..

 

Bir kadına kavuşmak;

göğe yükselmektir,

ilahi bir kimlik kazanmaktır tarihin içinde..

 

Bir kadınla uyanmak;

anneden sonra ilk şefkat emsalidir..

 

Bir kadından ayrılmak;

lanetli iştir,

ölümdür bir kadından uzaklaşmak..

 

Bir kadın olmak;

Başlı başına bir yürek işidir, benim ülkemde..

 

Korsankalem 03.13 28.07.13

 

(Namus kavgalarına meze edilen kadınlarımıza,vefalarının karşılığı verilmeyen, hor görülen, yok edilen, zulmedilen tüm kadınlarımza.. Bizim kadınlarımıza.. )

Benzer Yazılar

  • Yoruldum..

    Ölmek için baya vakit varken(ya da öyle olduğunu düşünüyorken) şimdi yaşamak gerekiyor aslında.. Gece huzurluydu, gece sessiz.. Düzensiz yaşamın hayat damarlarından biri de uykuyu probleme çevirmek oluyor. Evet düzensiz yaşıyorum.. Çok da dert ettiğim yok bunu.. Çevremde olup biteni algılayamıyorum bazen. Bu herkezin başına geliyordur diye düşünüyorum.. Umarım öyledir..  Ezginin Günlüğü.. İşte budur  ya.. Gerisi…

  • Her şey öyleydi işte..

    Her şey öyle dağılmıştı ki, toplamaya ne vaktimiz vardı ne de bir yol.. Ya yakacaktık her birini, veyahut basıp geçecektik insan yığınlarının üzerinden.. Her şey öyle karışmıştı ki, ne anlamaya vaktimiz vardı ne de anlamlandırmaya.. Ya silecektik tüm defterdekileri, veyahut devam edecektik yazmaya.. Her şey öyle dolanmıştı, öyle düğümlenmişti ki birbirine, çözmeye ne vaktimiz vardı…

  • Bir Günün Mücadelesi..

    Öyle delice geliyordu ki, herkesin yaşadığı bir hayatı yaşamak.. Ve öylece kabul etmek varolanı.. Sabahın köründe verdim nöbeti.. Manasız bir yürüyüştü benimkisi.. Bir koli yumurta,bir somun ekmek doymam için yeterliydi.. Marketten eve düz  bir yol.. Kısa ama düşünmek için epey uzun aslında! Sabah insanların yüzü hiç gülmüyordu. Somurtkan ve ruhsuz hepsi… Zaten o lanet sabahları;…

  • Şimdi yeni şeyler söylemek lazım

    Boş bir sayfaya bakıyorum bir saattir. Solitare oynadım, ardından Freecel… Neden yapıyorum bunu bilmiyorum. Zamanımı bu iki oyunla baya harcadığımı düşünüyorum. Ya da zaman öyle ya da böyle geçiyor işte. Durduğunu gören oldu mu bilmiyorum. Gelip geçici yaşanmışlıklar üzerine kurulu bir sistem nihayetinde! Bir süredir tek bir cümle bile kurmadım hayata dair. Dergiyle uğraştım. Epey…

  • Yeni bayramlar ve İnsanımız

    Sıkıcı bayramlar yaşıyoruz artık.Hani hep denir ya nerde o eski bayramlar diye:) Aynen öyle. Herkes tatil planları yapıp bir yerlere kaçıyor ve sonuçta maneviyatı olması gereken bir süreci farklı bir şekilde değerlendiriyoruz. Zaten halkımız tatilleri,izinleri,yatış işlerini çok seviyorlar! Bir işten nasıl kurtulabiliriz, nasıl kaçarız, nasıl beleşe getiririz sorularına kafa yormayı çok seviyoruz milletçe! İlkokul 3….

  • Sustunuz! Hepiniz Suçlusunuz!

    Havayla paralel ilerleyen sağlığım, gece yazmama engel oldu.. Birikmiş bir yorgunluğun hastalığını yaşıyorum.. Baya bir abandım kendime.. Epey yordum, yüreğimi.. E tabi bir de ev durumu var yani annekucağında olmanın rahatlığıyla salıverdim kendimi.. Öyle gecelerdi, ateşler içinde.. Ateşim çıktığında gördüğüm bir kabus var.. Koca koca yorganlar üzerime düşüyor ve içlerinde boğuluyorum.. Hep böyle olmuştur, çocukluğumdan…