Geceye Düşülen Notlar-9

Geçenlerde anlatmayı unuttuğum bir şiddet olayını bugün anlatmanın önemli olduğunu düşünmekteyim.. Türbanlı bayan, eşi ve oğluyla birlikte yokuş aşağı iniyorlardı. İnerken de hararetli bir tartışma içerisindeydiler.. Çaktırmadan izliyordum.. Birden adam kadına öyle bir tokat attı ki irkildim.. O an insanlıktan, erkeklikten, dinden, hayattan, aklınıza gelen ne varsa herşeyden utandım,tiksindim.. Kadın da ne olduğunu anlayamamıştı.. Ve saldırdı tabi “bana vuramazsın” diyerek! Bir iki küçük darbe alan adam bir daha vurdu! Sokak ortasında, yolun kenarında, bir kadına, bir insana, şiddet uygulanabiliyordu, hiç bir çekincen olmadan yapılabiliyordu bu! Adam birle yetinmedi, bir daha vurdu, bir daha.. Kadın ağlaya ağlaya farklı yöne doğru gitti.. Adam da çocuğun elinden tutup benim olduğum yöne doğru geldi, yanımdan geçerken “a*** s**m gavuru” dedi.. Benimle aynı araca bindiler.. Türkiye Teşekkürler..

Bugün aldığım Penguen Mizah Dergisi’nde MuşMula diye bir bölüm var oradan aktarmak istyorum: “Resmi rakamlara göre Türkiye’de son 9 yılda öldürülen kadın sayısı 4410’muş, katilleri ise çoğunlukla ya kocaları ya babaları ya da sevgilileri oluyormuş.  2002’de 66 olan öldürülen kadın sayısı %1400’lük artışla 1126’ya yükselmiş.”. Böyle işte hayatımızda rakamlar çok önemli! Hani diyorlar ya şu rakamlarda büyüme sağlıyoruz, enflasyon şu değerlere indi falan filan.. Rakamlar bazen şehitlerin sayısını, bazen de öldürülen kadınların sayısını da anlatmakta.. İşte bu yüzden siyaset adamları herşeye rağmen dürüst olmalı!

Hayatımıza hep karışılıyor hep engelleniyoruz dikkat ettiniz mi? Hep şundan dolayı bu yasak deniyor.. Yıllar önce istediğin ülkeye atına atlayıp giderken, şimdi parsellenen dünyanın kaçık bir memleketi için aylarca bekliyorsun.. İzin verip vermiyecekleri bile belli değil! Yani yaradanın yarattığını bile bizler gasp etmişiz! Evet hayatımız anayasalarla belirlenmiş ve demokrasi uğruna insanlar ölmekte! Birilerinin demokrasisi birilerine mezar olurken bu dünyada, medeniyetten ve insan haklarından bahsediyoruz! Birilerini diktatör ilan ederken ve yıkmak için yolladığın bombalarla bir medeniyet bir nesil bir insanlık yok olurken sen bunu utanmadan demokrasi ve insan hakları palavralarıyla süslüyor ve masamıza koyuyorsun! Öyle ya! Sunacağın tüm güç elinde, medyan övüyor, yazarın, sanatçın, patronların, köpeklerin, çakalların övüyor! Ve ben afiyetle yiyorum! Siyasetçi dimdik olmalı, korkusuz! Yalancısın demeli, adisin, sömürücüsün demeli! Sinsi planların peşinden koşmamalı!! Hayatımızı daraltmayın ulan! Özgürce yaşamak istiyoruz şu dünyayı! Olimpos’ta* veya herhangi bir yerde saat kaç olursa olsun içmek istiyoruz! İstediğimiz yere gitmek, istediğimiz insanlarla konuşmak, istediğimize inanmak ya da inanmamak istiyoruz! Rahat bırakın bizi, kirli oyunlar türetmeyin işte! Kötü çocuklarsınız hepiniz! Büyüyün ve bu dünyanın çocuklarına adam gibi bir gelecek için çalışın, yeter kavgalarınız ayak oyunlarınız! Yeter ulan zorbalığınız!

