kookokoHenüz hiçbir şeyin farkında değildim o zamanlar. Mardin’de Atatürk İlkokulu’na gidiyordum. Askeri servis tedirgin bir şekilde bırakırdı bizi okula.. Ve okuldaki çocuklar, hayranlık ya da öfkeyle seyrederlerdi okula girişimizi.. Eskiden sigaraya benzer sakızlar vardı, şimdi var mı bilmiyorum.. Okul kantininde satılan o sakızdan bir tane alabilmekti en büyük derdim..Bir de sınıftaki Zeynel’den dayak yememek için uygun anları kollamak zorundaydım..

O dönemler ortaokul ile ilkokullar ayrıydı; ama iki binadan oluşan okulumuzun bir kısmı ortaokul, bir kısmı da ilkokul olarak kullanılıyordu, şimdilerde de bazı okullarda olduğu gibi.. Teneffüslerde sınıfta durmuyordum genellikle. Zira Zeynel’in gözüne gözükmemek en iyisiydi. Sınıfta en iyi arkadaşlarım ikiz kardeşlerdi.. Arka sıramda oturuyorlardı. Şimdi isimlerini hatırlamıyorum tabi.. Ama çok ilginç; kötüleri unutmayan zihnim, yakın dostlarımı çoktan maziye gömmüş bile.. Bu da hayatın bir cilvesi olsa gerek!

O teneffüslerden birinde âşık oldum, henüz ilkokul birinci sınıfa giderken, hem de bir değil iki kıza birden.. Âşık olduğum kızlar ikiz kardeşlerdi ve ortaokula gidiyorlardı. Öyle garip bir hikayeydi; koşturuyordum yaşıtlarımın yaptığı gibi. Bir an o iki kıza çarptım ve kaldım öylece.. Kızlar “ay ne tatlı çocuksun sen” deyip yanağımı okşadılar. Sanki dünyalar benim olmuştu o vakit. En tatlı çocuk bendim.. Artık teneffüslere daha heyecanla çıkıyor ve gizli gizli onları gözlüyordum. Birkaç kez denk geldik, utancımdan kaçtım hep.. Çocuksun neyin ne olduğunu bilmeden seviyorsun tabi.. Bir gün başka erkelerle gördüm ikisini. Ve bir daha çıkmadım teneffüslere, Zeynel’den dayak yiyeceğimi bile bile. Yedim de!

Zeynel çok kalıplı ve muhtemelen bizden de yaşça büyük bir çocuktu. Babasının bölgedeki ağırlığının etkisiyle şımarık yetiştirilmişti. İstediği her haltı yiyor ve yaptıklarına karşı, öğretmen bir yana müdür bile bir şey söyleyemiyordu.. Herkese sataşıyordu, bir günü olaysız geçmiyordu. Ortaokullarda okuyan çocuklara bile meydan okuyordu. İntikam duygusunu belki de o yıllar edinmiştim. Zeynel’i bir şekilde kızların sınıfındaki erkeklere saldırtmaya ikna ettim. Sınıftaki çocuklar da bize destek olacaklardı. Bir grup ilkokul birinci sınıf öğrencisi, ortaokulların sınıfını bastık. Sınıfa girdiğimiz an, ikiz kızların oturduğu tarafa bakıp gülümsediğimi hatırlıyorum. Kızlar şaşırmıştı. Zeynel hiç duymadığım küfürleri sınıfın orta yerinde saydırmaya başladı ve ortalık karıştı. Zeynel’e saldıranlara biz topluca dalıyorduk ve Zeynel önüne geleni indiriyordu. Kıyamet gibiydi,o kadar hızlıydı ki her şey.. Kavgayı ayırmaya bizim öğretmenimiz de dahil birçok öğretmen geldi. Kavga sonunda hiçbir şey olmadı. Kapandı gitti konu. Bir hafta sonrasında Zeynel’i gaza getirdiğim dolayısıyla bir güzel dayak yedim bizzat Zeynel’in kendisinden. Ardından okul bitti. Babamın tayini İzmir’e çıktı ve bir daha hiç görmedim o insanları.. İlk aşklarıma da veda etmiş oldum.. Garipti..

Yıllar bu saflıkları söküp alıyor içimizden.. Yıllar siliyor çocuk sevinçlerimizi. Yapacak pek bir şey de yok. Sistem bu! Ve bu şekilde yaşamayı sürdürürken en azından kirli vücutlarımızdaki temiz yüreklerimizi kollamalıyız. Kirli her şeye inat, tertemiz yüreklerle gülümseyebiliriz eski günlerdeki gibi.. Bin bir parçaya bölünmüş olsa da duygularımız, türlü aldanışlarla yanılsa da zihinlerimiz; var olabiliyorsak hayatta, yaptığımız her şeyi bir kere daha gözden geçirip yeniden yola çıkmalıyız. Zor değil ama kolay da olmayacak biliyorum.. Hangisi kolay oldu ki? Yıkılan hayallerin enkazından sağ çıkmak hangi babayiğidin işi? Ya da ırzına geçilen anıların ağırlığı hafif miydi sanki? Ömrün boyunca üstesinden geldiğin neler oldu bir düşün.. Ne badireler atlattı bu bedenin? Yenilmek en kolayı belki de; pes etmek.. Yarı yolda devirmek arabayı.. Ama yola devam etmek gerekiyor. Yaşam tüm acılarına rağmen yaşanmalı! Nefes alışımız, ümit etmemizin teminatı. Mezarda yatanlardan bir farkımız olması gerekiyor! Yaşamamız gerekiyor! Yeniden sevdalanıp, sağlam hikayelerde buluşmalıyız..

Gün yeniden başlama zamanıdır. Belki de aynı yola yeniden çıkmak zamanıdır gün.. Kalplerinizi çıkarıp tartın, sonuç bedenlerinizden daha ağır çıkacaktır. Kalplerinizi temiz tutun, temiz kalpler sevgiyle dolacaktır.. Gün yeniden sevme zamanıdır..

 KorsanKalem 04.55 07.07.14

Kategoriler: Eskiler