Gün kara bulutlara doğmuştu ve hakim güç, gürüldüyordu, gökyüzü.. Böyle günler ıslaklığın ve rüzgarın bedeninize ve çevrenizdeki herşeye neler yapabileceğini gözlemlersiniz.. Benim gözlerim çoğu kez pencerelerdedir.. Pencerelerden dışarıyı seyreden, kadınlar, çocuklar, nineler, teyzeler, insanlar.. Yorgun ve kederlidirler.. Dışarısı haşarı bir çocuk gibidir.. Zaptedilemez..

Uzun süre sonra hastahaneye gittim.. Bir arkadaşımı belki de ilk kez ziyaret ettim hastahanede.. Ya hastahaneye düşmedi arkadaşlarım yada ben şanslıydım.. Şuan bunun ayrımına varamayacağım.. Bir hastahane odasında, yatakta yatan arkadaşım, perdesi yarılanmış bir pencere ve şehri yıkayan yağmur.. Hastahane hep böyle kokmuştu ve ölüm kokusuydu bence bu.. Ya da hüzün kokusu.. Böbreğim ağrırken, ben arkadaşımın yaralı yüzünün kederindeyim.. Ve bulutlar belki de halimize ağlıyordu..

Hiç refakatçi olmadım ben.. Bir hastaya refakat etmedim yani.. Bugün arkadaşı yatırsalardı olacaktım.. Neyse, kısa süreli bir refakat etmişliğim oldu.. 60-70 sayfa kitap okudum, o kokuşmuşlukta.. Geceye kalsaydım, şiirler yazılar önünü alamazdım sanırım.. Neyse bizimki taburcu oldu, sarılı burunla.. Ucuz atlatmıştı.. Alakası olmayan bir kız meselesinin dayağını yemişti, 15-20 kişi tarafından.. Hayat bu delikanlı olmadı hiç.. Ya da bize delikanlılığı yanlış anlattılar, yanlış gösterdiler.. Biz kavgalara yüreğimizle girdik, ama şimdi bilekleriyle kavgaya giriyorlar.. İşin üzücü yanı, yalnız kendi bilekleri değil topladıkları bileklerle saldırıyorlar.. Köçekler diyarında, efelik yapma telaşındalar.. Oysa biz efeler diyarından geliyorduk..

Dünya öyle farklı ve öyle karmaşık ki.. Hayatına bir kadın giriyor, oysa gitmek üzre.. Ya da bir yere gidiyorsun, o an çıkıyor karşına.. Karmaşık, karamsar hüzünlü bir tablo.. Araya giren mesafelere sövüp sayıyorsun.. Kilometre başına küfür.. Bazen diyor bazen.. Bazen özlemek de iyidir.. Özlemek umut etmektir.. Özlemek sevmektir, belki de sevgine sevgi katmaktır özlemenin temel prensibi..

Oturduğun yerde, hayatının karar mekanizmalarına herhangi bir etkin olmadığı bir an, yaşamının varoluş dinamiklerini yok edebilirler.. Herşeyin başına gelme olasılığının olduğunu unutma.. Bir sığınma kampında, bundan 5 sene sonra, yaşama mücadelesi verebilirsin..

Herşeye rağmen gün batıyor.. Bunca ölüme, hüzne, aşka, ayrılığa, kavgaya, doğuma rağmen birgün daha bitiyor.. Yorucu bir günün ardından şanslılar; gülümseyerek ve hayal kurarak dalıyor uykusuna.. Diğer kimisinin ise canı cehenneme!

KorsanKalem 28.08.12 22.35

Kategoriler: Eskiler