Ölüm Ölüm Dediğin..

Baş ağrılarım yeni yeni belirdi daha, oysa ben kalp ağrılarından sakınmıştım. Hastalıklar bulaşmıştı bedenime, böbreklerim sancılanmıştı.. Yapayalnız bir odada yediğim bisküvilerin şişkinliğini taşıyordum. VE Amasra’ya çökmüş sisin gizemini..

Kaç kere not defterini açtım-kapadım. Yazasım gelmedi. Fena bir durum! Verimliliğim düşmekte.Aslında doğal bir durum bu, zira İzmir’den Bartın’a uzunca bir yoldan geldim, ve nöbetteyim..

Uzun süre sonra ölümü düşündüm, sevmedim düşününce.. Ama takıldı aklıma bir kere, düşünmeden bırakmak olmaz… Oy Gelin türküsünü dinliyorum, ne hüzünlü ne hoş ne kederli bir türkü.. Akşam olur karanlığa kalırsın, derin derin sevdalara dalarsın, oy gelin gelin sevdalı gelin ,öldürdün beni..

Ölünce nasıl olur diye çok düşünmüşümdür. Hep önce şu iki espirili teoriyi ortaya attım: Birincisi;” Bizler denekmişiz, ölen kurtuluyormuş gerçek hayata dönüyormuş:) düşünsenize bir sürü acı çekiyorsun yıllarca, bilim adamları seni izliyor, gülüyor, hatta diyorlar ki salağa bak ölse de kurtulsa..
İkincisi; tüm yaşananların koca bir rüya olma ihtimali teorisi. Düşünün yine bir uyanıyorsun ve daha konuşmayı bile bilmeyen bir bebeksin.. Olmaz demeyin bu teorilere! Bunca savaş, kan nefret, hırsızlık, hırs,kavga bu dünyada olamaz asıl, ya kabus dolu bir rüyadayız yada hepimiz deneğiz!

Genel kanıdan hareket edersek; öldüğümde ardımda ne bıracağım? Koca bir hiç! Ne boktan bir durum bu ya! Ölüp gideceğiz sonuçta birgün.. Toprak olacağız yani, hani kurtlar, kuşlar, böcekler,bakteriler.. Tanınmaz olacak dünya güzelleri,yakışıklılar.. Zenginlerin çürümüş etlerine yapışacak paraları ve ağzının içindeki altın dişleri kalacak,sarı.. Birgün bir mezar avcısının sökmesini bekleyecek o dişer de.. YAni anlayacağınız toprağın altında biraz kominizm var.. Eşitiz be arkadaş orada.. Haa tamam boğaz manzaralı bir mezarımız olmaz elbet bizim.. Ama bakamadıktan sonra napalım denizi-boğazı..

Ölümden öte,bir de nasıl gerçekleşeceği düşündürür genelde bizleri.. Kim bu korku, yetmişinden sonra hacı hoca yapar adamı.. İnsanoğlu iki yüzlü vesselam..Dağıtmadan, dağıtmadan; konuyu dağıtmadan.. Diyorduk ki; nasıl öleceğiz? Günümüzde sağolsun insanların sayesinde milyarlarca adını bilmediğimiz hastalıktan dolayı, yine insanlar öteki diyara göçlerini ediyorlar.. Son yılların en tutulan ölümleri ise şöyle sıralanıyor: bireysel silahlanmaya evet diyen insanların çevreye herhangi bir durumdan ötürü ateş açması, trafik kazaları, savaşlar, ev kazaları..

Ecelsiz, nedensiz ölünmüyor arkadaş! Kadere inanmıyorum ölüm konusunda da ama kedere inanıyorum.. Kederlidir zira selalar..
Köydeydim, berberde çıraklık yapmakta idim.. Öğle yemeğini yemek üzere çıkmıştım dükkandan.. Bir koşuşturmaca, bir telaş. Bir çocuk bayılmıştı, tanıyordum görmüşlüğüm vardı kendisini.. Tabi hava sıcaktı. Baygınlık geçirmiştir dedim. Yemeğimi yedim gelirken, köyün sarı hocası güzel yüzlü güzel sözlü hocasının güzel sesini duyumsadım. Sela’nın sesi geliyordu.. Anladım ki arkadaşım bayılmamıştı. Yitip gitmişti gençliği, bir yaz gününde.. Cenazesine katıldık.. Bir sürüsü yatıyordu öylece, omuz omuza..

