Boşveriş…

Boşvermişlikten öte, bişey düşünmüyorum şuan.. Boşverdim yani. Hani büyük idealler falan! Kim için? Ne için? Neden? Sokakta dilenen bir çocuğa neden dönüp bakayım ki! Neden üzüleyim Libya’ya, Irak’a, Filistin’e? Kılım neden kıpırdasın yani!

Boşuna boşverdiğimi biliyorum. Yapamıyorum işte, acıyor içim! Herkez gibi değilim napayım.. Yoruldum ama artık, hani boşverdiklerim var, evet.. Gözgöze gelmiyorum artık.. Gözlerim yerlerde yani! Arayışlarımı yitirdim, sanırım Amasra’ya benzemeye başladım. Sessiz,sakin dingin.. Uyuzlaştım biraz 🙂

Bugün de hergeçen gün gibiydi. Onca dert varken dünyada, oturup Amasra’da sıkılışımı ve boşveriş öykümü anlatıyorum! Boktan bir yazı yazmanın sevinciyle, biramı yudumluyorum. Bir çok insanın alkolik olacaksın uyarılarına kulağımı kapattım. Olmayacağım çünkü. Keşke olabilsem. O kadar içmiyorum ki! Sadece içtiğimde gerçekçi olabilmek ne fenaymış arkdaş..

Neyse, artık sitede KuytuKöşe adlı bir kategori var. Oradaki yazıları patriot yazıyor. Çaylak kardeşim:) Dostum arkadaşım.. Duygu yüklü bir insan.. Artık KorsanKalem’de ben de yeni ne var diyebileceğim yani. Mutluyum bu yüzden:) Az önce facede senin gibi olurum falan yazmış, tam sopalık:) Sanki ben bir bok olmuşum gibi:) Ulan yazdığımız zırvalıkları, okuyan da yok ki:) Hani eleştirilmek isterim. Biri çıksın desin ki mesala; senin bu yazdığından bir cacık olmaz kapat lan bu siteyi.. Ne hoşuma gider bir bilseniz.. Çoğul konuşuyorum, sanki milyonlar okuyor sattığımın yazısını:) ama yapacak yok! Zira yazınsallığı seviyorum, ağababalık sanalında krallar gibisin işte..

Neyse, bir sevdiğimle konuşuyordum; arada heyecan katarız konuşmalarımıza. Tanımadı beni kimsiniz dedi, ben de umutsuz vaka dedim 🙂 O da dedi ki, ya umutsuzluğunu çöpe atmadın mı hala sen? ; Ben de : atamam atsam da o bırakmaz beni, bırakamam umutsuzluğu yazasım gelmez sonra, hayata küsmüyorsam eğer o umutsuzluğa borçluyum. Evet boşverişin güzel yanı bu! Umutsuz olmak kadar güzel birduygu yoktur sanırım. Çünkü umut etmedikçe, hayatında değişik şeyler oluyor. Ama umutların sonu diye bir tabir olmuyor hayatında..

İşte bütün mese de bu! Umutsuz boşveriş farklı bişey be yaa:)

Benzer Yazılar

  • Bu heplik beni öldürecek..

    Bu heplik beni öldürecek.. Hep birşeyler için adım attığımda bişeyler olur, rüzgar tersten eser, fırtına çıkar, ters köşe olurum.. Hep iyi giderken işler, kötüye dönüverir.. İyi bir yazı yazacakken, elektrik kesilir, su basar.. Hastalanırım birden, uyuyakalırım.. Hep sabah olur ve ardından gece.. Bu heplik içinde parlayan yıldızlar da olur, kayanlar da.. Ama gökten eksilmez yıldızlar…..

  • Bir mızıkam olsun isterdim..

    Bir mızıka ezgisinde bitirebilirdik tüm savaşları… Küçük adamlar değildik! Bedenimiz büyüdükçe küçülen dünyalarımız vardı.. Küçüldükçe şiddetlenen bir topluluğun, azınlık haklarıydık.. Kararırken gökyüzü sevgilerin düzüşlerinde, Kirli yataklarda son bulurdu hayatlar.. Ve kan her zaman ki gibi kırmızı olmazdı, Farklı bir renk alırdı, Farklı ve iğrenç.. İnsan gibi..   KorsanKalem 08.12.12 17.35 Görüntüleme: 269

  • Hayata dair şeyler ve kibir budalalarına ithafen oluşturulmuş, gereksiz kelimeler bütünü..

    Yine her şey karma karışıktı. Yazdıklarım, çektiklerim, romanların, bulaşıklarım, yalanlarım, dolanlarım, falanlarım, filanlarım.. Uzatabilirdim.. Pek uzatmadım oysa.. Ömrüm boyunca kısa kesip attım cümlelerimi.. Hayatımı işgal eden her şeyin karma karışık olması benim suçum. Ve bu durum hiç iç açıcı değil. Aksine iç karartıcı.. 10 sene önce dünyayı kurtaran ben, şimdi bana göre büyük bir evin…

  • Güzelleme – Çuvaldız

    Bu süreçte kırdıklarım olmuş olabilir. Kırıldıklarım da oldu elbet. Kırdıklarımdan özür dilerim, kırıldıklarıma da hakkım helaldir. Bu yazıda bir güzelleme, bir düş koydum ortaya… Güzellemenin kendimce başka bir anlamı olduğuna inandım. “İyi olabileceğine inandığım”ı yansıtan bir kelime olarak da sizlere yansıtıyorum. Başkalarına kıyamadığım için de çuvaldızı kendime batırdım. İğneyi de kullanacak yürekli dostlarım olduğunu biliyorum……

  • Barikat..

    Sen giderken şehrin tüm yolları açıktı, Polislere derdimi anlatamadım yolları kesmeleri için.. Kurduğum barikatlar da yalan oldu zaten, Ben barikat kurmayı nereden bileyim? Ben tanrı değilim! Ve şimdi sen tüm bu yazdıklarımı üstüne alınacaksın ya, Belki beni üzen de budur.. Gece vakti buhranlarında, Bir sokak başında, Kaldırım taşında, Yazında, kışında, bahar aylarında, Gördüğün düşümde, Ve…

  • Huzursuzluk..

    Bir çarşamba daha geçti.. Kısa süre önce çekilmezdi çarşambalar.. Cehennem azaplarıydı anlayacağınız! Ne acı vericiydi o günler. Ama geçiyor be vakit. Gidiyor günler birer ikişer.. Yaşanıyor öyle yada böyle günler. Nisan yağmurlu geçiyor. Hüzünlü soluk. İster istemez yüzümüze yansıyor. Ama biliyorum ki güneş doğacak, yakındır.. Gelse mi yaz bilemedim. Hani gülümseyebilecek miyim, deniz kenarında? Nasıl…

One Comment

  1. kardeşim yazdıklarımızı okuyan olmasa da olur… biz yazalım yeter.. zevk alıosak yazmaktan yeterli bence.. dieceğim o ki BOŞVERME 🙂

Comments are closed.