Her şey öyle dağılmıştı ki,
toplamaya ne vaktimiz vardı ne de bir yol..
Ya yakacaktık her birini,
veyahut basıp geçecektik insan yığınlarının üzerinden..
Her şey öyle karışmıştı ki,
ne anlamaya vaktimiz vardı ne de anlamlandırmaya..
Ya silecektik tüm defterdekileri,
veyahut devam edecektik yazmaya..
Her şey öyle dolanmıştı, öyle düğümlenmişti ki birbirine,
çözmeye ne vaktimiz vardı ne de dermanımız..
Ya kesecektik tüm düğümleri
veyahut yakıp geçecektik ayırt etmeden!
Her şey;
her şey öyle akıl almaz bir hal almıştı ki,
ve herkes öyle çıldırmıştı ki,
ya ölecektik bir kavgada,
veyahut öldürecektik..
Her şey öyle böyle giderken,
ne sevmelere vaktimiz vardı ne de sevişmelere..
Ya bitecektik öylece,
veyahut göstermelik gülüşler düzecektik..

03.05.13  00.08

Kategoriler: Eskiler