Bu olaydan sonra selalarda hüzünlenirim…

Ölümlerde kederlenirim.. Korkmam ama! Bilirim ecele faydası yoktur korkunun…

KorsanKalem 29.03.11 00.11

Benzer Yazılar

  • Ben payıma düşen her şeyi kabul ettim…

    Bir süre sonra, hepsinden, her şeyden, onlardan, bunlardan yoruluyorsun. Yüzüne baktığın kim varsa mutsuz. Elini tuttuğun kim varsa kırılmış dört yanından… Her gün umutsuzca nihayete eriyor. Neyi bekliyorum, niye bekliyorum bilmeden… Bilmemek en acı verici şey aslında. İnsan bilmeyince içinde hep karanlık bir yerler kalıyor. Bir süre sonra bilinmeyen arttığından, haliyle o karanlık da artıyor….

  • Yalnızlık..

    Ellerimin titrediğini çok kimse bilmez. Zaten yeni başladı sayılır. Aksayan bir şeyler olduğunun göstergesiymiş… Yani öyle diyorlar. Bence psikolojik… Önemsemediğim bir şey varsa, o da bu hayattaki varlığım… Önemsediğim şeyler de yıkık dökük zaten. Kirli bulaşıklara bakıyorum da, ne kadar benziyoruz birbirimize. Kullanılıp bir köşeye bırakılmış ve temizlenmeyi bekleyen… İnsan kendi kendini aklayamaz mı bu…

  • Berkin ve yitip gidenler..

    http://www.youtube.com/watch?v=hEoU2rmveys Bir aşkla buluşur bedenler, bir bütün olurlar. Yıllar her şeyin daha beter yaşandığı yıllardandır. Onlar birbirlerini severler. Ve kadının rahminde dünyadan habersiz bir çocuk yuva edinmektedir o vakit. Büyür usul usul.. Büyür ve savaşlar her daim acımasızdır. Ama o bilmez daha.. Ne kavga bilir, ne din, ne savaş, ne de ayrım.. O küçücük bir…

  • Hiç bilmiyorum..

    Her yanı toz sarmış bir evin içinde yaşam savaşı veriyordum.. Her şey; ben de dahil, pisti.. Kendi kokumdan iğreniyordum ki zaten kendimden iğrendiğim gerçeğini yüzüme vurmak için pis kokuyordum.. Tırnaklarım eğri büğrüydü, hayatımın da bir farkı yoktu tırnaklarımdan.. Hiç bu kadar kötüleşmemiştim de! Sigara kullansaydım eğer, yatağa bile sigarayla girerdim.. Bir zamanlar fena alkoliktim.. Alkol…

  • Babişko..

    Küçüktüm.. Elindeki sıçak çay bardağını tuttururdun bilerek, elim yanardı.. Ve gülerdin, hoşuna giderdi verdiğim tepki.. Ben sen gülüyorsun diye belki de defalarca tutardım elimle o sıcak çay bardağını.. Rakı sofralarına, su içmek için geldiğimde sek rakıyı uzatırdın, su diye.. İçim yanardı, aynı hoşluğu yaşardın.. 🙂 Büyürdüm yavaş yavaş ve sen giderdin hep.. Görevlere.. Hep özlem duydum…

  • 05.30 Yazısı.. (Bu yazı için uyumadım be!!) “Yat Geber”

    Koskoca sevgi denizindeki, çorak bir sevgisizlik adasıydım.. Güzelim düzlük ovaları çevreleyen karamsar sıradağlardandım.. Gecenin beşinde, kek yiyerek yazma cesaretini nereden buluyordum?.. Ve herkes uyurken.. Büyük şehirlerden nefret ediyorum.. Evet ben uzaklaşmışım insanlardan.. Yabancılaşmışım.. Ama üzüldüğümü söyleyemem.. Metrodaydım ve iki kadın işyeri muhabbetlerini bitiremiyorlardı.. Saat 23.34.. Ve metroda aslında ne iyi bir şef olabileceğini anlatan bir…

One Comment

  1. tercih ettiğimiz tüm yollar ölüme çıkan bi başka yoldur aslında… sadce biz farkında değilizdir. yok ki bi tecrübeli aramızda anlatsın bize tüm bunları hani ölmüş tekrar gelmiş biri… bu yüzden insan farkında değildir ölümün gerçekliğinden, kaçınılmazlığından, acımazlığından…

Comments are closed.