Bir yazı..

İşe verdim kendimi bugün, yordum bedenimi; dikenlere savurdum orağı.. Düşünmüyorsun böyle yaparak. Ama güzel oluyor, inanın bana. Toprağa elin değdimi bir parçası oluveriyorsun. Sonra zaman geçiyor. Dünya dönüyor..

Yeşermişti heryer, bahar kokuyordu, toprak kokuyordu. İster istemez yüzüm gülüyordu. Bizim çocuklar durmadan kavga ediyordu. Onları yönetmek gayet zor. Hamza var bir tane. Gülüyor adam sürekli. Çok eğlendirdi bizi bugün de.. Sabri var, zor işityor, ama anadolunun saf tertemiz insanlarından..

Burada onları da anlatacağım artık. Nihayetinde yurdun dört yanından insan manzaraları.. Güzel bir dünyada ve çok güzel bir ülkede yaşıyoruz. Amma biz nedense göremiyoruz.. Umarım göreceğimiz günler gelir birgün. Hani mutlu mesud yaşarız şu dünyada! Ne güzel olmaz mı düşünsenize, yarına korkan gözlerle bakmayan bir yaşam sürsek!

Çok hayalperest olduk sanırım, bunca acı,kavga,gözyaşı varken; sevinç gözyaşlarımız sadece kısa reklam aralarında olacaktır ne yazık ki! Fragmanlarını izleriz hep hayatın! Mutlu fragmanlarını! Ama ne yazık ki tam eseri görünce kederleniriz. Zira keder hayatın vazgeçilmez bir parçası, hatta; bir bütünü ne yazık ki..

Hayatla ilgili yazınca aklıma bir şarkı geldi;

(Şirin,hoş,hayat dolu,pembemsi bir şarkı; ama güzel!)

Hayat sevince güzel
Sevince tatlı günler
Bir kuşu kelebeği
Bir taşı sevin yeter

Sevince kalbimizde
Ümitler çiçeklenir
Kötülükler kaybolur
Karanlığa gizlenir

Çok sevmeli herkesi
Sevgi ömrün neşesi
Dünyada en güzel şey
Kalpte insan sevgisi

Kaderimiz aşk olsun
Neşe dolsun ömrümüz
Eğlenelim gülelim
Mutlu geçsin ömrümüz

Aşk dolu şarkılarla
Kederleri silelim
Yaşayan her varlığa
Sevmeyi öğretelim

Kızma başım kel diye
Göbeğine üzülme
Fakirlik ayıp değil
Yeter ki sevmeyi bil

Güzelim kurum satma
Çirkinim bahta küsme
Bunlar hiç mühim değil
Yeter ki sevmeyi bil

Sen uzunsun o kısa
Sen fakirsin o zengin
Bu da pek mühim değil
Yeter ki sevmeyi bil

Yedi seceresi çok
Cebinde metelik yok
Aldırma mühim değil
Yeter ki sevmeyi bil.

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Nefes meselesi bu, alamazsan biter hikâye.. KK

    Hiç bir din temizlemez; gönüllerinizdeki kiri… İçinizde yüz yıllık ölüm tohumları besler durursunuz. Kanla çoğalır, can alır ve türlü dolaplarda aklanırsınız! Lağımlarda şişelenir kokularınız. Bedenleriniz anlamsız pırıltılarla süslüdür. Dünyanın her yerinde umarsızca pazarlanır nefesleriniz. Hevesleriniz ciğerlerimi parçalar. Midemi delik deşik eder sesiniz. Bağırsaklarım kopar kokunuzu duyduğumda. Ölüyorum, siz çoğaldıkça adım adım ölüyorum! Garson günün tüm…

  • Mutluluğun Kıyısından Dönenler

      İhtiyar, aksak adımlarla kapıyı zorladı.. Basite indirgemişti hayatını.. Az yiyor, çokça içiyordu uzun yıllardır.. Al al olmuş yanakları müzmin bir ayyaş olduğunun göstergesiydi.. Masaya oturdu..  Sabahtan kalan şarabından bir bardak aldı ve yudumladı.. Her yudumda maziyi deşen zihni, yine onu çok eski yıllara götürmüştü.. Bir sahil kasabasında yedek subaydı.. Günler çok ilginç geçiyordu. Zira…

  • Yoruldum..

    Ölmek için baya vakit varken(ya da öyle olduğunu düşünüyorken) şimdi yaşamak gerekiyor aslında.. Gece huzurluydu, gece sessiz.. Düzensiz yaşamın hayat damarlarından biri de uykuyu probleme çevirmek oluyor. Evet düzensiz yaşıyorum.. Çok da dert ettiğim yok bunu.. Çevremde olup biteni algılayamıyorum bazen. Bu herkezin başına geliyordur diye düşünüyorum.. Umarım öyledir..  Ezginin Günlüğü.. İşte budur  ya.. Gerisi…

  • Sustunuz! Hepiniz Suçlusunuz!

    Havayla paralel ilerleyen sağlığım, gece yazmama engel oldu.. Birikmiş bir yorgunluğun hastalığını yaşıyorum.. Baya bir abandım kendime.. Epey yordum, yüreğimi.. E tabi bir de ev durumu var yani annekucağında olmanın rahatlığıyla salıverdim kendimi.. Öyle gecelerdi, ateşler içinde.. Ateşim çıktığında gördüğüm bir kabus var.. Koca koca yorganlar üzerime düşüyor ve içlerinde boğuluyorum.. Hep böyle olmuştur, çocukluğumdan…

  • Düşünün, tek hayvanlarız! Düşünen değil!

    Muhabir “Cepheden iyi haberler gelmiyor” diyordu.. Ne bekliyordu ki? İyi haber neydi? Karşı taraftan yada bu taraftan birileri ölüyordu işte.. Ölümün hangisi iyi haber olabilirdi ki! Kanın ve vahşetin neyi çözeceğini düşünüyordu bunca budala? Şimdi öylece masamda yazı yazarken birileri ölüm saçıyor.. Ölüm saçanları geçtim, onlar zır cahil.. Benim takıldığım nokta, koca koca adamların karanlık…

  • Nihayetinde hassas bir mizaca sahibim..

    Odaların içindeki insanların, sokak köşelerinde kriz geçiren sarhoşların derdini anlamalarını beklememek lazım.. Benim seni nasıl sevdiğimi de, ciğeri beş para etmeyen kerizlerin algılamaları güç.. Kimsenin kimseyi, bizim insanları anladığımız tavırla anlamalarını da beklemiyorum. Toplumumuzun çoğu manken, çoğu üst düzey bürokrat zaten! Biz birkaç orta sınıf babanın çocuğu, aşk diye piçlik peşindeyiz. Oysa bilmiyorlar ki; piçler…