Yazınsal Çukuru...

  • İzmir’de olmak,yeniden..

    Uzun zaman sonra binip de dolmuşuna, Karşıyaka’ya varmayı özlemişim.. Karşımda koskoca Karşıyaka. Ama değişik.. Metro çalışması nihayet bitmiş. Ve ben bunun şaşkınlığı içindeyim, toz toprak gitmiş ve bir istasyon çıkmış ortaya.. Gayet de güzel olmuş. Sanırım artık orası buluşma mekanı olmuş.. Zira, benim güzel kardeşimle orada buluştuk. Ben onu bıraktığımda küçük hoş bir kızdı. Ama…

  • Yazmak

    Dün gece hiç uyumadım,bu sabahta şu saate kadar yollardaydım, ama yazmak bir hastalık gibi ve herhalini yazabilmek, deli gibi sevdalarını da çok sıkıştığında nasıl tuvalete koşturduğunu da yazmak.. En acısını en tatlısını, en siyahını yada en beyazını yazabilmek.. Korkusuzca.. KorsanKalem

  • Saçma..

    Yine uykulu Amasra, izliyorum ve hava soğuk.. Işıkları,ışıkların denize yansımasını izliyorum. Hava çok güzeldi bugün; ama şu sıralar bozmuş. Zira yıldızları göremiyorum,gökyüzünde. Ay da gizleniyor ufaktan.. Üşüyene kadar girmeyeceğim dedim içeriye. Ve girmedim de. Nihayetinde üşüdüm, Ciğerlerim ağrıyor. Ve de boğazlarım. Galiba hastalanıyorum. Ve televizyonlarda tartışıyorlar, nereye gidiyoruz diye. Sormaktan duymaktan yaşamaktan bıktım artık. Bi…

  • KorsanKalem

    Hayatı fazla deşmeden yaşamak lazım. Fazla büyük beklentilere girmeden yani. Bazen olmayınca olmaz, zorlamamak lazım. Çok kolay kederlenip, hemen sırıtmamak da lazım. Umutların tükendiği de olur, gerçekleştiği de. Yaşanmaz bir hale de gelir hayat, hiç bitmesin de istersin. Bazen kendinden geçersin, bazen sevdiklerinde vazgeçersin. Herşey karşılığını görür, imasıyla hareket etmek önemlidir aslında. İnsanın kontrol mekanizması…

  • BU GECE

    BU GECE Bu gece hecelerim tükendi, kelimelerim berduş, cümlelerim sarhoş, hikayelerim sızmış be gece! Yazasım gelmez, okumaktan usandım, sevmelerim sevmelerim, hepsi yerli yerinde, bu gecenin manası yok rüyası çok.. Başım çatlıcak gibi oluyor, ağrıyor.. Ve bir dünya dönüyor bu gece gündüze gidiyor, nefesim kesiliyor, yüreğim daralıyor bu gece, Bu gece darılıyorum yıldızlara, zira hepsi saklanıyor…..

  • İsimsiz bir yazı…

    İşin üzücü yanı ne biliyor musun? Günler, biz olsak da olmasak da geçiyor. Ve bunu bildiğimiz halde, mutluluk palavralarına sarılıyoruz inatla. Boş sevda vaazları verip hüngür hüngür ağlıyoruz. Ölümlerin çok basit nedenlerden olduğunu bildiğimiz halde, her gün medyanın uzun yaşam sırlarını keşfetmeye çabalıyoruz. Yüzümüzdeki kırışıklıkları, saçımızdaki akları saklama yollarımızı bulmuşuz ve çevremize genç imajı verdiğimizi…

  • Saçma Sapan Saçmaladım…

    Hüznün ve kederin sardığı bedenimi alkolle uslandırdım dün gece yine.. Zil zurna tabirinin ne olduğunu anladım yani.. Bazen gerekiyor içmek ve de kendinden geçmek.. Şuan karanlık bir Amasrada laptobın yarım şarzıyla medeniyete ulaşma çabalarımı bir kenara bırakıp bu yazıyı yazıyorum. Bir anafikri ve vermek istediği bir mesaj yok, zaten yazdıklarımı okuyan da yok ve zaman…

