Yazarlık Üzerine ve Yeni Bir Dergi..

Yola çıkarken herşeyi göze alır insanlar.. Ama ilerledikçe virajları, tümsekleri, ışıkları öğrenirsin yavaş yavaş.. Ve yol bir süre sonra yakınılası bir eziyete döner.. Oysa daha ilk kilometrede herşeyi göze almışsıdır.. Unutursun tabi.. Unutmak insanların en iyi becerdiği iştir..

Bunca yol aldıktan sonra yakınacak çok da kibirim olmadı.. Yani yazmaktan bahsediyorum.. Bir amaç uğruna yazmadım.. Amacım yazmaktı.. Bazen kelimeler tükendi, bazen de konular.. Ama önünde sonunda döndüm yine yazmaya.. Amacım para pul yada şöhret olmadı hiç.. Sadece insanlara -ki tabi ulaşabildiğim- benim bakışımı gösterebilmekti ve bu bakış açısından hiç sapmadım.. İnandığım yollarda hep yürüdüm.. Korkuları ve günlük çıkarları bir köşeye bırakalı çok oldu.. Öyle ünlü bir yazar olmak yerine iyi bir yazar olmayı yeğledim.. Ve öyle olduğuma inanmaya başladım.. Tabi yazmanın çıraklık, kalfalık ve ustalık; hatta üstadlık evreleri vardır.. Bunların hangisindeyim bilemem; ama bu yolda ilerlemekten çekinmeyeceğim.. Sanal alemin ağababaları bugün elit tabakaların kelime cambazları konumunda.. Oysa, dillerinde hep bir konu, sığ ve yapmacık dünyalardan bahsetmekteler.. Bugün aşktan bahseden sözde romantikler, yazdıkları sözüm ona aforizmalarla(özdeyiş) bir kadının daha gönlünü çalma telaşı içindeler.. E tabi dizilerle geçiştirilen hayatlarda, aşk adamları hep revaçta olmalıdır.. Bu bir kanundur!

Oysa sevdasını ve davasını zindanlar ardında ve çok zor şartlarda sürdürmüş nice sanatçı, yazar; bugün hatırlanmamakta yada demode olarak görülmekteler.. Sahte kahramanlıkların ve türlü özentiliklerin bu denli yüksek dozda olmasının tek nedeni de; sanal dünyanın hayali sayfalarına yazılıyor olmasıdır.. Bu şartlarda, ünlü olunabilir evet.. Ama kalıcılık tamamen hayal ürünüdür.. Şimdi birçok genç yazar, şair çeşitli grup ve birlikteliklerde kendi edebiyatlarını yapıyor yada yaptığını sanıyorlar.. Ancak kibirleri ve eleştiri kabul etmezlikleri yüzünden ne yazık ki solup gidecekler..

Birçok arkadaşımla birlikte kurmayı planladığımız derginin çıkma ihtimalleri bence git gide artmakta.. Bu projeyi ne olursa olsun yapacağız.. Kafamda planladığım konsepti de oturtursak, her ay çok güzel bir dergi çıkarma şansına erişeceğiz.. Bir çok farklı blogger ve yazara fırsat vereceğiz.. Bu belki de bir çok kişiyi gerçek anlamda, yazmaya ve bu işi ciddiye almaya başlatacağı açıktır.. Umarım hayallerimizdeki o dergiyle yayın hayatına gireceğiz.. Buna inancım tam..

Derginin ilk sayısında görev almak ve yazılarını göndermek isteyenler twitter hesabımdan ve e-posta adresimden bana ulaşabilirsiniz.. Şimdilik hoşçakalın..

KorsanKalem 27.07.12 00.10

Benzer Yazılar

  • Ölüşler..

    Bir anlıktır aslında herşey!Koşturmacalar,Gülüşler sevişler..Şekeri de vardır,Tuzu da,acısı da..Ki tadarsın hepsini,kanun gibidir yani!Hep gülen yoktur,ağlarsın da elbet..Tabi hepsi birgün bitecek!Anlıktır aslında herşey,Öpüşler,sevişler,göz süzüşler..Farklı bir nefes varyasyonudur aslında,tüm hepsi,Hani çatıya kaçan topa hüzünle bakan vebir şekilde geri almayı becerip de sevinen çocukların,O ani duygu değişimi gibi bir hal..Saat dokuzda varsındır, beş geçer hayat biter,dünya dönmeyi bir…

  • Sımsıkı Sarıldığım

    Ekmek kırıntılarını taşıyordu karıncalar Ve kırık döküktü sevdalar Aşklar da yarım yamalaktı işte Sokağın hüznüne mi dalmalıydı? Yoksa, yine aynı evlerin karanlığında mı son bulmalıydı gece? Oysa ağzımızda heceleyemediğimiz sözcükler barınmaktaydı, Dokunamadığımız ellere inat hem de! Sevda güzel bir kadın adıydı bu mertebede… İnsanlar bir gün daha mutsuz kılınıyordu semtin her köşesinde! Kaldırım hüznüydü bu,…

  • Balık ağlarına takılan bir ceset..

    Bir şey vardır, hani lunaparkta ki tren en tepeye çıktığında her şey senin olmuş gibi gelir.. Ama birden iniverirsin aşağıya, döner tren, ne olduğunu bile anlamadan biter gezintin.. Sonra bacakların titreyerek inersin, yerde yürümek bile güçtür. Oturursun bir sandalyeye.. Oturuyorum.. Sonra düşünürsün, düşünür herkes.. Ne yazılır bunun üzerine diye.. Hiç bir şey yazılamaz aslında.. Kelimeler tükenir,…

  • Yazılara Dönmek..

    Gönlünce yaşa hayatı,Bir gün gelecekÖlümlerden ölüm beğeneceksinBu karmaşık dünyanın,koşuşturmacalarından yorulup,tökezleyeceksin..Anlamsız gelir bazen herşey,ya da yitirir anlamını,Umursamayacaksın!Kötü çocuk olma hayatta,ya da nedir kötülük? Sorgulayıcı olmak.. Toplumun bakış açısını sorgulamak? Kalıplaşmış ve tabulaşmış kavramları kurcalamak.. Evet gerçekten yürek ister.. Neye göre kötü? Ya da iyi? Neye göre deli? Gücün egemen olduğu bir dünyada ahlakın varlığından bahsetme budalalığına…

  • Sakız gibi uzayıp gider..

    O kadar gereksizdi ki yaşamları.. O kadar boştular ki! Bir sivri sineğin emdiği kan kadar iğrençtiler.. Ve daha bu başlangıçtı.. Baktıkça gözlerinin içine ve konuştukça her biriyle midem kalkıyordu.. O suratlara kusmalıydım.. Ama hiç cezalandırıcı olamadım.. Hiç kötüyü oynamadım ben.. Karanlık bir odada öylece yazdım sadece.. Şimdi yeni telaşlara girdiysem de bunlar yine yazma telaşının…