Göz yaşları..

Screenshot_1Ayak bileğinde ufak bir kesik vardı ve nefes kesen bir de halhal.. Hiç öyle gülmemişti kimse yüzüme.. Ve hiç güneş bu kadar ısıtmamıştı bedenimi.. Binlerce dize vardı aklımda.. Ve yeniden şekillenmiş yüzlerce şiir. Ama o an her birisi birbirine girdi. Kayboldu sözcükler ve ilk o gün kekeledim konuşurken. Belki beni hep böyle hatırlayacaktı, belki de unutacaktı. Ben beni hatırlasın da nasıl hatırlasa hatırlasın’daydım. O gülümsüyordu. Belki de düştüğüm durumun salaklığıydı yüzünü güldüren ya da içten bir gülümsemenin hiç bir nedeni olmazdı. Bir serçe edasıyla yanıma yanaştı ve yanağıma; dünyanın en kıymetli hazinelerinin değerini sıfırlayacak bir öpücük bıraktı. O an ölsem, o an yerin dibine girse bedenim; hiç bir huzur, hiç bir sözcük veremezdi o hazzı. Gitti. Her güzel şeyin gideceğini bildiğim için bekliyordum böyle bir sonu. Gülümserken ardından, gözlerimden olanca kederiyle yaşlar boşalıyordu. Sevmenin anlık ifadelerinden biriydi göz yaşları. Göz yaşlarımız daim oldu şu hayatta; öyle yada böyle..

KorsanKalem 24.08.2014

Benzer Yazılar

  • Ben payıma düşen her şeyi kabul ettim…

    Bir süre sonra, hepsinden, her şeyden, onlardan, bunlardan yoruluyorsun. Yüzüne baktığın kim varsa mutsuz. Elini tuttuğun kim varsa kırılmış dört yanından… Her gün umutsuzca nihayete eriyor. Neyi bekliyorum, niye bekliyorum bilmeden… Bilmemek en acı verici şey aslında. İnsan bilmeyince içinde hep karanlık bir yerler kalıyor. Bir süre sonra bilinmeyen arttığından, haliyle o karanlık da artıyor….

  • 07.10.2011 01.40

    07.10.2011 01.40 Yarının türlü koşuşturmacalarına, bilerek ve isteyerek adapte olacağız.. Sabahın 8 inde uyanıp,evde yarım saatlik kısa koşuşturmaca ve servise yetişme telaşı..Ardından mesainin o bitmek tükenmek bilmez stresi.. Öğle arasının dingilliğinde yiyeceğim bir yemek.. Ve günün ikinci yarısında gitgide düşen performans ve ters orantılı olan sinirlilik hali.. Saat 6ya gelirken sabırsızlanmalar ve heran fazladan bir iş…

  • Sakız gibi uzayıp gider..

    O kadar gereksizdi ki yaşamları.. O kadar boştular ki! Bir sivri sineğin emdiği kan kadar iğrençtiler.. Ve daha bu başlangıçtı.. Baktıkça gözlerinin içine ve konuştukça her biriyle midem kalkıyordu.. O suratlara kusmalıydım.. Ama hiç cezalandırıcı olamadım.. Hiç kötüyü oynamadım ben.. Karanlık bir odada öylece yazdım sadece.. Şimdi yeni telaşlara girdiysem de bunlar yine yazma telaşının…

  • Deneme 1-2, ses ses, oo oo, cıks cıks..

    Bu deliliğe atılan ilk adımların deneme yayınıdır.. Frekansla oynamayın.. Radyoda program yapma gibi bir planım vardı bir ara.. İnternet radyoculuğu.. Hıh.. Bilmem neremin kenarı.. Evde iç çamaşırlarınızla yaşıyorsanız yani sadece iç çamaşırı varsa üzerinizde kapı çaldığında ki o tepkinizi gözlemlemek isterdim.. Ben çoğu kez tişörtü ters giyip, altımdaki pantolunun da fermuarını çekmeyi unuturum.. Niye tişört…

  • İNSANLAR..

    NOT: YAZIDA KÜFRE VARABİLECEK ARGO TERİMLER BULUNMAKTADIR, AHLAKINIZIN BOZULACAĞINI DÜŞÜNÜYORSANIZ OKUMAYIN! ANCAK O KADAR AHLAKLI İNSANLARIN OLDUĞU HAYALİ KURMAK BİLE GÜLÜNÇ!! -CHARLES BUKOWSKİ ÜSTADIN YAZIM TARZINDAN HOŞLANDIĞIM İÇİN BU TABİRLERİ KULLANDIM- İnsandı tüm suçlusu! Adi bir insandı.. Kendini nitelemeyi çok seven tek yaratık insandır biliyor musunuz? Düşünebilen tek hayvan, en süper yaratık.. Hayvanları aşağılayan insanoğlu,…

  • Şah-Mat!!!

    Şah çekip duruyorsun! Ve her şah çekişinde böbürleniyorsun, garip bir gururlanma.. Şaşkınlıkla izliyorum oyunu, yapmak istediğini biliyorum. Tüm gücünle bana saldırıp köşeye sıkıştırmak tek hayalin.. Gözümün, yenilmiş pislik bakışını almasını görmek istiyorsun işte.. Nasıl bir hırstır, ne gözü dönmüşlük. Hamle hamle yaklaşıyorsun ve köşeye sıkışmaktayım. Hakaretler ediyor, yanındakilerle eğleniyorsun.. Çok da önemsiz bir haldeyim,yanınızda.. Sıradan giyinen,standart bir adamım…