  • Gece Saçmalamaları

    Aşklar çoktan kırılmıştı ve gökyüzü henüz yeni kararmıştı. Ruhum yoruldu,ruhum kırıldı “neden” sorusuna bir cevap bulamıyorum.. Kötü bir durum gerçekten.. Şuan ne düşündüğümü bile bilmiyorum. Bir yılın sonuna yaklaşırken ellerim terli ve bomboş.. Alıştım aslında yalın halime. Ama zor geliyor tek başına nefes almaya çalışmak. Hayatın anlamını yitirdiğini düşünüyorum ve bu saatten sonra ne yapacağımı…

  • Dinleyen var mıdır bilemem ama bir deli edasıyla anlatacağım inadım inat burada..

    Çok yorgunum yine ve hafif kafam güzel, gerçi ben bu tabiri kullanmayı ve duymayı sevmiyorum.. Hayatın anlamsızlığını düşündükçe canım sıkılıyor. Ne basit şeylere üzülüyoruz ve ne sevgileri yıpratıp atıyoruz. İnancımı çok öncelerden yitirmiştim aşka karşı, karşıma çıkan bunca olumsuzlukla da inanabileceğim bir tabir değil artık ne yazık ki! Umarım gerçek aşklar vardır bu dünyada, ama…

  • Nedensiz Sevmek

    Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar. Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve ‘biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini’ söylemişler. Yaşlı bey huzursuzlanmış; “acelesi olduğunu, röntgen istemediğini” söylemiş….

  • Karmaşa

    Yorulası bedenlerde, nöbet tutmak.. Gözlerin yorulması ve kapanmaya çalışması.. Ve sevdiğinin aklından çıkmaması.. Gece yavaş yavaş ilerlerken sabaha doğru, çayımı yudumlayıp Ahmed ARİF’ten hoş bir şiir dinleyip de sevdiğini düşünen tek ben miyimdir bilinmez ama deneyin hoş oluyor.. İnsanlar uyurken dünyayı,sevdayı,hayatı,annemi,babamı,kardeşimi,sevdiğimi düşünmek… Çözümsüzlüklere çözüm bulmak ve bulamadıkça da daha çok düşünmek.. İşte yaşadığım tamanlamıyla buydu…..

  • Anadolu’da Akşam Oluyor!!

    Neşeme, kederi katmak istiyorum, kederimi neşemle süslemek.. Yapayalnız rüyalardan uyanıp, dolunayı seyrediyorum.. Neden yanlış var ve neden yanlışı seçiyoruz? Kalbim serçe ürkekliğiyle seviyor nedense artık.. Kırmaktan ve de kırılmaktan korkar oldum. Henüz büyümemiştim, mutluydum. Henüz işgal edilmemişti topraklar, Anadolu’da bir halk vardı ve herşeye rağmen üretiyorlardı. İnatla çalışıyorlardı. Alınlarındaki çizgiler şeref saçıyordu etrafa, bunca şerefsize…

  • Güzel Bir Gün

    Yine geç kalktım yatağımdan, dünün kırgınlığı içinde, yüzümdeki gecenin kattığı anlamsızlığı değiştirmek üzre duşa girdim.Ilık ve iç gıdıklayıcıydı.. Karnımın ağrısı ayyuka çıktığından dolayı bir de o işi hallettim,tuvalete girdim. Tuvaletteki uzun bekleyişlerimde artık kitap okumaktayım. Bugün Sait Faik’in güzel bir hikayesini tattım. Aslında güne yeterince manasızlıkla başladım. Hergün ki monotonlukla tabii.. Biraz sanal dünyaya göz…

