Geceye Düşülen Notlar-21

Tam da böyle oldu.. Bir öfke gecesinde sarıldım şişelere.. Saat gece yarısını çoktan geçmişti.. Ve çevrede bir sürü insan evleniyordu.. Geceye düzüşle başlayacak bir sürü genç çift.. Şerefe gençler.. Bir yanda düğünler bir yanda ölümler.. Size hiç adaletten bahseden oldu mu?

 Sokaklarda park etmiş arabalara küfürler ederek evin yolunu tuttum.. Kahrolası insanlar yazın akın ediyordu bu ölü kasabaya.. İlk yerleştiğimde, “buralar yazın çok güzel” diyorlardı.. Bence buralar yazın bok güzel.. İhtiyar bir kadın yanımdan geçip “ohh oksijen ohh içine çek Nazife”diyordu.. Nazife’nin de farkı yoktu, yaşamıyorlardı.. Olsa olsa bedenleri cana gelmiş zombiydiler..  O vakit oksijen göte sürülse bir sikime yaramaz! Ki zaten çektiği, haziran ayının soğuk havasıydı.. “Buralar yazın çok güzel”!

Bir sürü götoğlu sokak başlarında evlerini pansiyon davasına peşkeş çekiyorlar.. Orospu çocukları, düzüştükleri o mahremi satmayı nasıl kabul eder bir insan! Ki sonra bekarım diye zor tuttuğum ev aklıma geldi.. Bekarlar öpsün sizi.. Namus bekçileri, adap öğreticileri, ahlak şakşakçıları; paraya tapan korkak pezevenkler!

Her bir bok oluyor ülkede.. Yine uzaklaşmak istiyorum haberlerden.. Olayların çarpık çurpuk tahlilleri ve uyumanın güzelliklerine güzellik katacağına inanmış koca koca adamların varlığı beni bu kararı almaya itmektedir.. Yoksa dalacağım mevzuya kafa göz.. Yasayla, yasakla, baskıyla, şiddetle akan süreci durduramazsınız.. Size boyun eğmeyen birileri elbet çıkacaktır ve yaptığınızla ya boyun eğmeyenleri çoğalmalarına sebep olursunuz ya da ciddiye alıp bir düşünürsünüz napıyorum ben diye? Niye ilk günkü adam değilim, saçlarıma nolmuş, niye çevremde bu insanlar var, bankada niye bu meblağlarım var diye.. Tabi hırs sardı mı bir kere, geçmiş ola.. Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çoook geç..

Aksattım biliyorum.. İlerisi için-baya baya ilerisi- bir kitap başlangıcına giriştim, bakalım ileride elle tutulur bir şeye gebedir umarım.. Yazmaya daha bir abanmak üzere kendimle anlaştım.. Daha çok oku ve daha çok yaz..  Felsefeye bak hele..  Yazınsal, gelemeyen yaza inat daha da çok kelime türetecek.. Diyorum; bir fanzin mi çıkarsak; nasıl olur? Başarısız bir sokak dergisinden sonra, başarısız bir fanzin? Kime soruyorsam.. Karşımda kimse yok! Bizim temel sorunumuz da bu işte.. Bizi ciddiye alan kimsenin bulunmaması.. Yazdıklarımızın ve söylediklerimizin boşlukta kaybolması bizim sorunumuz.. Romantik yazılarla gönüllere taht kuran kaypaklardan olmadık napalım.. Onlar kuş tüyü yataklarında aşk türetsinler.. Biz bok çukurlarında sefilleri oynarız..

KorsanKalem 23.06.2013 00.18

Benzer Yazılar

  • Geceye Düşülen Notlar-10

    Çok sıkıcıydı.. Sistemin çorak arazisinde, birbirlerini öldürüyorlardı insanlar.. Ve herşey boştu o anda, çiçekler, güzel kokular, aşk falan.. Dün gece deliliğe övgüler düzdüm yine, hakan sabaha karşı karşıma çıktı. Sohbet ettik öyle ayaküstü.. Değişik bir bot vardı ayağında, top sakalı baya bir uzamıştı, saçları hafif Bob Marley tarzı.. İçinde içlik ve üzerinde lacoste ceket. Elinde…

  • Geceye Düşülen Notlar-24

    Uyumayacağım gerçeğiyle yüz yüzeydim.. Ve bunu ne kahve ne de başka kimyasalla gerçekleştirecektim. Bizzat benliğimin tam merkezinden gelen bir dürtüyle yazma eylemine giriştim. Yaşanacak bütün hikayeler tam bu saatlerde son bulur, şehrin son otobüsleri de motor sustururdu. Ve ben gözlerimi kısık bir ışığın etkilerine alıştırırdım. İnsanoğlu öyle yada böyle uyum sağlıyordu her şeye.. Ben de…

  • Geceye Düşülen Notlar-17

    O an birisiyle göz göze gelsem, oturur ağlardım.. O kadar güçsüzdüm, o kadar gafil.. Onlarca fotoğraf aldım hayattan.. Ama o çerçevelerin içindeki mutlu hallere sahip olamadım hiç.. Sokak aralarında, eski bir kapının hüznünü tattım.. Yıkılmış, viraneye dönmüş evlerin içinde, eski yaşantılara dair hayaller kurdum.. Acaba bu parçalanmış yatakta, kaç defa seviştiler, şehvetle? Saçmaladım yine.. Her…

  • Geceye Düşülen Notlar-18

                    Her daim avuçlarımızın arasından kayıp giden gökyüzüne inat, daha bir çelimsiz yürüyoruz ince ip üzerinde.. Zıplayan bedenlerimizin, o ilk heyecanı sarıyor içimizi.. Ve gece upuzun hüzünler birikiyor, uykusuzluklarımızın üzerine.. Karanlık düşlerde mutluluk arıyorken, soluksuz uyanıyoruz kabuslardan.. Anlaşılmıyor hiçbir şey, solgun tablo misali.. Bir umut birikiyor, bir neşe doğuyor…

  • Geceye Düşülen Notlar-32

    Yazmaya kaç zamandır elim gitmiyor. Günler trenler gibi geçip giderken, ben de çoğunun unuttuğu bir kasaba gibi duruyorum Anadolu’nun bir köşesinde. Anlamaya çalışmıyorum. Tek bir satır okumuyorum. Günler vagonlara doluşup geçerken, istasyonumda tek bir yolcu bile yok. İşte bu yüzden hiç durmuyor o trenler buralarda. Ben ise her geçen trenin ardından bir sigara tüttürüyorum. Her…

  • Geceye Düşülen Notlar-22

    Aynadaki yansımama bakıp çocukluğumdan ne kadar uzaklaştığımın ayrımına varıyordum.. Bir süre öyle kayıtsız gözlerle izledim yüzümü.. Yüz hatlarımı, kirpiklerimi, alın çizgilerimi, kırışıklıklarımı ve bu yaşımda erken beyazlamaya başlamış saçlarımı.. Zamanın insanlara verdiği ızdırapların en hızlı yansımasını yüzlerden ve tabi ki ellerden anlarsınız.. O yüzden önce yüzünü ardından da ellerini incelerim yeni tanıştığım bir insanın.. Bana…