Karmaşık..

54341854121Mesanene taş düşmüş dediler. Çıkarmalıydım.. Ama ben kusmak istiyordum.  Taş kusmak istiyordum. Midemin kapanmayan kapağına lanet edercesine kusmak istiyordum. Kimi geceler vardır ve sadece ağlanılmalıdır! Ki böyle geceler insan ya çok içmiştir ya da çok inanmıştır bir şeylere.. Ama ne içmenin ne de inanmanın gerçekçi yanı yoktur. İkisi de çekilmez olan hayatın, bir kandırmacasıdır. Yemekten sonraki sigaradır ikisi de.. Ama ben sigara içmem!

Geçenlerde bir kar fırtınasının içinde elimin donmak üzere olduğunu fark ettim. Açmam gereken düğümler vardı. Elimi kullanamadığımdan ağzımla açtım lanet düğümleri.. Keşke dedim, keşke hayatın kördüğümlerine de bir çözüm bulsaydı ağzım. Ama bulamazdı.. Silik bir şahsiyettim hayatın o renkli vizyonunda..

Bir dolmuşun içerisinde, sönmüş bir volkanın pısırıklığına bürünmüş oturuyordum. Dalmıştım.. Dalgındım son zamanlar.. Sonra camdaki buğuda el izini gördüm. Bir çift küçük el.. Gizli bir mesaj olmalıydı.. Yitip giden onca yılın gizli bir oyunu.. İşte dedi, işte hayatın ikiyüzlü bir siyasetçi olduğunun ispatı! İşte beni kedere sürükleyen küçücük el izleri.. Bu yaşanmışlık kokusu üzerimde ölümcül hastalıklara gebe ve ben yaşamalıyım. Yüzyılların bir manası olmadıysa yaşamlarınıza, öyle gereksiz cenaze törenlerini düşlemeyin sona dair.. Basit bir tabutla taşınıp, geleneksel yollardan postalanacaksınız topraklara!

Eski filmlerin samimiyetine sığınıyorum çoğu zaman.. Eskiyi arıyorum çoğu zaman.. Eskimişliğin, eskiliğin, eskinin yasındayım.. Yenilendikçe yeniliyorum.. Gücümü tüketen onca acının mücadelesinde ve hiçbir şey yapamayan ve boş veren ve boş verdiği için pişmanlık duyan ve duyduğu pişmanlığın altında ezilen milyonlarca insandan sadece birisiyim!

İnsan deyince; hastane köşelerinde üzerilerinde bok ve kan lekeleri olan o lanet yataklarda yaşam savaşı verenleri düşünüyorum! Ve onların yaşaması ya da kurtulmasına refakat edenleri… Nasıl dayanıyoruz bu yaşama? Nasıl nasıl nasıl! Ölmek için bu kadar çok neden varken bir kıza aşık olup koca bir cefa ve sefa sürebiliyorum? Nasıl seviyorum, bunca ihanete, bunca sırtından vurmalara rağmen.. Nasıl gülebiliyorum gözlerinin içine..

Algıda yitirilmiş bir şeyler var. Bir duvarın boyasının kabarmasındaki hüzün gibi. Yada tahta bir kapının boyalarının kalkması gibi.. Severim tahta kapıları. Hırsıza karşı korunmasız evleri ve sokaklarında polislerin devriye atmadığı mahalleleri. Sarı bir apartman olur genelde, ve ben hep o apartmandaki kıza aşık olurum. Sapmaz bir gerçeklik bu. Sapmış bir hayatın doğru olan tek tutumu. Ve cami avlularında sırf mor çikolataları yemek için yaptığımız türlü şebeklik geliyor aklıma o vakit. Bir gün merdivenden düştüğüm ve zor kurtulduğum. İşte o gün bitebilirdi her şey. Ev sahibinin evinde, tertemiz ölürdüm. Ama olmadı, evinden dışlandım ve karanlık mahallelerinin kirli kapılarında buldum bedenimi. Acı çektim.. Şarkıya göre özgürlüktü, şaire göre bir şey de değildi hani. Şiirdi.. Yaşamın bunca telaşesinde, kalbin gizli yollarına açılıyoruz.. Ve kalp dört odacıklı.

Hep öyle olur aslında. Hayatını rezil rüsva edenler genellikle en sonunda boş vermiştir her şeyi ve herkesi. Görenek, görgü, ahlak ve kurallar onlar için bağlayıcılıktan çok uzaktadır. Yaşam vardır. Yaşanacaklar ve yaşanmışlıklar.. Yaşanmışlıkların hüznünü bir kenara itip, var olanın tadını çıkarmak daha mantıklı gelmiştir insanlara.. Ben ise içimde yüz yıllık acıları taşıyorum. Yüz yıllık savaşların yasıyla ağlıyorum. Ve işkence ediyorum bile bile.. Gece herkesin gecesi ama herkes yalnız uyumuyor..