*http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1056855&Date=22.08.2011&CategoryID=77

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Geceye Düşülen Notlar-16

    Gün kara bulutlara doğmuştu ve hakim güç, gürüldüyordu, gökyüzü.. Böyle günler ıslaklığın ve rüzgarın bedeninize ve çevrenizdeki herşeye neler yapabileceğini gözlemlersiniz.. Benim gözlerim çoğu kez pencerelerdedir.. Pencerelerden dışarıyı seyreden, kadınlar, çocuklar, nineler, teyzeler, insanlar.. Yorgun ve kederlidirler.. Dışarısı haşarı bir çocuk gibidir.. Zaptedilemez.. Uzun süre sonra hastahaneye gittim.. Bir arkadaşımı belki de ilk kez ziyaret…

  • Geceye Düşülen Notlar-8 / Savaş Çıktı..

    Gecenin bu vaktinde düşündüğüm tek şey, insanların kini.. Herşey kötüye gidiyor, yoruldum artık.. Kan şu kürede her daim akıyor. Kirli çok kirli, iğrenç planlar yapmış birileri ve ilerliyor işte süreç.. yazasım yok, yani düz.. Savaş Çıktı Yağmurlarım tükenmişti,Fırtına öncesi sessizlik de değildi bu,Güneş ısıtmıyordu bile,bulutlar olabildiğince saydam..Oysa ıslanmak istiyordum,evet istediğim tam da buydu, sırılsıklam ıslanmak…..

  • Geceye Düşülen Notlar-13

    Hayat uzunca bir kaydıraktan kaymaktı ve bunu anlayacak çağları çoktan geçmişlerdi.. Sürünün içine katıldığımızdan beridir bunca telaşımız.. Ve beklenenlerin hep beklenmekle kalacağını bile bile bekleyenlerdeniz.. Saat geç olmuştur.. O muazzam saatte durakta öylece bekleyenler olur.. Gelmeyecektir otobüs.. Ve bir durakta sabahlayacaktır bekleyen.. İşte onda umut bitmiştir.. Ölmüştür beliği.. Bir fotoğraf seyrettim bugün.. Şarapçı Ali’ydi adı…..

  • Geceye Düşülen Notlar-6

    Nihayetinde geceydi yani, çok da farklı değildi. Yaz gecelerinin dinginliğini seviyorum. Temiz olur yaz geceleri, pürüssüz.. Ağustosun ilk yazısını ayın yarısı bitmişken yazmak ve bunu size anlatabilmek oldukça zor ama bazen hiçbirşey yapmak gelmiyor içinden. İşte sanırım KK’da yazanların ortak sorunu bu. İnsanız ve sıkılıyoruz bazen, genelde.. Saat ne zaman 2 oldu ya!  Davulcu bambada…

  • Geceye Düşülen Notlar-1

    Yolların bitmek tükenmek bilmeyişi aslında birçok insanı korkutmuştur. Tabi engebelidir yollar, keskin virajlı… Kuralları vardır, levhaları, ışıkları… Uymaz genelde insanoğlu hiçbirine ve ağır gelir yolun yükü. Bir yerlere toslar gidersin… Evet, yorucudur da, hele uzun yolculuklar… Değişen şartlar, koşullar… Ama tek bilindik şey, belirsizlik… Dünya çok belirsiz aslında… Ki bu belirsizlik, bazen çıldırtıyor insanı… Gerçekten!…

  • Geceye Düşülen Notlar-3

    Aptal kutularının hayal sahnelerinde sezon finalleri birer ikişer yapılmaya başlandı. Ve kutular insanlara sıkıcı gelmeye başladı.. Biranda hayır işlerine merak sardılar.. Boşluk doldurmaca oynuyorlar.. Hep sıkıcı gelmişti oysa bana! Yaza çevirildi sonunda yüzümüz.. Fena şekilde yaktım bile sırtımı.. Deniz vazgeçilmezdi hayatımda, farklı bir bağ vardır aramızda.. Ama denize girip de sahilde uyumamalıyım:) sonrası iyi olmuyor…..

One Comment

Comments are closed.