erdal beşikçioğlu

Erdal Beşikçioğlu

Erdal Beşikçioğlu

Günce – 06.09.19

İnsanın yaşamında hiç unutamayacağı anlar olur. Benim için de bugün öyle bir gündü. Şans eseri haberdar olup son anda alabildiğimiz tiyatro biletleri sayesinde İstanbul Zorlu PSM’de Erdal Beşikçioğlu’nun sahnelediği “Bir Delinin Hatıra Defteri”ni seyretme şansı buldum. Büyük şehirlerde yaşayan insanların bu tip etkinliklere ulaşma şanslarını her zaman kıskanmışımdır… Neyse ki İstanbul’da ben de bu denli büyük bir sanatçıya ulaşma ve onun şahane performansını seyretme şansını yakalayabildim.

Çocukluk yıllarımda öğretmenim Fazlı Serttaş sayesinde tiyatroyla tanıştım. Gerçekten “öğretmen” sıfatını hak eden çok değerli bir insandı. Sınıfımızdaki tüm arkadaşlarım öyle ya da böyle tiyatronun, piyeslerin ve dans gruplarının içerisinde yer aldılar. İlkokuldan sonra da çeşitli şekillerde tiyatronun içinde yer aldım. Hatta bir oyunu bizzat kendim yazıp arkadaşlarımla birlikte sahnelediğimiz bile oldu ama ne yazık ki tiyatro hayatımı sürdüremedim. “Bir Delinin Hatıra Defteri”, bendeki o “keşke”yi hatırlattı. Keşke tiyatroya devam etseymişim…

Erdal Beşikçioğlu yaptığı işlerle her daim saygı duyduğum ve büyük sevgi beslediğim bir sanatçı olarak gönül katımda yer aldı. Birçok insan belki Behzat Ç. ile tanıdı ve sevdi. Ancak ben, Rahmetli Recep Yazıcıoğlu’nun hayatını canlandırdığı Köprü’den beri takip ediyorum. O günden bu güne hep başarılı buldum, hep takdir ettim. “Bir Delinin Hatıra Defteri”ni izlediğimde ise adeta büyülendim… Akıttığı terinin, döktüğü gözyaşının her damlası bendeki yerini ulaşılmaz bir yere taşıdı. İyi ki varsın Erdal Abi, iyi ki bu ülkenin gönlüne taht kurmuşsun ve iyi ki tanımışız seni…

Dipnot: Oyun sonrası kahve içtiğimiz sırada Sevgili Erdal Beşikçioğlu ile rastlaşıp fotoğraf çektirmemiz de günün sürprizi gibi bir şey oldu. O yorgunlukla gayet mütevazı bir şekilde fotoğraf çekme talebimizi kırmadığı için ayrıca teşekkür ediyorum kendisine…

İnstagram hesabımı da takip edebilirsiniz.

Erdal Beşikçioğlu

Benzer Yazılar

  • İhsan Hala Ve Küçük Mutluluklar

    İhsan Hala Ve Küçük Mutluluklar Her şeyin sonunda “Yapacak bir şey yok!” cümlesinde takılı kalıp aynı sürüncemede yaşamak ve bu yaşamın baskılarını her haliyle eksilmeden taşımak kadar yorucu bir durum var mıdır bilmiyorum. Bu satırları Armağan Çağlayan’ın Youtube’ta yaptığı “Gör Beni” serisini seyrederken yazıyorum. Konuk İhsan Hala… Küçücük bir köyde kendi varlığıyla mutlu; çevresinin ve…

  • Usta…

    Hava açık, ama delice esen rüzgar içimize işlemekteydi. Çok üşüdük gerçekten… Çalıştığımız yerde bazı aksaklıklar vardı. Bu aksaklıkların giderilmesi için tee Ankara’lardan ustalar gelmişti. Baba oğul ve Bedri Usta… O kadar çok işimiz vardı ki… Tesisat bir çok yerinden yakıt akıtıyordu.  Kaynak yapılacaktı, sökülüp takılacaktı, kırılıp dökülecekti… Yani uzun hikaye… İşler bir şekilde çözülecekti elbet,…

  • Makarnaya sıkılan mayonezin düşündürdükleri…

    Oturup öylece mayonezli makarnayı çatallarken, kafamdan binlerce kelime akıyor. Öylece hayata karışıp öyle ya da böyle yaşıyoruz. Çevremizi çevreleyen dikenli telleri bile boyarken gerçekçi düşünmelisiniz demiyorum size… Diyemem… Demem! Ama doğru dürüst bir hayatı yaşamak için en ufak bir çaba bile göstermeyen insanlara hayret ediyorum. Yani kendilerine sunulanı kabullenip o şartları ne olursa olsun sahiplenmek…

  • Ah be güzel kardeşim gemi batıyor…

    Ah be güzel kardeşim gemi batıyor… Dökülmüyor. Artık dökülemiyor. O kadar çok aktı ki gözümüzün yaşı… Artık, içimize doğru kanıyoruz sanırım. Kötülüğü yaymanın bu kadar kolay, sevgiyi anlatmanın da bir o kadar zor olduğu bir dünya burası. Ve sanırım artık kabul etmek gerekli; kötüler daha çoklar. Bir süre sonra tüm bu olanları görüp de diyorsun…

  • Yola Devam

    Yola Devam… Yeni bir yaşa girmenin kutlanır yanı var mı bilmiyorum. Bu soruyu yeni bir yaşa girdiğim için sorguladığım düşünülmesin. Çocuk yaşlardan beri bu soru aklımdadır. Sanırım doğum günü kutlamak, insanın değerli hissetmesi için ortaya çıkan şeylerden biri. Değerli hissetmek istiyoruz çünkü elimizden başka bir şey gelmiyor. Gelse de yapmak için dünyayı daha iyi bir…

  • Uykusuz Adamın Düzdükleri…

    Tüketirken ömrümüzü sanal budalalıklarda, kaçırmışken treni ve gecenin geç saati uyumak için türlü nedenler var iken; mutsuz köşelerde, umutsuz yazılar okumaktayız… Herkes varken evde aslında herkes yok.. Ve biz milyonlarcasının düzüştüğü kentlerde otuz birlere kaldıysak ve umursamıyorsak hiçbir şeyi bitmiştir her şey… Yıkılmıştır evler… Yollar çatlamıştır… Bankada sıra beklemekten yorulan insanlar vardı… Her birinin kredi…