 Bunca keder yüklü gecelerin ardından, tuhaf bir sıcaklıkla gelen sabahlar çok ilginç değil mi? Havanın bir döngüsü var. Üşüyoruz homurdanıyoruz, ardından terliyoruz homurdanıyoruz. Yaşam bir süreçle devam ediyor. Ama öyle ama böyle yaşıyoruz. Ve yaşamın ne olduğunu neden olduğunu hiçbir zaman anlayamayacağız. Bu giz, içimizde bir yerde bizlerle birlikte gidecek.. Çok yazık..

KorsanKalem 18.12.13

Benzer Yazılar

  • Hadi şimdi gömün mezarınıza, ruhumu asacağım!

      “Boynum bükük Gözlerim yaşlı Yüreğim yangın yeri Ellerim kırık…” Oysa ben; her günahı günahım, her suçu suçum, her acıyı acım bildim. İnsan Hasan ŞAŞ’ın haksız yere gördüğü kırmızı karta oturup ağlar mı? Ben ağladım… Ben içten içe başkaları için hep ağladım. Ağlarken, annemin gözyaşları gelirdi aklıma. Bir de Esen’in olmadık bir zamanda yapılan bir…

  • Ağlamalı kusmalı horlamalı bir yolculuğa denk geldim..

    Malum filmde bir sahne var ya, eleman sigara için bir eve giriyor.. Gençler de ruh çağırma modunda, eleman nedendir hatırlamıyorum ama bembeyaz, haliyle içeri girince bizim gençler altlarına kaçırıyorlar korkudan.. Eleman arkadaşlarının yanına dönünce ” Abi bir tarikata denk geldim, işemeli sıçmalı bir ayin yapıyorlardı” deyip beni öldürmüştü:)  Bizim uzun yolculuğa da o filmdeki sahneden ilham…

  • Nefes meselesi bu, alamazsan biter hikâye.. KK

    Hiç bir din temizlemez; gönüllerinizdeki kiri… İçinizde yüz yıllık ölüm tohumları besler durursunuz. Kanla çoğalır, can alır ve türlü dolaplarda aklanırsınız! Lağımlarda şişelenir kokularınız. Bedenleriniz anlamsız pırıltılarla süslüdür. Dünyanın her yerinde umarsızca pazarlanır nefesleriniz. Hevesleriniz ciğerlerimi parçalar. Midemi delik deşik eder sesiniz. Bağırsaklarım kopar kokunuzu duyduğumda. Ölüyorum, siz çoğaldıkça adım adım ölüyorum! Garson günün tüm…

  • Yani, Öyle İşte..

    Çoğu kez yetişemediğim zamanların, denk gelemediğim anların üzüntüsünü yaşarım.. Bir saniye daha olsa neler neler yaşayabilirdim kimbilir.. Bir dakikada hayatım değişebilirdi.. Bir saat nelere kadirdi..    Yaşayamadıklarımdan dem vurup, aslında bir seçim yapmış olma olasılığım da olabilir belki de.. Ama uyuya kalmalarım, zaman tahminlerim ve olası aksilikler benim seçimim olmadı ki hiç! Önüme konulumuş yemek…

  • Borsa..

    Az biraz paran oldu mu düşünürsün hemen, ne yapmalı? Kimi har vurup harman savurur. Kimi yastık altıcıdır, kimi yabancı paraya çeviriverir hemen kimi altına.. Kimisi de hisselere,lotlara.. BORSA!! Her gün binlerce kişi alır-satar, zengin olur-batar.. Borsa bir gece de imkansızı yaratırken, bir gece de yokoluşun simgesidir. Hisslere düşer-çıkar.. Lot lot alınır, lotun bir fiyatı vardır…..

  • Sakız gibi uzayıp gider..

    O kadar gereksizdi ki yaşamları.. O kadar boştular ki! Bir sivri sineğin emdiği kan kadar iğrençtiler.. Ve daha bu başlangıçtı.. Baktıkça gözlerinin içine ve konuştukça her biriyle midem kalkıyordu.. O suratlara kusmalıydım.. Ama hiç cezalandırıcı olamadım.. Hiç kötüyü oynamadım ben.. Karanlık bir odada öylece yazdım sadece.. Şimdi yeni telaşlara girdiysem de bunlar yine yazma telaşının…