Pencerelerden Dışarıya Bakan Gözler

Pencerelerden Dışarıya Bakan Gözler

Pencerelerden Dışarıya Bakan Gözler

Uzun süredir yazmakta olduğum, bitirmeyi düşlediğim romanımla ilgilendim bugün. Farklı dosyalar açtım bilgisayarımda. Farklı bir çalışma yöntemi geliştirip uygulamaya başladım. Notlar aldım. Notlar sildim. Bir günü daha pencerenin önündeki masamda nihayete erdirdim. Kulağımdaki kulaklıktan “Grandma on the Roof” akıp gelmekte ruhuma doğru…

Bir gün daha biterken, karşı apartmandaki ihtiyar çiftle göz göze geliyoruz. Pencereden dışarıyı seyreden çift, kafamı aniden kaldırıp gözlerimi dışarıya dikişimden dolayı kısa bir şaşkınlık yaşıyorlar. Ben de aynı hisle kafamı eğip gözlerimi ekrana yöneltiyorum. Acaba o ana kadar benimle ilgili ne kuruyorlardı kafalarında?

Zaman geçtikçe duruma alışıyoruz. En azından daha önce maske takmamış benim gibi insanlar için artık olağanlaştı dışarıda maske takmak. Herkes bir tık daha temkinli artık… Duyarlılıklarımız arttıkça, yaşamın değerinin kavrandığını hissediyorum…

Bu salgını yendikten sonrasına odaklanmaya devam ediyorum. Acaba bu kadar olmasa da bilinçlerimizde bir alışkanlığa dönüştürebilecek miyiz hijyen konusunu? Dünya’ya daha saygılı olabilecek miyiz? Umuyorum… Umarım daha dikkatli olacağız…

Bu arada sizlerde süreç nasıl gidiyor? Moral motivasyonunuzu nasıl sağlıyorsunuz? Kitap okumalar, film seyretmeler ne alemde? Kendinizi değiştirmeye, geliştirmeye çaba sarf ediyor musunuz? Öbür yazımda uzunca bir kitap öneri listesi yapacağım. Muhtemelen Korsan Edebiyat’ta yayınlanır. Daha sonra da film yaparız.

Bu yazıda ise size Udemy’den bahsedeceğim. İnanın içine girince çıkamayacağınız bir platform bu Udemy. Her alanda, çok başarılı eğitim videoları bulunuyor. Hem ücretli hem de ücretsiz kurslar bulunuyor. Bazen ciddi indirimler de oluyor. Ben de bu süreçte birçok kursa kayıt oldum platform üzerinden. Size önerim, bence bu dönemde kendinize yatırım yapıp ilgili alanınıza göre ya da yeni alanlar yaratmak adına kurslara dâhil olabilirsiniz.

Sağlığınıza dikkat edin. Pencerelerinizden dışarıyı seyretmekten vazgeçmeyin.

“Elbet bir gün yeniden buluşacağız. Bu böyle yarım kalmayacak…”

Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle…

İnstagram hesabımı da takip edebilirsiniz.

Pencerelerden Dışarıya Bakan Gözler

Benzer Yazılar

  • Kendini

    Kendini Bir şekilde yaşadığın gerçekten uzaklaşarak kuytu bir köşeye çekilip kendini dinlediğin oluyor mu? Hayatına dokunanları, geçmişin karanlık köşe başlarını, anlamsız kırgınlıkları, büyük hayalleri, yıkılan düşleri ve sana dair ne varsa tamamını elden geçirip yüzleşebiliyor musun? Aklına gelen cümleleri, tereddüt etmeden bırakabiliyor musun kalabalığının üstüne? Yoksa o kalabalığın arasına karışıp yaşamını sürdürmeye devam mı ediyorsun?…

  • Masa

    Masa Kucağımda bir bebekle yazmaya başladım. Sağ gözü akmış, hırıl hırıl yazdıklarıma bakıyor. Birazdan bu sakinliğin altından kesin bir hınzırlık çıkacak elbet. Ama şimdi iyiyiz böyle. Günü evde geçirdim. Yapılacak çok iş var. Herkesin evinde durumlar böyle mi acaba? Bu arada az önce sakin dediğim Korsan masanın tepesine çıkıp her şeyi kontrol ediyor. Birazdan oyuna…

  • Hayat çok basit

    Hayat çok basit Uzaklaştığım şey, aslında beni ben yapan en mühim şeydi. Günlük boş sohbetlerin ve bir türlü kurtulamadığımız gündemin savurduğu ruhuma sahip çıkmak neredeyse imkansızdı. Hoşnutsuzluklar her yeri sarınca insan bir çıkış yolu arıyor. Ekonomik zorlukların da üstümüze yığılmasıyla neredeyse nefes alamaz hale gelen ruhumu huzura ulaştıracak şeyin bundan 10-15 sene önce gece gündüz…

  • Ha ha ha…

    Ha ha ha… Madalyonların ve yağlı urganların arasında gidip gelen bir hikâye… Anlatmak için sabırla beklediğim onca yıl suskun bir yığına dönüşünce; sessiz bakışlar ve derin hayretlerle seyrine daldığım yılgınlığa artık aldırmıyorum. Su, yolunu buluyor mu sanmam! Suyu bulandıran o kadar kirli el varken, su kendi kendine bir haltı becerecek takat bulamıyor, buna eminim… Herkes…

  • Sokakta

    Günce – 05.09.19 Kalabalığın içinde yolumu bulmaya çalıştığım o kargaşada aklımdaki tek şey, bunca hayatın birbirine dirsek temasıyla dokunduğu ama bir yönüyle çağları aşan yokluk ve yoksunluklarla ilerlediğiydi. Yani bir köşede evine iki kuruş götürebilmek için saatlerce çalışan, diğer köşede ise tarihi bir kenti kısa bir sürede gezip dost meclislerinde övgüyle ve büyük ihtimalle çokça…

  • Hoş Geldin Otuz Dört Yaşım

    Hoş Geldin Otuz Dört Yaşım Benim en büyük hayal kırıklığım henüz 10 yaşımdayken gerçekleşmişti, bilenler bilir… Bir yerlerde de yazmıştım bu anımı… Kısaca değinmek gerekirse, 1999 yılını bitirmiş 2000 yılına giriyorduk. Milenyuma, yani yeni bin yıla giriyordu dünya… Birçok yetkili bu tarih değişiminin mevcut bilgisayar sistemlerinde sorun yaratacağını ve büyük bir kriz çıkabileceğini belirtiyordu. Ben…