  • Amasra’da Hüzünlü Bir Gün

    Sabahın erken saatlerinde bulutlar yine yaşlarını bıraktılar,yeryüzüne. Amasra hüzünlü bir havaya büründü.Oysa daha dün birçok insan termik santral kurulmaması için Bartın’da seslerini yülsettiler. Çeşm-i Cihan’ı kirlettirmeyeceğiz diyordu hepbir ağızdan insanlar. Tam da bunun ertesi sabahı, Amasra hüzün dolu bulutlarla kaplıydı. Zira doğa biliyordu herşeyi, insanın ne adi olduğunu! Yakıp yıkmada o kadar yetenekliydiler ki! Hayvanlar…

  • Öğretmenim..

    Şimdi bu günün, anlam ve önemimden bahsediyorlar, koca koca adamlar televizyonlarda! 364 gün çaldılar çırptılar.. Oysa ki öğrenememişti onlar paylaşmayı ve hiçbir öğretmen de öğretemezdi paranın daha önemsiz olduğunu sevgi karşısında! Zira benliklerini satmışlardı.. Bunca bencilliğe rağmen bizlere hayatınızı paylaştınız, sizin gibi dimdik bakabildiğim için mutluyum, öğretmenim bugünlerimi size borçluyum. Her güzel şey için teşekkür…

  • Haykırış…

    Dünyanın karmaşıklığı genellikle yoruyor yüreklerimizi. Koşuşturmalar içinde bir hayat sürüyoruz. Zaman çok çabuk geçiyor ve biz saçlarımızdaki beyazlarımıza üzülüyoruz. Yaşanası güzel dünyalar yaratmanın zorluğundan çekinip mücadelelerden vazgeçiyoruz. Uysallıklara bürünüp gizli gizli haykırıyoruz, küfürlerimizi ve kinimizi! Oysa insan yürekli olmalı ve zamanı geldiğinde herşeye rağmen haykırmalı korkusuzca gerçeği; “Kral çıplak ve hepiniz ahmaksınız!!”

  • İmkansız aşk

    Aşk imkansızlıktır diyorlar,oysa imkansızlıklar aşkı sürdürmeyi güçleştiriyor bence. O farklı dünyalarda ve belki de farklı rüyalarda, ben bazen kendimi şair bazen fotoğrafçı zannediyorum, bazen de çatılmış kaşları olan bir devlet görevlisiyim.. Kimim ki onun ilgisini çekeyim? Platonik masal sadece benimkisi..

  • Küçüktük

    Küçüktük,heyecanlarımız farklıydı..Kocaman yüreğimiz,küçücük ellerimiz vardı ve hayallerimiz..Dünya henüz karmaşık değildi,güzeldi..Hayal sahneleri kurgulayıp inanırdık,gözümüzün yaşı sadece diz kapaklarımızdaki kabuk tutmuş yaralara ve kırılan oyuncaklarımıza akardı.Zira henüz kalbimiz kırılmamıştı.. Küçüktük, toprağa rengarenk ve tatlı sakızlarımızı gömüp kocaman sakız ağaçlarının çıkacağına inanırdık..Güzel oyuncaklarımız vardı ve bizler güzel oyunculardık..Küçücük kalbimizde aşk da vardı,çocukluk şarkılarıydı hepsi ve oyun arkadaşları.. Küçüktük…

  • El ele tutuşmak..

    Gülümsemelerime karışmıştı hayat.Oysa ben özgürlük türküleri söylemeyi severdim.Devrimci aşklar tatmak isterdim.İnatla yaşamak ve mücadele etmeyi amaçlardım. Bunca olan olayı görünce yoruldu yüreğim. Odamı dağıttım, herşeyi boşverdim. İnanmayacaksınız ama aşık bile olmuyorum. Göz yaşımdan başka birşey getirmedi çünkü aşk… Ama böyle daha iyiyim.Daha güçlüyüm hani. Zaten ben sevdiğimin elini tutamam. Elim terler, bir heyecan basar içimi….