korsankalem

Öylece…

Yalpalayarak kalktı ayağa… Amaçladığı denize ulaşmaktı ya da dışarıda yağan o hüzün yüklü yağmurda ıslanmaktı. Bunu hiçbir zaman öğrenemeyecektik… Aklından ne geçmişti, ne düşlemişti hiç bilinmez… Öylece gidiverdi ölüme, yalın ayak…

KorsanKalem

Benzer Yazılar

  • Sahi biz kimdik?

    Sahi biz kimdik? Önümüzde çarşaf gibi bir deniz vardı. Tam yol ileri giden bu teknede bir avuç insan, bir avuç kalabalık, bir avuç yalnızlık ufuk çizgisine doğru ömrümüzün en bilinmez yolculuğuna çıkıyorduk. Yaşam gibi bir yolculuk… Bilinmezlerin, merakın, korkunun ve umudun yolculuğu; yaşam yolculuğu… Herkesin birbirinden gizlediği sırları, çantalarına doldurduğu taşıyabileceği en değerli eşyaları ve…

  • Ben Asım…

    -Günebakan- Sanki her şeyi yazmış, her şeyi anlatmış gibiyim. Tüm koşturmacaların yorgunu, tüm dostlukların küskünüyüm. Gecelere doymuş, gündüzlerde yorulmuş gibiyim. Gözlerim görmekten kör, kulaklarım işitmekten sağır olmuş. Kaçsam, kaçacak bir delik yok! Aklımı meşgul ediyorum. Coşkulu bir hayatın dilsiz bir zanlısıyım… Buraya çok uzak bir yerden geldim. Ben gelmek istemedim, yol beni getirdi. Buraya attı….

  • Sevgi Dozajı

    Sevgi Dozajı Sıyrılmak isteyip de sıyrılamadığım düşüncelerimin bedenimi esir alması ne kadar sürecek bilmiyorum. Bir balığın -büyükçe bir balık- karmaşık kılçıklarını ayıklarkenki komik halim geliyor aklıma. Lüks lokantalarda, kibarlık budalası ahmakların nasıl da becerikli olduğuna şaşırmamalı.. Kısır bir döngüde, her şey herkes tarafından başarılabilir. Hırsına yenik düşen herkesin aynı derecede ve aynı noktalarda hata yaptığını…

  • Kısık sesimizle, sevda fısıldıyorduk; boşluklara…

    Soluksuz ve uykusuz geçirilen günlerin ardından, koskoca bir yalnızlığa merhaba demenin bitkinliği içindeyim. Kimseyi anlamıyordum ve kimse anlayamıyordu içimdekileri… Bulutlu günler geliyordu… İs kokulu geceler… Bir kadın daha terk ediyordu… Övünmüyorum; kadınlar ve alkol için hiç övünmem… Başarısızlığımdır… Derinlerde kırdığım bir testidir belki… Yemediğim bir dayaktır… Ya da hiç duyamayacağım bir şarkıdır… Her neyse odur…

  • Usta…

    Hava açık, ama delice esen rüzgar içimize işlemekteydi. Çok üşüdük gerçekten… Çalıştığımız yerde bazı aksaklıklar vardı. Bu aksaklıkların giderilmesi için tee Ankara’lardan ustalar gelmişti. Baba oğul ve Bedri Usta… O kadar çok işimiz vardı ki… Tesisat bir çok yerinden yakıt akıtıyordu.  Kaynak yapılacaktı, sökülüp takılacaktı, kırılıp dökülecekti… Yani uzun hikaye… İşler bir şekilde çözülecekti elbet,…

  • Ne Fark Eder?

    Ne Fark Eder? Sahilde insanlar tüm dertlerinin aksine, esen ılık rüzgarda ve denizin serin sularında günün geçişini büyük bir huzurla kabullenmişlerdi. Evden çıkarken yapılacak onlarca işe göz ucuyla bakıp umursamamış ve denize giden yola koyulmuşlardı. Böyle başladı hikaye. Bu cümlelerle… Kafamda hiçbir taslak olmadan, sıradan bir günün içinde bir şeyler yazmanın içimdeki huzursuzluğu bir nebze…