Ve zamanı geldiğinde “ feleğin tekerine çomak sokarım”..
Öyle bozuktum ki aslında.. Yüzümdeki göstermelik gülüşlerle dolandım aranızda.. Öyle kırıktım ki, öyle dağılmıştım ki; her yana öyle saçılmıştım ki toplanmaya, durulmaya ve yeniden kurulmaya gücüm yoktu aslında.. Gökyüzü de meymenetsizdi ve toprak aynı kokmuyordu.. Öyle geceleri sabah ettim ki, ölmek neymiş denilesi zamanlardı.. Ve kıçımın üzerinde, tutarsız bir telefonun, bir kapının ya da çalabilecek…
