kokokoBir süre sonra, hepsinden, her şeyden, onlardan, bunlardan yoruluyorsun. Yüzüne baktığın kim varsa mutsuz. Elini tuttuğun kim varsa kırılmış dört yanından… Her gün umutsuzca nihayete eriyor. Neyi bekliyorum, niye bekliyorum bilmeden… Bilmemek en acı verici şey aslında. İnsan bilmeyince içinde hep karanlık bir yerler kalıyor. Bir süre sonra bilinmeyen arttığından, haliyle o karanlık da artıyor. Ve kayboluyorsun, kör oluyorsun o karanlıkta. İnsan sonradan kör olunca, her şeye çarpıyor. O karanlık işte, adeta sonu oluyor insanın…

Gün ışımaları, renkler, insanların üzerlerindeki kıyafetlerin çeşitliliği; kısacası gözle görülen her şey koca bir karanlıkla yer değiştiriyor. Sonra diyorsun ki; bu böyle mi olmalı? Yani aydınlanmayacak mı bu karanlıklar? Düştüğün kuyuların içinden çıkabilirsen aydınlanır elbet. Ama yorucu bir hayat bu… Karmaşık hikayelerle örülü bir ağ… Bir yakarış, bir suskunluk, bir manasız duruş…

Yaşam amacı tükendiğinde ne olur diye çok sordum kendime. Çoğu kez bir halt olduğu yoktu. Yaşam amacı tükenmiş olarak devam ediyordun. Bir kolunu kestiklerinde ne yaparsın? Tabi ki de bir kolun eksik olarak yaşarsın… Ama kalbini heba edince insan, o eşsiz gücü, o sesi, o ruhuna ağırlığı katan kalbini heba edince; sadece günleri bir şekilde kılıfına uydurmakla yetiniyor insan. Böyle oynamalı oyunu, kuralı bu… Kör, sağır, dilsiz; ölü gibi…

Ama sananlar sanıyor. İnanlar inanmaya devam ediyor. Yargılanıyorsun… Bedduların biri bitiyor, ötekisi başlıyor. İnsan bir günü nasıl unutuyorsa, iyilik de işte o kadar unutulası günümüzde. Gerçi ne olacak ki? Yani kime, neyi, nasıl anlatabilirsin ki bu hayatta? Herkes bu kadar, her şeyden uzakken; nasıl olurda kendinden bahsedeceksin? Küçücük hayatların, kocaman yalanlarını güden bu acizliği ben ne yapayım?

Körsem, kör kalayım. Aksaksam aksayayım. Ama dokunmasın parmak uçlarınız hayatıma, ki ben çok büyük manalar yüklemişim dokunmaya… Varsın, karanlık kalayım. Varsın kötü ben olayım. Varsın, sizlerin vicdanları, bedenleri, ahlakları; benim aciz bedenimden on kat yukarıda olsun. Ben payıma düşen her şeyi kabul ettim…

Nurican Korsan Kalem 03.13 16.03.15


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir